Bu CHP’lileri anlamak mümkün değil.
Bütün enerjilerini kendi içlerindeki çekişmeye harcıyorlar.
Kendileri aday değilse genel ve yerel seçimlerde çalışmıyorlar.
Parti içi güç savaşlarında verdikleri emeğin onda birini rakip partilerle mücadeleye vermiyorlar.
Koltuk, CHP’liler için çok kıymetli.
Bunu il kongresine günler kala bir kez daha gördük.
Malum CHP’de 3 aday var.
Biri İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in danışmanı Çetin Sarıca’yı adaylığa ikna edemeyince aday olarak mecbur kaldığı belediye başkan yardımcısı Erdem Arcan.
Bir diğeri belediye başkanıyla, milletvekiliyle kavgalı bir isim olan, birkaç eylem ziyareti dışında pek de siyasi bir çalışma ortaya koyamayan mevcut il başkanı Bülent Sarı.
Son aday ise milletvekili Harun Yıldızlı’nın mecbur kaldığı, daha iyisini bulamadığı İsmet İşeri.
CHP çok da heyecan yaratmayan bu 3 isimle bir kongre süreci geçiriyor.
19 Ekim’deki il kongresine bir haftadan az bir zaman kaldı.
Aslında hesaplar belli.
Kim hangi ilçede güçlü, kimin kaç kemik delegesi var biliniyor.
Ekipler karşı adaylardan delege koparmak için çabalıyor.
Ekipler dediysem hepsini bu şekilde düşünmeyin.
Gördüğüm kadarıyla sadece Bülent Sarı ve Fatma Kaplan Hürriyet’in seçim için büyük bir çabası var.
Bülent Sarı hali hazırda etrafında beklemediği bir destek buldu.
Hürriyet’in sosyal medya hesabından yaptığı ağır paylaşım, “yalancılıkla suçlanması” Bülent Sarı’nın çok işine yaradı.
Şimdi de ilçelerde kritik görüşmeler yaparak delegeleri kendi yanına çekmeye çalışıyor.
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ise varını yoğunu ortaya koymuş durumda.
Son bir haftadır adeta uyumuyor, il kongresi için çalışıyor.
Farklı ilçelerden delegeler belediyede ağırlanıyor.
Talepleri soruluyor.
Yetmiyor önemli ilçelerde kilit ekiplerin nasıl çözüleceği hesaplanıyor ve ona göre planlı bir çalışma yapılıyor.
Son olarak Gebze’de partinin eski genel sekreteri Önder Sav devreye sokulmuş.
87 yaşındaki Önder Sav’a Gebze’deki bazı delege ağaları aratılmış.
Erdem Arcan’a destek istenmiş.
İstenen bu destek de gerçekleşmiş.
Gebze’yi Önder Sav’la bölmeyi başarmışlar.
Ancak bence bu yetmez.
İsmet Paşa’yı da mezarından çıkarmaları gerek.
O da birkaç delege çevirebilir…
*
Bir Allah’ın kulu da çıkıp “Arkadaşlar siz ne saçmalıyorsunuz. Ne yapıyorsunuz. Biz genel merkezde var oluş mücadelesi veriyoruz. Davalarla cebelleşiyoruz. Belediye başkanlarımız tutuklanıyor. Siz bütün enerjinizi nasıl kongre süreçlerine harcarsınız” demiyor.
Bunun da önüne Tahsin Tarhan’la geçmişler.
Aslında herkesin malumu CHP Genel Merkezi Kocaeli’de tek adaylı bir kongre süreci istiyordu.
Kavga gürültü olmasın, genel merkeze yakın biri ağabeylik yapsın deniyordu.
Bu noktada neredeyse adaylar geri çektirilecekti.
Hürriyet ekibi Tahsin Tarhan’dan ricacı olmuş.
Geçtiğimiz aylarda siyaseti bıraktığını açıklayan, ancak her ne olduysa daha sonra önce Darıca ilçe delegesi daha sonra il delegesi olarak en temelden siyasete geri dönen Tahsin Tarhan da bu ricayı kırmamış.
Genel merkezle irtibata geçmiş.
Hali hazırda genel merkezin Tahsin Tarhan’a bir vefa borcu vardı.
Değişim kurultayın Özgür Özel ve ekibine açık destek veren Tahsin Tarhan’ı Kocaeli ekibi parti meclisi seçimlerinde doğramış, genel başkanın anahtar listesinden çıkartılması sağlanmıştı.
Genel merkez Tahsin Tarhan’a vefa borcunu bu şekilde ödemiş ve Kocaeli’ye karışmama kararı alınmış.
Bir anlamda Kocaeli için “Ne halleri varsa görsünler” denmiş.
Genel merkezin gözünü kulağını Kocaeli’den farklı bir yana çevirince elbette bu durum seçim kazanmak için her şeyi yapmayı kafasına koyan Hürriyet ekibinin işine gelmiş.
Önder Sav başta olmak üzere delege ikna edebilecek kim varsa temas kurmuşlar.
Yetmemiş Fatma Kaplan Hürriyet’e bütün delegeleri tek tek yeniden aratmışlar.
Yetmemiş belediyede ağırlamışlar.
Yetmemiş tek tek talepleri sorulmuş, dinlenmiş.
*
Gördüğüm kadarıyla Hürriyet için Erdem Arcan’ın seçim kazanması bir hayat memat meselesi haline gelmiş.
Hürriyet’e seçimi Harun Yıldızlı kazandıracak diyen de geniş bir kesim var parti içinde.
İsmet İşeri’nin 100 civarında bir oy alacağını düşünüyorlar.
İşeri’nin aday yapılmasının Bülent Sarı’ya seçim kaybettireceğini iddia ediyorlar.
Çok da haksız değiller.
Çünkü İsmet İşeri için çalışan pek kimse göremiyorum ben.
İddia yok gibi ortada.
Sadece “bizim olsun, aday olsun, kazanmasa da kaybettirir” gibi düşünülmüş duruyor.
İşeri’nin rakibi Erdem Arcan’ın hamileri gece gündüz çalışırken, Yıldızlı ve ekibi daha bir “ağabey” pozisyonda bekliyor gibi görünüyor.
İşeri aday olarak çıkarılmasaydı, iki adaylı kongrede Yıldızlı kimseye açık destek vermeseydi belki “parti ağabeyi” konumunda olabilirdi.
Ancak bugün sahada bir adayı var.
Ve tablo çok iç açıcı görünmüyor.
Delegelere “günaydın, iyi haftalar, gülümsemek en çok size yakışıyor” mesajları atmakla olmuyor maalesef.
Olacağını da sanmıyorum.
*
Bu seçim süreci sonunda ne olacak kestirmek gerçekten güç geliyor.
Bülent Sarı halen daha en güçlü isim.
Ancak Fatma Kaplan Hürriyet’in insanüstü çabasını boş görmemek lazım.
Seçim kazanılması için Erdem Arcan lehine her şeyi yapabilecek gibi duruyor.
Bir kimse her şeyi yapmayı göze aldıysa ben ondan korkarım.
Başiskele’de ne olduğunu görmediniz mi?
Seçim kazanmak uğruna beraber yol yürüdüğü, yıllarca dostluk ettiği Acurman ailesini karşısına almadı mı?
Bütün ilişkilerini yıkıp atmadı mı?
Başiskele gibi küçük bir ilçe için bunları yapan, il başkanlığı için neleri yapmaz?
Tanrım sen bizi istediği uğrunda her şeyi yapabileceklerin, hiçbir şeyden çekinmeyenlerin yönetiminden koru.
Başka bir şey düşünemiyor, başka bir temennide bulunamıyorum.
Uğur Enç



YORUMLAR