Türkiye’deki müzelerde bulunan arkeolojik eserler ve heykeller müzelerden alınarak İstanbul’da bulunan Yeşilköy hava meydanında depo edilmeye başlandı. İzmit Müzesi’nde yer alan Antoninus Pius mermer büstü de bundan nasibini aldı. Büst, Kocaeli’den alınarak İstanbul Yeşilköy’deki hava meydanına götürüldü.
“MÜZELERİMİZDE GARİP ŞEYLER OLUYOR”
Roma İmparatorluğu’na ait olan Antoninus Pius mermer büstü iddialara göre, restore edilmek için götürüldü. Sedat Tuna Yalıncan ise sosyal ise medya yaptığı paylaşımla bu duruma tepki gösterdi. Yalıncan yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi; “ Ülkemizde hemen her alanda olduğu gibi müzelerimizde de garip şeyler oluyor. Her ne kadar yurt dışına çok fazla eski eser kaçırılmış olsa bile müzelerimiz hala paha biçilemez sayısız eski arkeolojik eserlerle dolu. Ancak ne hikmetse ve neden gerek görüldüyse müzelerimizde bulunan en önemli arkeolojik eserler ve heykeller müzelerden alınarak eski Atatürk Yeşilköy hava meydanına depo edilmeye başlandı.
MÜZEDE YÜZLERCESİ VARKEN NEDEN BU?
Bu garip uygulamadan İzmit Müzesi de nasibini aldı ve müzedeki en önemli mermer büst olan Roma İmparatoru Antoninus Pius mermer büstü, Yeşilköy hava meydanına götürüldü. Bu uygulamada iddia edilen unsur ise çok komik. Sözde bu eserler restore edilecekmiş. Resimde gösterilen büst asla restorasyon gerektirmeyen en kaliteli mermerden yapılmış olup, restorasyon dağılıp kırılmış eser ve mimari parçalar için kullanılan bir kavramdır. Bir kısım eser ve belki de bu büst sergilenmek üzere yeni hava alanına da götürülmüş durumda. Müzede yüzlerce büst varken neden bu Antoninus Pius büstü götürüldü acaba?
PAHA BİÇİLMEZ ESERLERİ GÖTÜRMEK Mİ İSTİYORSUNUZ?
Sadece bu Antoninus büstü değil, ülkemiz müzelerinde bulunan çok önemli sayısız eser, bulunduğu müzeden çıkartılarak eski hava meydanına depo edilmekte…
İster istemez ülkemizi batırmak için elinden gelen her türlü aşağılık uygulamayı pervasızca yerine getiren zihniyet, acaba ülkeden kaçarken götürebileceği son paha biçilemez değerleri de götürmek mi istiyor tıkanası, doymak bilmez egosunun gereği olarak diye düşünmeden edemiyor insan…”
