Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uğur Enç
Uğur Enç

Hürriyet ile Yıldızlı neden kavga etti?

Yazılacak çok fazla konu var, bekliyor.
Yaz sezonunu büyük ölçüde geride bıraktık.
Yavaş yavaş kent hareketleniyor.
Bugün uyum haftası.
1. sınıflar okullarını tanıyor.
Haftaya okullar başlıyor.
Sokaklarda büyük bir koşuşturma var.
Devrim Ekim’in okul formalarını aldık.
Bu sene ders yükü iyice artıyor.
Odasına da bir iki ekleme yaptık.
Büyük bir karşı çıkış ve isteksizlikle bekliyor kendisi okulların açılacağı ilk günü.
*
Hareketlilik olmadığında ben de kendimi emekli ayarlarına alıyorum.
Bir emekli nasıl yaşıyorsa öyle yaşıyorum.
Çok az çalışıyor, genel olarak hayatın tadını çıkarmaya çalışıyorum.
Bunun için elimin altında çok güzel bir imkan var; motosikletim.
Bu yaz 2 defa Ege turu yaptım.
Asya kıtasının en batı ucu olan, Çanakkale’nin Babakale köyüne gittim.
Zeytin ağaçlarının altındaki dağ patikası bir düş gibiydi adeta.
30-40 derece sıcakta, tepede yakıcı güneş ile motosiklet sürmekten ne keyif alıyorsun kardeşim diyenler olabilir.
Hayatı boyunca mağarada zincire vurulup yaşamış birine nasıl anlatabilirim gölgelerin gerçek olmadığını?
Nasıl anlatabilirim güneşi, gökyüzünü bilmiyorum.
Bu konuyu geçiyorum.
*
Dedim ya; yazılacak çok fazla konu var, bekliyor.
Gölcük’ün Süleymancıları ve onların belediyedeki koruyucu meleği var…
Zeray ve Zeray mağdurları var…
Milli Eğitim’e ve çeşitli kamu kurumlarına büyük işler yapan ve tutuklama kararına rağmen aylardır teslim olmayan müteahhit var.
KSO Başkanı Ayhan Zeytinoğlu’nun organizasyonuyla Kocaeli Serbest Bölge A.Ş.’nin yasadışı topladığı 37 milyon doları kendi aralarında kâr payı olarak dağıtması, Sayıştay tespitine rağmen hiçbir işlem yapılmaması, bu ekibin yeniden KSO Başkanlığı için aday olması var.
Kocaeli Baro Başkanlığı seçimlerine siyasetçilerin müdahalesi var.
İzmit Belediyesi operasyonlarında, AK Partili şirket yetkilisinin tutuklanması var.
Milli Eğitim’de okulların neden kayıt parası aldıkları ve almaya devam edeceklerini biraz anlatmak isterim sonra.
Bir de Kocaeli’deki özel okullarda yaşandığı iddia edilen pek çok olay var…
Geçtiğimiz sene, bu sene…
Okula silah götüren öğrenci mi dersiniz, anaokulu öğrencisinin okuldan kendi kendine çıkarak birkaç kilometre uzakta bulunması mı…
Yoksa okulun bahçesindeki korkuluklar kaldırıldı diye alt kısımdaki spor alanına düşerek sakatlanan öğrenci mi?
*
Yazmadıkça birikiyor işte.
Bugünkü konularımız bunlar değil.
Çok uzatılacak bir konu da olmadığı için aslında yazıya girmek için biraz yolu uzattım.
Geçtiğimiz haftayı bitirirken ana muhalefet partisinde bugüne kadar yaşananları anlatmıştım.
Kim kime ne yaptı, kim kimin adamıydı, kim taraf değiştirdi, kim kiminle nasıl mücadele ediyor…
CHP’de durum ne ise Yeni Parti’de de aynı aslında.
İki ekip, iki ayrı uç, iki ayrı taraf var.
Dönemin İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve Kocaeli milletvekili Harun Özgür Yıldızlı.
Her iki isim de defalarca birbirlerine karşı hamle yapmış, aday olmamaları için çabalamış, hemen her örgüt seçiminde destekledikleri isimlerle karşı karşıya gelmiş.
Peki ama neden?
Hürriyet ve Yıldızlı arasındaki kavga nasıl ve ne zaman başladı?
*
Bu sorunun cevabını uzun uzun düşünmeye gerek yok.
Öyle tek bir olay, tek bir konu değil mesele.
Mesele karakter.
Bazı isimler patron doğar.
Kundaktan itibaren hem Hürriyet hem Yıldızlı aslında birbirleri ile rakipti.
Her iki isim de yanlarında lider karakterli bir başkasını istemedi.
Siyasi ekiplerini adeta bir şirket yönetir gibi yönettiler.
Kendilerine yol arkadaşı değil, ekip elemanı aradılar.
Bu durum zamanla karşılarındaki lider karakterlere karşı bir mücadele halini aldı.
Bu sebeple kendi ekiplerinden de kimi isimler tasfiye oldu.
Çok yakın yol arkadaşları yanlarından ayrıldı.
Kendilerine biat eden yahut siyaseten rakip olmayacaklarına inandıkları, bildikleri kimselerle bir ekip oluşturdular.
Bu ekipler oluşurken doğal olarak birbirlerine karşı bir tavır beslemeye başladı.
Ayrışma olabilecek her ortamda ayrıştılar.
Rakip olabilecek her ortamda rakip oldular.
Zaman içerisinde birbirinden nefret eden 2 ayrı ekip haline geldiler.
*
Bugün bir masa etrafında otursalar, barışsalar, Ekrem İmamoğlu yahut Özgür Özel, belki Mansur Yavaş, hatta mezarından kalksa gelse Gazi Mustafa Kemal her iki isme telkinde bulunsa ve toka yapsalar…
Yine bir şey değişmeyecek.
Çünkü bazı kavgaların sebebi herhangi bir olay değil, karakterdir.
Olayları değiştirebilirsin.
Olayları unutabilirsin.
Ancak karakterin mezara kadar seninle gelir.
*
Bu durum yanlıştır, Hürriyet yahut Yıldızlı kötüdür diye anlatmıyorum bunları.
Günlerdir yazıyor dostlar, “neden, neden, neden kavga ettiler” diye.
Herkes ilk taşı kimin attığını, kavgayı kimin başlattığını merak ediyor.
Anlaşılsın diye anlatıyorum.
Bazı karakterler patron doğar.
Etrafında kendiyle denk kimse istemez.
Herkesi elemanı gibi görür.
En yakınını dahi.
Başka bir patrona da tahammül edemez.
Kendi ekibinden patronlaşabilecek olanları ayıklar.
Karşısındaki patronu hedefine koyar ve mücadelesine başlar…
Öyle çok da merak edilecek, ilginç gelecek bir konu değil anlayacağınız.
Patronlar savaşı, hepsi bu.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ