Dilovası’nın Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’nde 8 Kasım 2025 tarihinde Ravize Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde yangın çıkmıştı. Olayda 3’ü çocuk, 6’sı kadın olmak üzere 7 kişi hayatını kaybetmişti. Olaya ilişkin dava süreci devam ederken, yaşamını yitiren işçilerin aileleri ise bugün Gebze Kent Meydanı’nda adalet nöbetine başladı. Aileler, davanın Kandıra Ceza İnfaz Kurumu’ndaki salonda görülmesine tepki gösterdi.
ADİL VE ŞEFFAF DAVA SÜRECİ TALEBİ
Gebze Kent Meydanı’ndaki adalet nöbeti bugün saat 16.00’da başladı. Acılı ailelere CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, siyasi parti temsilcileri, STK’ler ve vatandaşlar eşlik etti. Gebze Kent Meydanı’na kadar gerçekleştirilen yürüyüş sonrasında aileler adına açıklamayı Av. Saruhan Kadayıfçı yaptı. Kadayıfçı, olaya ilişkin dava sürecinin adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmesini ve olaydan sorumlu olan herkesin yargılanması gerektiğini ifade etti.
“BİNA HAKKINDA YIKIM KARARI VARDI”
Dilovası’ndaki yangının bir kaza olmadığını belirten Kadayıfçı, bina hakkında yıkım kararı olmasına rağmen denetim yapılmadığını söyledi. “Kaçak bina önce kaçak bir imalathaneye, sonra da 7 işçinin mezarına dönüştü. İşçiler parlayıcı kimyasalların arasında, güvenli çıkış yolu olmadan, yangına karşı korunmadan çalıştırıldı. Okulda olması gereken çocuklar bu ölüm kapanında sigortasız, güvencesiz ve korumasız biçimde çalıştırıldı” dedi.
“DENETİMLERDE İŞÇİLER DIŞARI ÇIKARILDI”
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu’ndaki salonda görülen davada tanıkların her şeyi anlattığına vurgu yapan Av. Saruhan Kadayıfçı, “Elektrik arızalarının sürekli yaşandığını, yangının saniyeler içinde büyüdüğünü, işçilere koruyucu ekipman verilmediğini, denetim yapılacağı zaman işçilerin dışarı çıkarıldığını, zabıtaların gelip işlem yapmadan gittiğini söylediler” açıklamasında bulundu.
“DENETLEMESİ GEREKENLER SÖMÜRÜYE GÖZ YUMDU”
Suriyeli bir göçmen işçinin anlattıklarına dikkat çeken Kadayıfçı; “Fabrikada çalışan işçilerin çalışırken sürekli elektrik arızalarıyla ve ekipman yetersizliğiyle çalışmak durumunda kaldığını söyleyen Kadayıfçı, konuya ilişkin. Duruşmada konuşan Suriyeli göçmen işçi kardeşimizin anlattıkları da Dilovası’nda göçmen emeğinin nasıl sigortasız, güvencesiz ve korumasız biçimde sömürüldüğünü bir kez daha gösterdi. Patronlar yoksulluğu ve çaresizliği fırsata çevirirken, denetlemesi gerekenler bu sömürüye göz yumdu” ifadesini kullandı.
DAVANIN KANDIRA’DA GÖRÜLMESİNE TEPKİ
Ravive Kozmetik Fabrikası’na ilişkin dava sürecinin Kandıra’da değil, Gebze’de devam etmesini isteyen Kadayıfçı, “Bir diğer kabul edilemez durum da davanın Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde görülmesidir. Davamız aileler olarak bizim yaşadığımız ve suçun işlendiği bölgeye uzak bir yerde görülüyor” dedi. Davanın Kandıra’da görülerek halkın, süreci takip
KAMU GÖREVLİLERİ YARGILANSIN TALEBİ
Kozmetik fabrikası davasında tahliye edilen kişilerle ilgili olarak itiraz sürecinin başlatılması gerektiği ifade edilirken, kamu görevlilerinin de dosyaya dahil edilerek yargılanması istendi. Aileler adına açıklama yapan Av. Saruhan Kadayıfçı, “Binaya ilişkin yıkım kararı, belediye ve zabıta kayıtları, SGK ve Çalışma Bakanlığı denetimleri, itfaiye raporları, CİMER başvuruları, şirketler arasındaki ticari bağlar ve para transferleri eksiksiz incelenmelidir. Dava ailelerin ve kamuoyunun takip edebileceği bir yerde görülmelidir” ifadesini kullandı.
