İzmit’in en yoğun noktalarından olan Serdar Mahallesi’yle ilgili İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, kentsel dönüşüm kararı aldı. 5,7 hektarlık alanda bulunan konutlar için gerçekleştirilmek istenen kentsel dönüşüm projesinin İzmit Belediyesi Meclisi’ne ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne taşıyacağı değerlendirildi. Hürriyet’in konuya ilişkin yaptığı sunuma Ak Parti’li şehir plancısı Talha Kös tepki gösterdi.
BAKANLIK ONAYINA SUNULCAK
Fatma Kaplan Hürriyet, sunumunda 34 hak sahibinin olduğu alanla ilgili Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nden ve İzmit Belediyesi Meclisi’nden yetki isteyerek daha sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayına sunacaklarını ifade etti. Hürriyet, onayın alınması sonrasında ise hak sahipleriyle görüşüp, projeyi netleştireceklerini belirtti.
“ORTADA HİÇBİR ŞEY YOK”
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in sunumuna Ak Partili Talha Kös tepki gösterdi. Kös, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ortada kesinleşmiş imar uygulaması, tamamlanmış bir uzlaşma süreci, finansman modeli, ihale ve uygulanmaya hazır proje olmadığını söyledi. Hürriyet’in, İzmit halkının aklıyla alay ettiğini ifade eden Talha Kös, “Uygulanabilirliği ortaya konulamamış çalışmalar üzerinden kamuoyu oluşturulmasını doğru bulmuyoruz” dedi.
“KENDİ KONUŞMASI GERÇEĞİ İTİRAF ETMEKTEDİR”
Talha Kös’ün paylaşımında şu ifadeler yer aldı: “Fatma Kaplan Hürriyet’in “Serdar Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi” diye kamuoyuna sunduğu çalışma, teknik anlamda bir proje değildir. Hatta şehircilik disiplini açısından bakıldığında, etüt projesi olarak dahi değerlendirilebilecek olgunlukta değildir.
Ortada ne kesinleşmiş bir imar uygulaması vardır. Ne tamamlanmış bir uzlaşma süreci vardır. Ne Bakanlık onayı vardır. Ne finansman modeli kesinleşmiştir. Ne ihalesi vardır. Ne de uygulanmaya hazır bir proje bulunmaktadır.
Buna rağmen saatlerce kamuoyuna “proje” anlatılması, İzmitlilerin aklıyla alay etmektir. Daha vahimi ise, Sayın Başkan’ın kendi konuşmasının aslında bu gerçeği itiraf etmesidir. “Hak sahipleriyle yeniden görüşeceğiz.” “Bakanlık onayı bekleyeceğiz.” “İhaleye daha sonra çıkacağız.” “Bağımsız bölüm sayısı daha sonra belli olacak.” Bunları yaptıktan sonra sunum yapmanız daha doğru olmaz mıydı?
TOKİ’Yİ KÜÇÜMSEMEYE KALKMAK SİYASİ CİDDİYETLE BAĞDAŞMAZ
O halde soruyoruz: Ortada hiçbir şeyi kesinleşmemiş bir çalışmayı hangi cüretle “hazır proje” diye sunuyorsunuz? Asıl dikkat çeken ise konuşmasının satır aralarında TOKİ’ye yönelik yaptığı üstü kapalı göndermelerdir.
“Biz TOKİ mantığında küçük kutu daireler yapmayacağız.” diyerek Türkiye’nin en güvenilir kurumunu hedef almaya çalışmaktadır. Oysa gerçekler ortadadır. Cumhuriyet tarihinin en büyük afetini yaşayan 11 ilimizde devletimiz, dünya ölçeğinde örnek gösterilecek bir organizasyonla yaklaşık 457 bin konutu rekor sayılabilecek bir sürede tamamlayarak hak sahiplerine teslim etmiştir.
Bununla da yetinilmemiş; Ev Sahibi Türkiye Projesi kapsamında 500 bin yeni sosyal konutun yapım süreci başlatılmıştır. Böylesine büyük bir şehircilik başarısı ortadayken, henüz kazma dahi vurulmamış bir taslak üzerinden TOKİ’yi küçümsemeye kalkmak siyasi ciddiyetle bağdaşmaz.
İZMİTLİLER TAMAMLANMIŞ ESER GÖRMEK İSTİYOR
Gerçek şu ki; CHP’li belediyelerin herhangi biri bırakın 500 bin sosyal konut üretmeyi, 500 bin futbol topunu sayabilecek organizasyon kabiliyetini bile bugüne kadar ortaya koyamamıştır. Ortada tek bir büyük ölçekli sosyal konut başarısı olmayanların, dünyanın en büyük sosyal konut hamlesini gerçekleştiren kurumlara akıl vermeye çalışması, kamuoyunda karşılık bulmayacaktır.
Üstelik bu yaklaşımı ilk kez de görmüyoruz. Daha önce de hiçbir teknik altyapısı ortaya konulamayan teleferik projesiyle benzer bir iletişim stratejisi izlenmişti.
Önce büyük vaatler… Sonra büyük tanıtımlar… Ardından gerçekleşmeyen projeler… Ve en sonunda “Engellendik.”, “İzin verilmedi.”, “Yaptırmadılar.” söylemi… Artık bu siyaset tarzı eskimiştir. İzmitliler mağduriyet hikâyeleri değil, tamamlanmış eserler görmek istemektedir.
Daha da önemlisi; Sayın Başkan’ın bugün kentsel dönüşüm üzerinden ahkâm kesmeden önce kendi siciline bakması gerekir. Cedit Kentsel Dönüşümü bunun en somut örneğidir.
Şehrin yıllardır çözüm bekleyen en önemli dönüşüm alanlarından birinde elini taşın altına koymaktan imtina eden, uzlaşma süreçlerine katkı sunmak yerine siyasi hesapları önceleyen bir anlayışın; bugün hiçbir fikri ve teknik altyapısı oluşmamış sunumlarla kamuoyunun karşısına çıkması ibretliktir. Kentsel dönüşüm; maket göstermekle, animasyon hazırlatmakla, yapay zekâ videolarıyla algı oluşturmakla yapılmaz.
Kentsel dönüşüm; finansman ister. Liderlik ister. Kararlılık ister. Risk almak ister. Uzlaşma ister. En önemlisi de icraat ister. Bugün İzmit Belediyesi’nin kamuoyuna sunduğu çalışmada bunların hiçbirisi tamamlanmış değildir. Biz eser siyasetinden geliyoruz. Bizim liderimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.
İZMİT’İN YARARINA OLACAK PROJELERE ONAY VERİRİZ
Belediyeciliği; maketle, animasyonla, basın toplantısıyla değil, icraatla ortaya koyan bir lider. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında yükselen şehir hastaneleri… Millet bahçeleri… Tüneller.. Köprüler… Hızlı trenler… Sosyal konutlar… Ve deprem bölgesinde rekor sürede tamamlanan yüz binlerce konut…
İşte belediyecilik budur. İşte şehircilik budur. Bunların tamamı eser siyasetinin ürünüdür. Biz seçilmiş bir belediye başkanına kurumsal saygımızı muhafaza ederiz. İzmit’in yararına olacak her samimi projeye de destek vermekten kaçınmayız.
Ancak henüz etüt aşamasını bile tamamlamamış, hukuki zemini oluşmamış, finansmanı netleşmemiş ve uygulanabilirliği ortaya konulamamış çalışmalar üzerinden kamuoyu oluşturulmasını doğru bulmuyoruz.
ŞEHRİN İHTİYACI ALGI SİYASETİ DEĞİLDİR
Eğer gerçekten İzmit’e hizmet etmek istiyorsanız; siyasi mağduriyet üretmeye çalışmak yerine, uygulanabilir, finansmanı hazır, teknik altyapısı tamamlanmış projelerle milletin karşısına çıkın. Biz de alkışlayalım. Biz de destek verelim.
Ancak bugüne kadar hiçbir somut eser ortaya koymadan, gerçekleşmeyeceği baştan belli olan vaatlerle kamuoyunu meşgul edip, yarın da “Engellendim.” söylemine sığınmaya çalışmanın artık bu şehirde karşılığı kalmamıştır. Bu şehrin ihtiyacı algı siyaseti değildir. Bu şehrin ihtiyacı eser siyasetidir.
Çünkü millet YAPAY ZEKA animasyonlarını değil; YAPAN ZEKANIN yükselen vinçlerini tamamlanan konutları ve teslim edilen anahtarları görmek istemektedir.”
