Kocaeli’nin Kandıra ilçesine bağlı Karadeniz’e kıyısı olan turizm bölgesi Kerpe’de dalış sezonu başladı. Kapılarını açan dalış okulları, su altı dünyasının gizemlerini ve doğal güzelliklerini keşfetmek isteyen meraklıları bekliyor. Yaz mevsimiyle birlikte doğal güzellikleriyle öne çıkan Kandıra’da, deniz kıyısındaki hareketlilik su altına da yansımaya başladı. Bölgede hizmet veren dalış okulları, hem eğitim almak hem de su altı dünyasını keşfetmek isteyenlere kapılarını araladı.
“Artık kartlar değişiyor”
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) ve Kerpe Deniz Yıldızları Dalış Okulu Eğitmeni Sedat Türkmen, sezonun yavaş yavaş hareketlendiğini belirterek, su altı güzelliklerini merak eden tüm dalıcıları Kocaeli’ye beklediklerini ifade etti. Türkmen, “Su altı güzelliklerini merak eden, keşfetmek isteyenler için Kocaeli’deki bütün dalış okulları gibi biz de aktifiz. Tüm dalış meraklılarını bekliyoruz. Kocaeli’de dalış denilince buralar çok akla gelmiyor. Öncelikle Ege ve Akdeniz geliyor ama artık kartlar değişiyor. Kocaeli’deki dip temizliği, Marmara’daki güzel haberler ve çamur temizliği, fauna ve floranın değişimini sağladı. Karadeniz’de de güzel hikayelerin başlangıçları var. U-23 denizaltısını aktif dalışa açmak gibi bir düşüncemiz var” dedi.
“En iyi eğitmenler Kocaeli bölgesinde”
Kocaeli’nin dalış eğitimi açısından önemli bir bölge olduğunu vurgulayan Türkmen, şu ifadeleri kullandı: “Kocaeli bölgesi dalış için, eğitim için inanılmaz bir yer. Kerpe’de, Marmara’da dalış eğitimi alan tüm dalıcıların Ege’de, Akdeniz’de ve dünyanın her yerinde rahatlıkla dalış yapabildiğini söyleyebiliriz. Bu bizim için bir iftihar kaynağı. Özellikle buradaki eğitmenleri överek söylüyorum. Diğer yerlerdeki arkadaşlar alınmasın ama en iyi eğitmenler bizim Kocaeli bölgesinde. Bu da bizim gururumuzdur. Sualtı sporlarının bütün aşamalarında Kocaeli olarak iddialıyız.”
“Su altına ilgi her geçen gün artıyor”
Dalışa olan ilginin her geçen gün arttığına da dikkati çeken Türkmen, “Su altı henüz bir uzay kadar bile keşfedilmedi. Bu anlamda su altı hala hepimizin merakı. Eğitim aldıktan sonra insanların tercihleri başlıyor. Derine dalmak, mağara dalışı yapmak, batık dalışı yapmak, gece dalışı yapmak, su altında fotoğraf çekmek gibi birçok dala ayrılıyor. İnsanlar bunları hobi olarak yaptıkça su altında, o sessiz dünyada doğal ortamı yaşıyor. Herkesin bir köy özlemi vardır ya, biz dalıcılar da bunu su altında, doğal ortamı ve habitatı yaşayarak görüyoruz. Bu da hepimize inanın terapi gibi geliyor. Bu sadece benim için değil, tüm dalıcılarda gözlemlediğimiz bir durum” şeklinde konuştu.
