Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu’ndan CHP’nin adalet nöbetine destek

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu, İzmit Belediyesi’ne yönelik soruşturma sonrası başlatılan dayanışma nöbetine katıldı. Belediye önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu, “Talep edildiğinde ifade vermekten imtina etmeyecek olan bu isimlere yönelik gözaltılar kriminal bir suç yaratma çabasıdır” ifadesini kullandı.

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu, İzmit Belediyesi’ne yönelik soruşturma sonrası

İzmit Belediyesi’ne yönelik operasyon kapsamında Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan, İzmit Belediyesi BEKAŞ Genel Müdürü Ömer Akın, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İzmit Belediyesi Meclis Üyesi İlker Ulusoy ve İzmit Belediyesi bürokratlarının gözaltına alınmasının ardından dayanışma nöbeti başlatıldı. 20 Temmuz Pazartesi günü başlayan dayanışma nöbetine destek olmak için Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri bir araya geldi.

Belsa Plaza’daki belediye binası önünde basın açıklaması yapan Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, gözaltı işlemlerine tepki gösterdi.

Ülke olarak karalık bir süreçten geçildiğini belirten platform, “Kendilerinden talep edildiğinde ifade vermekten imtina etmeyecek olan bu isimlere yönelik gözaltılarla kriminal bir suç yaratma çabası, hukukun tamamen yok sayılmasıdır” ifadesini kullandı.

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformundan CHPnin adalet nobetine destek 1“TUTUKLAMA FURYASI GİTTİKÇE ŞİDDETLENİYOR”

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu’nun basın açıklamasını Yapı-Yol Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Levent Burhanoğlu okudu. Platformun açıklaması şöyle: “Ülke olarak çok karanlık bir süreçten geçiyoruz. Siyasetçilerden gazetecilere, belediye başkanlarından sanatçılara, sendikacılara kadar demokrasiden, hukuktan, adaletten yana olan tüm kesimleri hedefine koyan baskı, gözaltı, tutuklama furyası gittikçe şiddetleniyor.

24 yıldır iktidarda olanlar ülkeyi öyle bir hale getirdi ki her güne yeni bir hukuksuzlukla, yeni bir şafak baskını ile uyanır hale geldik.

GÖZALTI VE TUTUKLAMALARIN HİÇBİRİSİ TESADÜF DEĞİLDİR

Sokak röportajı yapan vatandaşlara kadar uzanan bu saldırı furyasına, hukukun son kırıntılarını da ortadan kaldırmaya dönük bu adımlara önceki gün, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan, İzmit Belediyesi BEKAŞ genel müdürü Ömer Akın, İzmit Belediyesi meclis üyesi İlker Ulusoy ve İzmit belediyesi bürokratlarına yönelen gözaltılar eklendi. Bu gözaltılar halka hizmeti engellerken, diğer yandan siyaset yapma hakkının gasp edilmesi anlamı da taşımaktadır. Kendilerinden talep edildiğinde savcılık çağrısına uyarak ifade vermekten imtina etmeyecek olan bu isimlere yönelik gözaltılarla kriminal bir suç yaratma çabası, hukukun tamamen yok sayılmasıdır.

Öncelikle altını çizmek isteriz ki aylardır ardı ardına yaşadığımız kayyum atamaları başta olmak üzere hukuksuzlukların, baskıların, gözaltı ve tutuklamaların hiçbirisi tesadüf değildir.

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformundan CHPnin adalet nobetine destek 2‘MAKBUL VATANDAŞ REHBERİNDE’ YENİ FASILLAR AÇILIYOR

Ülkeyi yönetenler iktidara geldikleri günden bugüne başta emekçi kesimler olmak üzere tüm toplumu kapsayan “Köleliğe Uyum Programını” hayata geçirmeye çalışmaktadır. Söz konusu programın hayata geçirilmesinin tek koşulu ise demokrasinin, hukukun, adaletin, emeğin hakları başta olmak üzere en temel hakların, ortadan kaldırıldığı bir ülke yaratmaktır.

Bu nedenle mevcut siyasi iktidar 24 yıldır “iktidarımıza biat edecek kullar istiyoruz” diye ferman buyurmakta, iktidarlarına uygun “makbul vatandaş rehberinde” herkese yeni fasıllar açmaktadır.

24 yıldır diyorlar ki; “Bizim için gazetecinin, dediğimizin dışında bir şey yazmayanı, iktidarımızı öveni makbuldür.

Diyorlar ki; “Bizim için işçinin, emekçinin kölece çalışma koşullarına, açlık sınırı altındaki ücretlere ses çıkarmayanı, yaşadığı iş cinayetini dahi kaderden sayanı makbuldür.

Diyorlar ki; “Bizim için sendikacının işçinin, emekçinin hakkını arayanı değil önümüzde el pençe duranı, kraldan çok kralcı olanı, yandaş olanı makbuldür.”

Diyorlar ki; “Bizim için kadının eşitlik ve adalet için mücadele edeni değil, maruz bırakıldığı kadın cinayetlerine, tacize, şiddete rağmen kocasına, ailesine biat edeni, istihdamda ucuz, esnek çalışmanın parçası olanı makbuldür.”

24 yıldır diyorlar ki; “Kimse bizim düzenimize itiraz etmesin hakkını aramaya kalkmasın. Yoksa kim olursa olsun soruşturma, gözaltı, baskı ve tutuklamalarla sustururuz.

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformundan CHPnin adalet nobetine destek 1OTORİTER BİR SİSTEM ADIM ADIM ÖRÜLMÜŞTÜR

Kısacası mevcut iktidarın hedefi en başından beri yoksulluğun, adaletsizliğin, hukuksuzluğun hüküm sürdüğü, emeğin hakkının yok sayıldığı bir ülke yaratmak olmuştur. Bunun için yıllardır tek kişinin ağzından çıkan her sözün ferman kabul edildiği otoriter bir sistem adım adım örülmüştür.

Geldiğimiz noktada mevcut otoriter sisteme itiraz eden, kendisine biçilen “iktidarın gönüllü kulu olma” rolüne karşı çıkan herkes bu garabet düzenin hedefi haline getirilmektedir. Böylece halkı ve emekçileri nefessiz bırakacaklarını, iradelerini kıracaklarını, mevcut düzene razı edeceklerini sanıyorlar.

İçerisinden geçtiğimiz ekonomik, toplumsal ve siyasi krizlere karşı toplumsal muhalefetin yükseleceği her alana gözdağı vermek istiyorlar. Üstelik hepimizden, tüm toplumdan bu karanlık tabloya itiraz etmememizi, susmamızı, iktidarlarına biat etmemizi istiyorlar.

TEK ÇIKIŞ YOLU; OMUZ IMUZA MÜCADELE ETMEKTİR

Zulmün ve zorbalığın efendileri rolüne soyunanlar bugün en çok milyonların yarattıkları garabet düzene karşı yan yana gelmesinden korkmaktadır. Dolayısıyla tüm toplumun içine itildiği bu zifiri karanlıktan çıkmanın tek yolu; siyasal iktidar eliyle yaratılan yoksulluk, adaletsizlik, hukuksuzluk düzenin dişlileri arasında ezilen milyonların omuz omuza vermesinden geçmektedir.

Toplum üzerinde baskı kuran, şiddet uygulayan ve kendine tabi kılan tüm yönetimler eninde sonunda tarihin çöplüğünde yerini almıştır.

Bugün hukuksuzluktan, sömürüden, baskı ve şiddet politikalarından beslenenlere karşı tek çıkış yolu; ülkemizin eşit, özgür, barıştan yana demokratik yarınları için dayanışmayı ve mücadeleyi yükseltmekten geçmektedir.

Bunun için tüm mücadele dostlarımızı bu karanlık tabloyu genel bir direniş hattıyla engellemeye çağırıyoruz. Ve son söz olarak diyoruz ki; Kurtuluş Yok Tek Başına,  Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!”