Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde MHP eski İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan, İzmit Belediyesi’ni hakkında yıkım kararı bulunan binalar üzerinden hedef aldı. Fatma Kaplan Hürriyet döneminde yapılan eleştirilen bugün de devam ettiğini söyleyen Kazan, İzmit Belediyesi Başkanvekili Lütfü Obuz’a yüklendi.
YIKILMASI GEREKEN YAPI NEDEN ONARILIYOR?
İlker Kazan’ın açıklaması şöyle: “Fatma Kaplan Hürriyet döneminde neyi eleştirdiysek, bugün aynı uygulamaların devam ettiğini görüyoruz. O zaman sorduk, bugün tekrar soruyoruz: Yıkım kararı bulunan binalar neden hâlâ ayakta? Yıkılması gereken yapı neden onarılıyor? Yeşil alan olması gereken yer hangi gerekçeyle kapalı bir depoya dönüştürülüyor? Ve en önemlisi; mahkeme kararları neden uygulanmıyor?
Fatma Kaplan Hürriyet gözaltına alındı, yerine Lütfü Obuz geldi. Peki değişen ne? Tabela mı değişti, yoksa yönetim anlayışı da değişecek mi? Çünkü görünen o ki; isimler değişmiş ama aynı hukuksuz uygulamalar devam ediyor.
MAHKEME KARARLARI BELEDİYELERİN KEYFİNE BIRAKILMAZ
Mahkeme kararları belediyelerin keyfine göre uygulanacak tavsiye kararları değildir. Hukuk devleti olmanın gereği açıktır: Mahkeme kararları uygulanır. Hakkında yıkım kararı bulunan bir yapı, “nasıl olsa kimse ses çıkarmaz” anlayışıyla onarılamaz.
İmar planında yeşil alan olarak görülen bir yer, kamu yararı ve hukuk hiçe sayılarak kapalı depo haline getirilemez. Buradan açıkça soruyorum: Sayın Lütfü Obuz; bu yapının onarılması için hangi hukuki yetkiye dayanıyorsunuz?
YIKIM KARARI BULUNAN YAPI HANGİ GEREKÇEYLE ONARILIYOR?
Yıkım kararı bulunan yapıyı kim, hangi gerekçeyle onarıyor? Mahkeme kararını uygulamama kararını kim veriyor? Yoksa İzmit Belediyesi’nde yönetim değişti ama “Ben yaparım, olur biter” anlayışı mı değişmedi?
Kimse bize “önceki yönetim de yaptı” diyerek cevap vermesin. Biz dün de hukuku savunduk, bugün de savunuyoruz. Yanlış, kim yaparsa yapsın yanlıştır. Belediye başkanının adı değişir, başkanvekili değişir, makamlar değişir…
Ama hukuk değişmez! İzmit Belediyesi’ni yönetenlere bir kez daha hatırlatıyorum: Yıkım kararı varsa yıkılacak. Mahkeme kararı varsa uygulanacak. Yeşil alan varsa korunacak. Kamu malı kimsenin şahsi tasarruf alanı değildir. Ve biz bu işin peşini bırakmayacağız. Şimdi herkesin gözü önünde soruyorum: Yıkılması gereken binalar neden yıkılmıyor? Bu sorunun cevabını İzmit halkı bekliyor.”
