Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yıl dönümü vesilesiyle Milli İrade Meydanı’nda dev bir anma programı düzenlendi. Alanı dolduran binlerce vatandaşa hitap eden Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, konuşma gerçekleştirdi. Milletin küllerinden doğma şuuruna ve tehlikelere dikkat çeken Büyükakın, konuşmasında mankurtlaşma tehlikesinden Çanakkale ruhuna kadar önemli mesajlar verdi.
MİLLETİMİZİN KÜLLERİNDEN DOĞMA BECERİSİ GENLERİNDE VAR
Konuşmasına Cengiz Aytmatov’un ünlü eseri “Gün Olur Asra Bedel” romanına atıfta bulunarak başlayan Başkan Tahir Büyükakın, Türk milletinin en zor zamanlarda ayağa kalkma şuuruna sahip olduğunu vurguladı. Büyükakın, şu ifadeleri kullandı: “Öyle günler vardır ki… Cengiz Aytmatov’un meşhur romanının adındaki gibi; ‘Gün olur asra bedel’ dersiniz. Milletimizin tarihinde ‘her şey bitti’ denilen anda, küllerinden yeniden ayağa kalkan ve bunu defalarca başaran bir ruh vardır. ‘Hür yaşadım, hür yaşarım’ diye dünyaya en yüksek sesle haykıran bir milletin evlatlarıyız. Bu şuur, nesilden nesile aktarılıyor. Bizler ömrümüz boyunca buna birkaç kez şahit olduk. İlki 1999 depremiydi, ikincisi 6 Şubat depremleriydi. Ama şüphesiz en etkilisi ve en destansı olanı, bugün 10. yılı vesilesiyle bir araya geldiğimiz 15 Temmuz’du.
GAZİ MUSTAFA KEMAL’İN DEDİĞİ GİBİ: DAMARLARDAKİ ASİL KANDA BAŞKA BİR ŞEY VAR
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi; bu milletin damarlarındaki asil kanda başka bir şey var. Adını koyamıyorum, tanımlayamıyorum belki ama hissediyorum. Olağanüstü bir durum olduğunda bu milletin aziz evlatlarına başka bir şey oluyor. Kimsenin hayal bile edemeyeceği şeyleri yapabiliyorlar. Bunu sağlayan yegane şey; tarihimize, kültürümüze ve bizi biz yapan değerlere sımsıkı bağlı kalmayı başarmış olmamızdır.
EN BÜYÜK TEHLİKE: MANKURTLAŞMAK VE KENDİ MİLLETİNE SİLAH ÇEKMEK
En büyük tehlike; bu milletin evlatlarını özünden, kimliğinden, kültüründen, anasından ve atasından koparmaktır. İşte 15 Temmuz’da olan tam olarak buydu. Bu milletin öz evlatlarının mankurtlaştırılmasıydı. Kendi özüne, tarihine, kimliğine ve kendi insanına silah çekecek, bomba atacak kadar mankurtlaştırılmışlardı. Asıl buna karşı uyanık olmamız gerekiyor. O karanlık gecede mankurtlaşmamış olanlar meydanları, sokakları doldurarak bu hain saldırıya karşı dimdik durdular ve darbeyi bastırdılar.
ANADOLU’DA UYURSANIZ VE HAFIZANIZI KAYBEDERSENİZ ÖLÜRSÜNÜZ
Her zaman söylüyorum; Anadolu coğrafyası öyle bir coğrafya ki, bu topraklarda bir an bile gaflete düşerseniz ölürsünüz. Soğuk, karlı, boranlı bir havada uyumak gibidir bu coğrafya; uyursanız ölürsünüz. Uyursanız hafızanızı, kimliğinizi ve kim olduğunuzu unutursunuz. Bizim asıl mücadelemiz; hatırlama, unutmama ve unutturmama mücadelesidir. Bütün gayemiz budur. 10 yıl önce bu meydan doluydu, bugün 10 yıl sonra yine dolu. Bu şuur sizlerin sayesinde hep uyanık kalacak.
MİLLİ İRADE MEYDANI İSMİNİ BU MİLLET KENDİ ALIN TERİYLE VERDİ
Dede Korkut hikayelerinde kahramanlara uzun süre isim verilmez. Ta ki bir yararlılık gösterene, güçlü bir boğayı alt edene kadar… Boğayı bir yumrukta yere serdiğinde ona ‘Boğaç Han’ adı verilir. İşte bu meydan da, o meşum günde hain darbe girişimine karşı dimdik ayakta duranların, sonrasında 22 gün boyunca demokrasi nöbeti tutanların kendi iradesiyle verdiği isimle anılıyor. Burası artık ‘Milli İrade Meydanı’dır. İradenize, aklınıza ve kimliğinize sahip çıktığınız sürece bu meydanlar her zaman milletin meydanı olmaya devam edecek.
TOPRAĞIN HAFISIZASI VARDIR; BASTIĞIN YERLERİ TOPRAK DİYEREK GEÇME!
İnsanın aklına ‘Toprağın hafızası mı olur?’ sorusu gelebilir. Evet, olur! Hem de öyle bir olur ki şairin dediği gibi: ‘Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı! Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.’ İşte bu toprağın hafızası vardır. Al bayrağımızı kanlarıyla bu toprağın hafızasına nakış nakış işleyen tüm şehitlerimizi, başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, ve özellikle 15 Temmuz şehitlerimizi, gazilerimizi saygı ve minnetle anıyorum. Bu ruhu diri tutan siz aziz hemşehrilerime sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.”
