Kocaeli Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu, üç gün süren yoğun programın ardından düzenlenen kapanış oturumu ile tamamlandı. Kapanış oturumunda konuşan Rektör Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, sempozyumun yalnızca akademik bir etkinlik olmadığını belirterek, Marmara’nın geleceği için ortak bir sorumluluk bilincinin güçlendiğini ifade etti.
“Bir Deniz Bir Gelecek; Marmara’dan COP31’e” temasıyla gerçekleştirilen sempozyumun kapanışında değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, üç gün boyunca çevre konusunun farklı boyutlarıyla ele alındığını söyledi.
“MARMARA’NIN GELECEĞİ İÇİN ORTAK SORUMLULUK BİLİNCİ GÜÇLENDİ”
Rektör Prof. Dr. Cantürk, “Bugün burada tamamlanan şey yalnızca bir program değildir. Bu süreçte yeni fikirler doğmuş, yeni iş birliklerinin temelleri atılmış, yeni araştırma alanları şekillenmiş ve yeni projeler için güçlü bir irade ortaya çıkmıştır. En önemlisi ise Marmara’nın geleceği için ortak bir sorumluluk bilinci güçlenmiştir” dedi.
“FARKLI DİSİPLİNLERİ AYNI MASA ETRAFINDA BULUŞTURDUK”
Sempozyum boyunca çevre konularının yalnızca çevresel açıdan değil; ekonomik, sosyal, teknolojik, hukuki ve bilimsel boyutlarıyla değerlendirildiğini belirten Prof. Dr. Cantürk, akademisyenlerin, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, sanayi temsilcilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının bilgi ve deneyimlerini paylaşmasının önemli bir kazanım olduğunu vurguladı. Rektör Prof. Dr. Cantürk, “Sempozyumumuzun en önemli kazanımlarından biri, farklı disiplinleri ve farklı kurumları aynı masa etrafında buluşturabilmiş olmasıdır” ifadelerini kullandı.
ÜÇ GÜNDE YOĞUN BİLİMSEL PROGRAM
Sempozyum kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin bilgiler paylaşan Prof. Dr. Cantürk, üç gün boyunca 150 bilimsel bildirinin sunulduğunu, 7 farklı panelde 20 davetli konuşmacının bilgi ve deneyimlerini aktardığını söyledi. Sürdürülebilir çevre fuarında çok sayıda proje, teknoloji ve iyi uygulama örneğinin sergilendiğini belirten Cantürk, kamu-üniversite iş birliği temelinde geliştirilen 19 projenin de kamuoyuyla buluşturulduğunu ifade etti.
“MARMARA’YI KORUMAK GELECEĞİMİZİ KORUMAKTIR”
Marmara Havzası’nın Türkiye’nin üretim, ticaret ve lojistik merkezi konumunda bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Cantürk, Marmara Denizi’nin korunmasının yalnızca çevresel bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Rektör Prof. Dr. Cantürk, “Marmara’yı korumak; ekonomimizi korumaktır, sağlığımızı korumaktır, geleceğimizi korumaktır. Bu nedenle burada ortaya çıkan her fikir, her öneri ve her proje büyük önem taşımaktadır.” diye konuştu.
Çevre sorunlarının çözümünün tek bir kurumun veya sektörün üstlenebileceği bir görev olmadığını belirten Cantürk, başarının üniversiteler, kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve toplumun birlikte hareket etmesiyle mümkün olacağını ifade etti.
“COP31 SÜRECİNE ÖNEMLİ KATKILAR SUNACAK”
Kapanış konuşmasında Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecine de değinen Prof. Dr. Cantürk, sempozyum boyunca ortaya çıkan bilimsel çalışmaların ve proje önerilerinin ulusal ve uluslararası düzeyde önemli katkılar sağlayacağına inandığını belirtti.
Rektör Prof. Dr. Cantürk, Marmara’dan yükselen ortak sesin çevre politikalarına yön verecek nitelikte olduğunu ifade ederek, sempozyum sonuçlarının raporlaştırılması ve ilgili platformlara taşınmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
“BU ORGANİZASYON BÜYÜYEREK DEVAM EDECEK”
Bir sempozyumun gerçek başarısının kapanış oturumunda değil, sonrasında ortaya çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Cantürk, kurulan iş birliklerinin sürdürülmesi ve ortaya çıkan fikirlerin projelere dönüşmesi halinde sempozyumun amacına ulaşacağını belirtti.
Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu’nun önümüzdeki yıllarda daha da büyüyeceğine inandığını ifade eden Prof. Dr. Cantürk, organizasyonun Marmara Bölgesi’nin çevre politikalarına yön veren önemli platformlardan biri haline geleceğini söyledi.
Konuşmasının sonunda sempozyumun gerçekleştirilmesine katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu’nun çevre politikalarına, bilim dünyasına ve Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunmasını temenni etti.
