Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uğur Enç
Uğur Enç

Telefon acı acı çaldı!

Dünya Kupası’nda neredeyse tek bir maç kaçırmadım.

Bu sene bana futbolu sevdiren sene oldu adeta.

Beşiktaş’ın transferleri de bu sezona dair heyecan duymamı sağlıyor.

Bu sebeple hemen her maçı takip ediyor, oyuncuları ve takımların oyunlarını analiz etmeye çalışıyorum.

Dün gece İspanya-Arjantin maçını izledim.

Elbette Siyonist sevicilere karşı bütün desteğimiz İspanya’ydı.

Şükür kupayı kaldırdık.

Türkiye kupa kaldırsa bu kadar sevinirdim.

Bağırmaktan sesim kısıldı.

Maç sonrası dostlarla sohbet filan derken 2’ye doğru eve geçebildim.

Uyumam 3.30’u buldu.

Saati 8.00’e kurdum.

Birkaç defa alarmı erteler en geç 9 gibi uyanırım diyordum.

2 defa sese uyandım, telefona hiç bakmadan tuşuna bastım.

Kendimce alarmı sessize alıyordum.

Peşi sıra bir daha çalınca “Bu alarm değil” dedim.

Uykulu gözlerle baktım Kocaeli Gündem’in sahibi Hakan Süer arıyor.

Telefonu açtım.

“Uğur bir şeyler oluyor” dedi.

“Emniyetin İzmit Belediyesi’yle ilgili operasyon yaptığı iddia ediliyor. Yıllardır CHP muhabirliği yapıyorsun, bir bakar mısın” diye ekledi.

Kalktım, saate baktım 6’yı geçiyor.

İlçe başkanı Gökhan Ercan’ın gözaltına alındığı iddia ediliyordu.

Ancak sadece iddiaydı.

Bir iddiayla ilgili sabahın 6’sında telefon açmaya, avukatları yatağından kaldırmaya cesaret edemedim.

Gökhan Ercan’ın avukatına bir mesaj attım: “Uyanık mısın?”

“Evet” cevabı gelince hemen Hakan Süer’i geri aradım.

“Abi iddia doğru. Hemen kalk” dedim.

İkimiz de yataklarımızdaydık.

Uyur uyanık iddianın peşine düşmüştük.

Kalktım.

Avukatları aramaya başladım.

Olayın detaylarını öğrendim.

Fatma Kaplan Hürriyet’in de evine operasyon olduğunu anlayınca Hakan Süer’i geri aradım.

“Kandıra sapağında buluşalım, Fatma hanımın evine geçelim” dedim.

Evden çıktım.

Motosikletime atladım.

Önce İzmit Belediyesi’ne uğradım.

Polis ablukasından birkaç kare fotoğraf çektikten sonra Süer’le buluştum ve Fatma Kaplan Hürriyet’in evine geçtim.

Yani öyle birilerinin hayal ettiği gibi bizi o saatte emniyet kapının önüne dikmedi.

Sabahın erken saatlerinde pek çok kimse gibi çalan telefonların ardından haberin peşine düştük ve alana indik.

Herkes anlatıyor şimdi şöyle yaptık, böyle yaptık diye.

Sabahın 6’sında Hürriyet’in evinin önünde sadece 3 gazeteci vardı; Hakan Süer, ben ve Özgür Kocaeli’den Nazım Özgün Erbulan.

Türkiye’de gündem olan o videoları biz çektik.

Daha sonra haberin cimriliğini yapmadık.

Bunları aşalı çok oluyor.

İsteyen her meslektaşımızla görüntüleri paylaştık.

*

Hakan’la yıllardır dostluğumuz var.

Dostluğumuzdan önce ise meslektaş olarak birbirimize duyduğumuz büyük bir saygı vardı.

O iktidara yakın A Haber’in Kocaeli bölge temsilcisiydi ben muhalefete yakın Sözcü’nün.

İki ayrı uçtaydık.

Ancak her zaman alandaydık.

Artık orta yaşlarımıza geldik.

Meslekte yıllarımızı geride bıraktık.

Yönetici pozisyonlarına geçtik.

Kendi kurumlarımızı inşa ettik.

Ancak değişmeyen bir şey var, sabahın 6’sında haber için birbirimizi arayacağımızı, yataklarımızdan kaldırabileceğimizi ve haber için alanda buluşabileceğimizi biliyoruz.

Masa başından iş yapmıyoruz.

Bu kentte 30’larını geride bırakmış, 40’larına merhaba demiş ancak konu haber olduğunda yüreği hala 20’lerinde atan onlarca meslektaşımız var.

Bugün çok hareketli bir gündü hepimiz için.

İstisnasız her gazeteci haberi aldığı andan itibaren daha fazla bilgi almak ve kamuoyuna o bilgileri ulaştırmak için mücadele etti.

Hepsini tebrik etmek gerek.

Biz gazeteciler olarak taraf tutmayız.

Sadece tarihe not düşeriz.

Bugün yaşananları da Kocaeli medyası alnının akıyla tarihe not olarak düştü.

*

Fakat istemsiz bir kin vardı.

Siyasi çevreler ve maalesef meslektaşlarımız neden sabahın köründe evin önünde olduğumuzu, bizi kimin bilgilendirdiğini konuşuyor, dedikodu ediyorlardı.

Bununla birlikte gelen suçlamalara yakın söylemler de geldi…

Hakan Süer bir video çekerek durumu anlattı.

Ben de yazayım istedim.

Neden Fatma Kaplan Hürriyet’in evinin önündeydik?

Çünkü operasyonun sesini duyduk.

Bilgisini almadık.

O sesi takip ettik, sabah 6’da yataklarımızdan kalktık ve mücadele ettik.

Gazetecilik birilerinin sandığı gibi “Şuraya gidin, bekleyin, şu olacak” demesiyle yapılmıyor.

Tek bir cümleyle başlayabiliyor her şey, “İzmit Belediyesi’nde bir hareketlilik var.”

Ve sonra mesleki refleksler devreye giriyor, herkes kaynaklarını arıyor ve ne yapacağını konuşuyor.

Belediyeye operasyon yapıldığını duyduğunuzda aklınıza ilk gelen şey belediye başkanının evine gitmek oluyor.

Eğer aklınıza bu gelmiyorsa zaten gazetecilik yapmanız çok zor.

*

Ben kendi adıma bugün çokça yoruldum.

2.5 saatlik uykuyla günü tamamlıyorum.

Yarın neler olacak, bekleyip göreceğiz…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ