AK Parti’nin Kocaeli’de düzenlediği “Gençlik Şöleni” programını yerinde takip ettik. Muhabirimiz Aziz Muhammet Ulubaş ile birlikte program boyunca yakın takipteydik. Sadece kürsü konuşmalarını, coşkuyu ve kalabalığı değil; organizasyonun perde arkasındaki tartışmaları da kamuoyuna aktarmaya çalıştık.
Program süresince tam 17 ayrı haber yayınladık.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen organizasyonda salon atmosferinden güvenlik önlemlerine, gençlerin ilgisinden siyasi mesajlara kadar birçok detayı okurlarımıza ulaştırdık.
Ancak yalnızca iktidarın görmek istediği kareleri yayınlamakla yetinmedik.
AK Parti organizasyonuna yönelik muhalefetin dile getirdiği eleştirilere de sayfalarımızda yer verdik. “Öğrenciler zorla getirildi” iddialarını, “AK Parti’ye hakaret eden bir isme ödül verildiği” yönündeki tepkileri ve bazı gençlerin alana bira ile girmeye çalıştığına ilişkin tartışmaları haberleştirdik.
Çünkü gazeteciliğin görevi yalnızca alkışlanan anları göstermek değildir.
Bir organizasyonda övgü varsa onu da…
Eleştiri varsa onu da…
Tepki varsa onu da…
Savunma varsa onu da kamuoyuna aktarmaktır.
Bugün birçok yayın organı yalnızca kendi siyasi çizgisine uygun bölümleri öne çıkarıyor. Kimisi sadece kalabalığı gösteriyor, kimisi sadece tartışmayı büyütüyor. Oysa gerçek gazetecilik, hoşumuza giden kısmı değil; olan bitenin tamamını aktarabilmektir.
Biz de bunu yapmaya çalıştık.
Bir tarafın değil, herkesin sesi olmaya…
Sadece iktidarın değil, muhalefetin de söylediklerini duyurmaya…
Okurun karar vermesine imkan tanımaya gayret ettik.
Çünkü gazetecilik, bir siyasi partinin değil; kamunun yanında durduğunda anlam kazanır.
