Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uğur Enç
Uğur Enç

Belediye promosyonları neden düşük kaldı?

Kocaeli genelindeki belediyelerin maaş promosyonu görüşmeleri büyük ölçüde tamamlandı.

Neredeyse bütün çalışanlar tepkili.

Kimi diyor, “Bizim belediyede diğer belediyenin bilmem kaçı çalışan vardı. Neden daha fazla promosyon alamadık?”

Kimi diyor, “Emniyet 100 bin lira promosyon alıyor. Biz neden düşük alıyoruz?”

Promosyon ihalelerinde bankaların verdiği tekliflere sinirlenenler var.

Hatırlayın büyükşehirin promosyon görüşmelerini…

Hizmet İş Sendikası’nden bile bankalara ne kadar sert tepkiler gelmişti.

Peki belediye promosyonları neden düşük kaldı, kalıyor?

Anlatayım.

*

Birinci sebep promosyon görüşmelerinin tarihi.

En önemli sebeplerden biri bu.

Kocaeli’deki belediyeler maaş promosyon görüşmelerini yıl sonunda yapıyor.

Yıl sonuna kadar Kocaeli’deki bütün banka şubeleri kendilerine tanınan maaş promosyon haklarını büyük ölçüde kullanmış oluyor.

Kocaeli bir sanayi kenti.

Binlerce çalışanı olan fabrikalar var.

Şubat ayında, mart ayında, nisan ayında fabrikalarla anlaşmalar yapılmış oluyor.

Ekime, kasıma gelene kadar bankaların yıl içi bütçesi tükeniyor.

Hal böyle olunca elde olanı zorlayarak teklif veriyorlar.

Bu sebeple teklifler çok düşük kalıyor.

*

İkinci sebep ise aslında sıkça sorulan bir sorunun da cevabı.

Banka promosyon ihalelerinde özel bankalar teklif sunmuyor ya da çok düşük teklif sunuyor.

Peki ama özel bankalar neden promosyon ihalelerinde böyle davranıyor?

Bankaların maaş hesabı karşılığı promosyon teklif etmesinin bir sebebi var.

Maaş hesaplarını kendi bankalarında istedikleri kurum ve kuruluşların ticari hesaplarını da almak.

Genelde promosyon anlaşmaları bu şekilde yapılıyor.

Banka geliyor, maaş hesaplarından elde ettiği kardan çok ticari hesaplara odaklanıyor.

Mesela büyükşehir belediyesinin yıllık 79 milyar 500 milyon TL bir bütçesi var.

Bankalar maaş promosyon ihalesine girerken yıllık bu bütçenin büyük bir bölümünün kendi bankası üzerinden transfer edilmesini bekliyor.

İstiyorlar ki müteahhit ödemeleri kendi bankalarından yapılsın.

Hak edişler kendi bankalarından ödensin.

Ancak belediyelerle ilgili bir kural var, bu ödemeler için yalnızca kamu bankalarını kullanabiliyorlar.

Özel bankalardan ticari kamu ödemesi yapamıyorlar.

Sadece maaş ödeyebiliyorlar.

Hal böyle olunca kamu bankaları için avantajlı görülen belediye promosyon ihaleleri özel bankalar için hiç de avantajlı olmuyor.

Girmiyorlar.

Teşekkür edip uzuyorlar.

Ya da göstermelik bir teklifte bulunuyor.

*

Kocaeli’deki belediye çalışanları bu iki sebeple düşük promosyon alıyor.

2.sebep için, yani özel bankaların katılımı için yapılabilecek pek bir şey yok.

Ancak kamu bankalarından daha yüksek promosyon alabilmek için promosyon ihalelerinin yılsonunda değil, yılbaşında yapılması gerek.

Bu durumu 3 sene sonra dikkate alırlar mı?

Emin değilim.

Ulan!

Neresinden baksanız kabul edilemez bir durum.

Ortada o kadar çamur var ki, bu konuları hiç yazmak istemiyorum.

Ancak yazmazsam da vicdanım rahat etmeyecek.

CHP’de onlarca genç tanıyorum.

Hepsinin hayali İzmit Belediyesi’nde işbaşı yapmak.

Ben bu durumu doğru bulmuyorum.

Fatma Kaplan Hürriyet ilk başkan seçildiğinde çok yakın arkadaşlarımla sırf bu sebeple ters düşmüştüm.

Malum bir dönem CHP’li gençler Fatma hanıma bayrak açmışlardı.

Gençleri işe almadığı için, örgüte değer vermediği için filan sürekli eleştiriyorlardı.

O dönemlerde Tugay kardeşimiz hayatını kaybetti.

Herkes Fatma hanıma çok daha üst perdeden yüklenmeye başladı.

Tugay’ı intihara sürükleyenler hiç tartışılmadı.

Tugay’ın evine kadar giden, kapısına dikilen, hesap soranlar hiç tartışılmadı.

Hatta CHP’li gençler Tugay Adak’ın adı üzerinden bir savaş verirken o savaşın en ön saflarındaki gençler Adak’ı intihara götüren süreçte payı olanlarla boy boy fotoğraf vermeye devam ettiler.

Tugay İzmit Belediyesi’nde işe giremediği için ölmedi.

Son 2-3 günde yaşadıklarını benim kadar bütün CHP’liler de biliyor.

O dönem Fatma hanıma bayrak açan CHP’lilerin bir kısmı daha sonraki seçimde Fatma hanımın meclis listesine girmek için çaba gösterdi.

Bir kısmı gençlik kollarında göreve gelir gelmez koşa koşa Fatma hanımla fotoğraf verdi.

Bir kısmı ise Fatma hanımla ekip oldu, onun bir dediğini iki etmemeye başladı.

*

Zaman geçtikçe belediyenin nasıl bir imkan olduğu fark edildi.

Önseçim süreciyle başlayan işe alımlar en son il kongresiyle devam etti.

Genci yaşlısı, Hürriyet’e parti içi yarışlarda destek veren kim varsa ya kendi işe girdi, ya bir yakınını işe sokabildi.

Bugün İzmit Belediye Meclisi’nde Fatma hanıma Darıca’dan, Derince’den işe aldığı CHP’liler soruldu.

CHP Kocaeli İl Kongresi’nde Erdem Arcan’a oy verilmesi karşılığında belediyede iş sözü verdiği biliniyordu.

Bugün adeta itiraf gibi bir açıklama yaptı.

Bu açıklamanın belediye gücünü kullanmayı itiraf olmasına mı şaşırayım, bir belediye başkanın avam üslubuna mı bilmiyorum.

Fatma hanım Darıca’dan, Derince’den işe alınanlarla ilgili soru soranlara bağırdı:

“Ben 3 tane genç kardeşimi işe aldım diye laf söylüyorsunuz.

Aldım ulan! Aldım.

İşe aldım, alacağım da.

O genç arkadaşların fazlasını da alacağım.

O çocuklar işe girmeyi de hak ediyor.”

*

Hangi partiden olursa olsun, sırf üye olduğu partili bir isim seçim kazandı diye belediyenin iş kapısı görülmesine karşıyım.

Belediye başkanı, yakın çalışma ekibini dilediği gibi atayabilir.

Mesela fen işlerinde, temiz işlerinde, park bahçelerde filan liyakat aramam.

Belediyeyi kendi siyasi görüşündeki kimselerle yönetmek isteyebilir.

Bu çok doğaldır.

Ancak sokaktaki işçi, halkla ilişkilerdeki işçi, basın yayındaki işçi, tapu müdürlüğündeki işçi…

Bunlar siyasi parti üyelikleriyle değil, işi yapıp yapamayacakları ile gündeme gelmelidir.

Bir de elbette ilçedeki ikametleriyle…

Benim ilçemde, benim ödediğim vergilerle, tepeden inme birileri işe alınacaksa en azından benim semtlim olmasını yeğlerim.

Hiç kimsenin tepeden inme işe alınmamasını yeğlerim de, öyle bir dünya maalesef Kocaeli için mümkün gözükmüyor.

*

Fatma hanımın açıklamalarını neresinden tutsam elimde kalıyor.

Dedim ya aslında hiç girmek istemiyorum bu konulara.

Çok çamur var ortada.

Ancak yazmazsam da vicdanım rahat etmeyecek.

Fatma hanım, “O çocuklar işe girmeyi de hak ediyor” diyor.

15 yıldır CHP muhabiriyim ben.

Çaycısından, mahalle temsilcisine neredeyse kentteki bütün CHP’lileri tanırım.

Bugüne kadar İzmit Belediyesi’nde işbaşı yapan CHP’lilerden gördüğüm kadarıyla o çocukların işe girmeye hak etmesinin tek bir sebebi var, Fatma hanımın bir dediğini iki etmemeleri.

Yoksa o çocuklara gelene kadar işe girmeyi hak eden onlarca, yüzlerce CHP’li var.

Üstelik bu hak edişleri CHP üyelikleri ile dahi değil, liyakatleri ile.

*

Bu kadar tartışma arasında Erdem Arcan’ın sessizliğine üzülüyorum.

Erdem Arcan’ın yönetimindeki insanlara üzülüyorum.

İzmit Belediyesi’nin iş vaadi ile geldikleri görevde, belediye hizmetinde bir il örgütü yaratmaktan öteye gidebilecekler mi, sanmıyorum.

Belediyede iş vaadi olmadığında ise işlerin nasıl yürüdüğünü daha net görüyoruz.

Ankara siyasetinde İzmit Belediyesi’nde iş teklifi yeterli olmadığı için olsa gerek, Fatma Kaplan Hürriyet’in, “Hadi Parti Meclisi’ne de sen aday ol. Ben destekleyeceğim” dediği Vedat Küçük anahtar listeye giremedi.

Kocaeli kurultay delegelerinin tamamının desteğine rağmen, 60 kişilik PM’de sayı 80’e yükseltilmesine rağmen, yanı başımızdaki Sakarya’ya 2 Parti Meclisi Üyeliği verilmesine rağmen, Kocaeli’den tek bir isim bile Parti Meclisi’ne kabul edilmedi.

Hürriyet’in adayı Vedat Küçük de adaylıktan çekilmek zorunda kaldı.

Vedat Küçük hatırlarsanız daha önce de işçi temsilcisi sıfatıyla işveren konumundaki Fatma Kaplan Hürriyet’in makam odasında sözleşme imzalamış, büyük tepki toplamıştı.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ