Büyükşehir Belediye Başkanı 15 Temmuz’da ne dedi?

21.07.2020 14:39:18
A+
A-

Bağımsız Kocaeli henüz yolun çok başında.

Sitemiz kurulalı 7 ay oldu.

Bu 7 ay içerisinde dün itibariyle 3. yeniliğimizi yaptık sitemizde.

3. defa site altyapısını değiştirmek zorunda kaldık.

Aslında bu defa değişen altyapı değil, dış görünüş oldu.

Ama yine de büyük bir efor sarf etmemiz gerekti.

*

Ben çok takıntılı bir adamım.

Obsesif derece kusursuzluk meraklısıyım.

Sitede tek bir görsel dışarı taşsa rahatsız oluyorum.

Her şey kusursuz olsun istiyorum.

Bu sebeple Sebahattin’le (Sebahattin Aydın) gördüğümüz en ufak bir aksaklıkta işi gücü bırakıp o aksaklığı gidermek için çabalıyoruz.

Bizim gidermeye uğraştığımız aksaklıklarla yıllardır yayın yapanlar var.

Onlar için sorun olmayanlar bizim için sorun oluyor.

Kusursuz bir yayın yapmak istiyoruz, bütün derdimiz bu.

*

Sitenin üzerine son bir haftadır bambaşka bir sorunla boğuşuyoruz.

Malum günümüz internet yayınlarının en çok paylaşıldığı platformlardan biri Facebook.

Facebook üzerinden içerikleri paylaşarak daha fazla görünürlük elde ediyoruz.

Ancak bir süredir haberlerimize yoğun olarak şikayet alıyoruz.

Bunu yapan çok uzakta değil.

Bu kentte bizimle birlikte bu mesleği icra eden ve bizi çekemeyenler.

Sitelerine koyacak haber bulamayıp sabahtan akşama kadar önlerinde belli internet sitelerini açarak onların haberlerini çalanlar…

Sebahattin Aydın ve bendeniz gibi iki genç ismin yükselişini hazmedemeyenler…

Bize herhangi bir sebeple kırgın olanlar…

Bizi herhangi bir sebeple sevmeyenler…

Facebook’ta haberlerimiz şikayet edildiği için paylaşım yapamıyoruz.

Sadece kişisel profillerimizde ve gazetemizin resmi sayfası https://www.facebook.com/bagimsizkocaeli üzerinden içeriklerimizi duyurabiliyoruz.

Bu çok büyük bir dert oldu bize.

Uğraştırdı ve uğraştırmaya devam ediyor.

*

Bu süreçte yaşadığımız iş yoğunluğu Sebahattin’le beni altüst etti.

Hafta içi her akşam yaptığımız Bağımsız Yorum programını önce haftada 3 güne indirdik.

Ardından en ufak bir sıkıntıyı bahane etmeye başladık.

Yayınlara ara vermek zorunda kaldık.

Tatile çıktık, yanımızda taşıdık laptoplarımızı.

Özel hayatımızı sıfırladık ve sürekli sorunların çözümü için uğraşmaya başladık.

Siteyle o kadar yoğun uğraşıyoruz ki, köşe dahi yazamaz olduk.

Köşe yazmak kolay bir iş değil.

Sakin bir kafa gerekiyor.

Adapte olmak gerekiyor.

Yoksa yazmış olmak için, birilerine saldırmak için, ‘aman köşe yazmıyor’ demesinler diyerek yazmak kolay.

Ama köşe çok daha kişisel bir alan.

Burada okuyucuyla fikrine paylaşmak, derdini sıkıntını anlatman gerekiyor.

Çok uzun yıllar Çetin Altan’ın yazılarını severek takip ettim.

Sabah 6’da uyanmasından başlar, kedileri anlatır, küçük bir fıkraya yer verir ve düşüncesini sizi de yanına alarak bir canlı sinemanın içindeymişçesine anlatırdı.

Altan nere biz nere tabi.

Ama en azından samimi olmak için, yazabileceğimiz zamanlarda yazmaya özen gösteriyoruz.

*

Bu yazamama halleri bizi gündemin gerisine düşürüyor yer yer.

Bunun farkındayız.

Bu sebeple günün bir hafta öncesinden bir konuyu anlatmak istediğim bu yazıya evvela halimizi özetleyerek başlamak istedim.

15 Temmuz’da şehir dışındaydım.

Dün döndüm.

Bu süre zarfında değerli dostum, sevgili kardeşim Samet Şengöz’ün düğününü kaçırdım, katılamadım.

Mahcubiyetimden bir tebrik telefonu dahi açamadım.

Dedim ya, 7 aylık bebeğimizle, Bağımsız Kocaeli’yi emekletmekle uğraşıyorum…

Şehir dışındayken de gece rüyalarda da çoğu zaman Bağımsız Kocaeli’yle hemhal oluyorum.

Bu sebeple bütün dostlardan affola…

*

Gelelim size anlatmak istediğim bir haftalık mevzuya.

15 Temmuz’da Kocaeli’de bir anma programı düzenlendi.

Programa katılamadım ancak programın bütün video kaydını takip ettim ve ’ın konuşması dikkatimi çekti.

Tahir hocanın kürsüdeki konuşması alışık olduğumuz AKP’li belediye başkanı dilinden bir hayli uzaktı.

15 Temmuz’da bir CHP’li belediye başkanı, bir İYİ Partili belediye başkanı nasıl konuşma yapabilirse öyle bir dil kullandı.

Konuşmasının özünde milli mücadele ruhu vardı.

15 Temmuz’da darbeci askerlere direnen vatandaşlar için;

-“Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır” diyerek alanlara koştular- ifadelerini kullandı Büyükakın.

Hemen peşine “Atatürk’ün tabiri ile dahili ve harici bedhahlar karşısında siper oldular.” dedi.

“Barış ve huzur uğruna canını feda eden şehitlerimiz için başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere devletimizin büyük kurucularını bir kez daha saygıyla, hürmetle anıyorum.” cümlesiyle konuşmasını sonlandırdı.

*

Şimdi bazılarımız “E ne var bunda. Mustafa Kemal Atatürk’ten alıntı yapılması çok büyük bir iş mi” diyebilir.

Evet çok büyük bir iş.

Yıllar boyunca Mustafa Kemal Atatürk’le bir mücadele halinde olduğu iddia edilen, bir kısmın Atatürk düşmanı olarak bir siyasi partiye mensup Tahir Büyükakın’ın yaptığı bu konuşma önemli bir adım.

Büyükakın “milli mücadele” temalı konuşması ile aslında Kocaeli’nin bugüne kadar AKP ile hiç merhabası olmayan bir kesimine yüzünü dönüyor.

Yıllarca dışlanan, talepleri görmezden gelinen bir kesimle iletişim kuruyor.

Düşmanlıkları ortadan kaldırmak için adım attığını ve atabileceğini gösteriyor.

Tahir Büyükakın’ın konuşmasının farkını anlayabilmeniz için hem Büyükakın’ın hem de ’un konuşmalarını peş peşe buraya bırakıyorum.

*

Tahir Büyükakın’ın konuşmasındaki vurgular beni çok şaşırttı.

Ancak daha fazla şaşırmak istiyorum.

Geçmişin düşmanlıkları madem bir kenara bırakılıyor o halde İzmit kent merkezindeki alkollü mekanlarla ilgili kırmızı bölgede de bir adım atılsın.

1987 yılında yapılan, 2009 yılında aynı şekliyle AKP’li İzmit Belediyesi tarafından kağıt üzerinde kabul edilen İzmit alkol ruhsatı verilebilir alanlarda yani kırmızı bölgede büyük bir yasal sorun var.

Bu bölge cadde ve sokaklarla, ada bazında değil kapı numaraları ile oluşturulmuş.

Kapı numarası değiştiği için mağdur olanlar var.

Okula, camiye, eğitim kurumlarına mesafesi yasaya uygun olan, kapı komşusu ruhsat alabilirken kendisi ruhsat alamayanlar var.

İzmit tramvayı inşa edilirken mağdur olan, işyeri yıkılan esnaflar var.

Tahir Büyükakın bir adım atsın.

Bu kentin alkollü mekanları için İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ile masaya otursun.

Kırmızı bölge yeniden belirlensin.

Bu defa cadde ve sokak bazında yapılmasın.

Kapı numarası ile yurttaşların eşitliğine aykırı hareket edilmesin.

*

Bu kent son 15 yılda bu hale geldi.

Adeta bir proje uygulandı ve alkollü mekanlar tamamen dışlandı.

İzmit kent merkezinde ’un şarap evi vardı.

Thenes’ti sanırım adı.

Mekan harika bir ambiyansa sahipti.

Yok oldu.

Bunun gibi onlarca mekan sayılabilir.

*

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın bir hayali var.

Kocaeli’yi marka kent yapmak istiyor.

Kentin bir bölümüyle kavgalı iken kent marka olamaz.

Alkollü eğlence mekanları olmadan bu kente turist gelmez.

Turist gelmeden markadan söz edilmez.

Bunu herkes gibi Tahir hoca da biliyor.

Çok üstün körü ve sığ geçiyorum bu kısmı.

Defalarca anlattık çünkü marka kent nedir, nasıl olur…

Tahir hocanın hayali büyük.

Bu konuda desteğimiz tam.

İlk adımı attı.

Kentin uzun süredir AKP’li belediye başkanları ile kavgalı olduğu kesimine elini uzattı.

Üstelik bunu 15 Temmuz gibi bir gecede, milli mücadele temelindeki konuşmasıyla yaptı.

Sırada barışılacak başka alanlar var.

Onlardan biri de alkollü eğlence mekanları.

Dilerim bu konuda da en kısa sürede bir adım gelir.

15 Temmuz gecesi başlayan kent kucaklaması, amasız, bu kentin 2 milyonu için de geçerli olur, devam eder, kimseyi ağyar görmeden sürer ve sonunda bütün kent, “Kocaeli” markası ile dildar olur.

 

 

YORUMLAR

  1. Avatar Serkan Güyük dedi ki:

    “Tramvay yolu yapacağız, sırf bu yüzden yıkıyoruz” denilelii yarın itibariyle dördüncü yılını doldurmuş, beşinci yılından gün almış olacak.
    Bütün emeklerimiz, birkimimiz,sermayelerimiz, neyimiz varsa o taşların arasında kaldı gitti…
    Toplumca çok ağır bir sürecin de içindeyiz şu günlerde.. Esnaf kesim büyük zorluklarla boğuşuyor.
    Şehir esnafı 2,5 ay gibi bir sürede madden ve manen tükenme aşamasına gelmişken
    “4 sene işsizlik” hiç mi kimseleri rahatsız etmiyor, da çözüm, çözüm, çözüm demekten bitap düştük yine del el uzatan kimse bulunmuyor!