Tek Gıda-İş Sendikası ile işveren arasında başlayacak yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri öncesinde hazırlanan taslak, beklentilerin ne kadar yükseldiğini gözler önüne serdi. Hayat pahalılığı ve artan geçim maliyetlerini gerekçe gösteren sendika, yalnızca maaşlarda değil, sosyal haklarda da devrim niteliğinde düzenlemeler talep ediyor.
Taslağın en dikkat çekici başlığı, ücretlere yapılması istenen seyyanen zam oldu. Hâlihazırda ortalama 90 bin lira seviyesinde olan işçi maaşları için sendika, net 45 bin liralık artış talep ediyor. Bu artış, sözleşmenin ilk altı ayı için yaklaşık yüzde 52’lik bir zam anlamına geliyor. Devam eden dönemlerde ise ücretlerin “enflasyon + 3 puan” formülüyle artırılması hedefleniyor.
İşçilerin yıl ortasında yaşadığı en büyük kayıplardan biri olan vergi dilimi de masanın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Sendika, yüzde 10’luk vergi dilimi yükünün işveren tarafından karşılanmasını isteyerek, işçinin eline geçen net ücretin korunmasını kırmızı çizgi olarak tanımlıyor.
Sosyal haklar cephesinde de talepler dikkat çekici. Yıllık sosyal paketin 220 bin liraya çıkarılması istenirken; Ramazan erzak yardımı, eğitim desteği, ayakkabı yardımı ve günlük yemek bedelinde ciddi artışlar talep ediliyor. Taslakta, üniversitede öğrenim gören işçi çocukları için 27 bin lira net eğitim yardımı, günlük yemek bedeli için ise 600 lira öngörülüyor.
Kıdemli işçileri teşvik etmeye yönelik hazırlanan “kıdem teşvik primi” maddesi ise taslağın en prestijli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Buna göre çalışma süresine bağlı olarak brüt 1 ila 3,5 aylık maaş tutarında ikramiyeye ek olarak bir adet Cumhuriyet Altını verilmesi talep ediliyor.
13 Şubat’ta başlayacak bu zorlu pazarlık süreci, yalnızca taraflar açısından değil; bölge ekonomisi ve gıda sektöründeki işçi standartları açısından da önemli bir emsal oluşturacak. Gözler şimdi masadan çıkacak ilk sonuçlara çevrilmiş durumda.
