Kocaeli Barosu’nun 39. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan başkan adayı Başar Değer, yargıya güven, avukatların mesleki itibarı ve baronun hak ihlalleri karşısındaki tutumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Hukuksuzluklara karşı çıkmanın siyaset yapmak olarak değerlendirilmesini eleştiren Değer, seçilmesi halinde vatandaşların ve meslektaşlarının haklarını savunacaklarını söyledi.
“BARO HER ZAMAN HAKLININ TARAFINDA OLACAK”
1972 yılında doğduğunu, Galatasaray Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduğunu belirten Değer, 2003 yılında İstanbul Barosu’ndan Kocaeli Barosu’na nakil olduğunu anlattı. Hak, hukuk ve adalet kavramlarının kendisini hâlâ büyülediğini ifade eden Değer, “Benim yönetimimdeki baro her zaman haklının tarafında olacak” dedi.
“SİZLER İÇİN HESAP SORMAK İSTİYORUZ”
Meslektaşlarının karşılaştığı zorluklara karşı müdahale edeceklerini söyleyen Değer, duruşmaların keyfî şekilde geç başlaması durumunda gerekli yolları arayacaklarını belirtti. Sorunları diyalogla çözmeyi hedeflediklerini ifade eden Değer, “Keyfilik bizi öfkelendiriyor. Sizleri savunmak değil, sizler için hesap sormak istiyoruz” sözlerini kullandı.
“TORPİL MESLEĞİMİZİN DÜŞMANIDIR”
Hukukun üstünlüğü yerine gücün hukukunun hâkim olmasının mesleğe zarar verdiğini savunan Değer, “Adamını bulma, torpil kullanma bizim mesleğimizin düşmanlarıdır” dedi. Yargıya güvenin azaldığını ve sürekli değişen mevzuatın hukuki güvenilirliği zedelediğini belirten Değer, avukatlığın önemli bir kamu hizmeti olduğunu vurguladı.
“VATANDAŞ BARONUN YANINDA OLDUĞUNU BİLSİN”
Devlet ile vatandaş arasındaki ilişkilerde vatandaşın yanında olacaklarını ifade eden Değer, sistematik hak ihlallerine müdahale etmeyi hedeflediklerini söyledi. Gerekçesiz aramalara karşı da ses çıkaracaklarını belirten Değer, vatandaşların Kocaeli Barosu’nun desteğini hissetmesini istediklerini kaydetti. Mesleki itibarın güçlendirilmesi için avukatların da bu sorumluluğa inanması gerektiğini anlattı.
CEZA YARGILAMASINDA MASUMİYET VURGUSU
Ceza yargılamasının amacının yalnızca suçluları cezaevine göndermek olarak görülemeyeceğini söyleyen Değer, masumların özgürlüğünün korunmasına dikkat çekti. Savunmanın herkes için gerekli olduğunu vurgulayan Değer, adaletin uyuşmazlıkların çözümünde toplumun kabul edebileceği bir sonuç ortaya çıkarması gerektiğini ifade etti.
“HAKSIZLIĞA KARŞI ÇIKMAK SİYASET Mİ?”
Belediyelere yönelik operasyonlara ve görevden almalara değinen Değer, ceza hukukunun siyasi bir araç olarak kullanıldığını savundu. Bu gelişmeler karşısında hukukçuların söz söylemesinin siyaset yapmak olarak değerlendirilmesine tepki gösteren Değer, “Siyaset yapıyor olmamak için aynı zamanda meslektaşımız ve arkadaşımıza sırtımızı mı dönmeliydik?” diye sordu.
NAZIM GENÇTÜRK’ÜN YARGILANMASINA DEĞİNDİ
Avukat Nazım Gençtürk’ün yargılandığını ve ceza aldığını belirten Değer, soruşturmanın başından itibaren anormallikler yaşandığını ifade etti. Bu duruma sessiz kalamayacaklarını ifade eden Değer, “Haksızlığa karşı çıkmanın onuru yeşil pasaporttan ve silah belgesinden daha büyüktür” sözleriyle baronun hak savunuculuğuna vurgu yaptı.
“İZ BIRAKMAK, FARK YARATMAK İÇİN ADAYIM”
Dil, din, ırk ve siyasi görüş ayrılıklarına göre hareket etmeyeceğini söyleyen Değer, bağnazlığı kabul etmediğini belirtti. Engelli avukatların sorunlarına ve avukat cinayetlerine de değinen Değer, önümüzdeki iki yılı ülke açısından önemli bir sınav olarak değerlendirdi. Değer, “İz bırakmak, fark yaratmak için adayım” diyerek kampanya sürecinde istemeden kırdığı meslektaşlarından özür diledi.
