Dünyanın en yüksek enflasyonunun yaşandığı ve en yüksek faiz oranlarının görüldüğü ülkelerden biri haline gelen Türkiye’de tablonun giderek daha da karardığını vurgulayan Kanko, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
TÜRKİYE GIDA ENFLASYONUNDA BİRİNCİ
Son veriler, Türkiye’nin gıda enflasyonunda OECD ülkeleri arasında birinci sıraya yerleştiğini ortaya koyuyor. Bu korkunç “birincilik”, Erdoğan’ın “Verin yetkiyi, görün etkiyi” sözlerinin tam bir fiyaskoya dönüştüğünün açık göstergesidir.
DOLAR KURU 11 YILDA 2 LİRADAN 40 LİRAYA ULAŞTI
10 Ağustos 2014 tarihinde dolar/TL kuru yaklaşık 2,15 TL seviyelerindeydi. 10 Ağustos 2025 itibarıyla dolar/TL yaklaşık 40,66 TL’yi bulmuş durumda. Bu, 19 katlık bir değer kaybı demektir. Bir para biriminin böyle bir çöküş yaşaması, hangi akıl ve hangi ekonomi politikasıyla izah edilebilir?
“VERİN YETKİYİ” SÖZÜ YOKSULLUK GETİRDİ
“Verin yetkiyi, millete hizmet ederim” diyen lider, bugün; ekonomide krizi büyüttü, insanları borca boğdu, emeklinin maaşını eritti, işçiyi hak aramaktan korkar hale getirdi, basın ve ifade özgürlüğünü kilitledi, gençleri göç etmeye mecbur bıraktı.
15 MADDE SIRALADI
1.Döviz kurundaki rekor yükseliş, TL’nin tarihinin en büyük değer kaybı.
2.Gıda enflasyonunda OECD birinciliği, sofraların yangın yeri haline gelmesi.
3.Basına baskı, muhalefetin susturulması, demokrasinin zedelenmesi.
4.Sendikal hakların gasp edilmesi; işçilerin geleceksiz bırakılması.
5.Emeklilerin maaşlarının açlık sınırında seyretmesi.
6.Gençliğin umudunu kaybetmesi ve yurtdışına göç etmesi.
7.Eğitimin ve adaletin güvenli liman olmaktan çıkması.
8.Haftalık market sepetinin ulaşılmaz hale gelmesi.
9.Sokaklarda ve köprü altında büyüyen yoksulluk.
10.Kadınların iş ve sosyal hayattan dışlanması.
11.Rant odaklı şehirleşme, trafik ve yapılaşma sorunları.
12.Kanun ve hukukun iktidar ve muhalefet için iki ayrı şekilde işler hale gelmesi.
13.Yurt dışında Türkiye’nin itibarının sıfırlanması.
14.Millet olarak geleceğe korkuyla bakar hale gelmemiz.
15. Ve en kötüsü: Yöneten bir iktidarın, halkı mutlu etmeyi değil, iktidarda kalmayı hedeflemesi.
Sonuç olarak, bu girdaptan çıkış yolu sadece CHP seçmeni değil, tüm halkın ortak iradesidir. Türkiye’nin yeniden demokrasiyi, refahı ve özgürlüğü kazanabilmesi için bu karanlığa izin verilmemelidir. Bu karanlık düzeni yıkacak olan tek güç; sen, ben, hepimiz; milletin ta kendisidir. Bir sonraki seçimde millet, sandığa öfkesini değil, umudunu yansıtacaktır.”
