Kocaeli’nin kentsel dönüşüm sorunu var.
Çalışmalar yapılıyor ancak gördüğümüze göre halen net bir sonuç alınabilmiş değil.
Müteahhitler kat artışı bekliyor.
Kocaeli’nin trafik sorunu var.
Kentin dört bir yanında yol ve kavşak yapım çalışmaları var.
Ancak köklü bir çözüm önerisi yok.
Basınç dolu, her yanı patlak bir boru sistemi gibi.
Nereyi düzeltseniz bir başka bölgeye trafik yükü taşımış oluyorsunuz.
Kocaeli’nin su sorunu var.
Barajlar çare olmuyor.
Son birkaç yıldır neredeyse her mevsim su krizi tehlike çanları çalıyor.
Kocaeli’nin çevre sorunu var.
Limanlar büyümeye devam ediyor.
OSB’ler dilediği gibi at koşturuyor.
Sarı öküz verilmiş, artık kimse hiçbir şeye ‘dur’ demiyor.
Kocaeli’nin ekonomik sorunları var.
En dandik evin kirası bile asgari ücreti geçmiş durumda.
Vatandaş geçinemiyor.
*
Her biri büyük, her biri ayrı bir sorun.
Ancak temel sorunlardan biri düzen sorunu.
Kocaeli’nin düzen sorunu var.
Kentte düzen yok.
Kurallara uyan yok.
Hatalı parklanmalara hiç girmeyeceğim.
Kocaeli’nin ara sokaklarında araba sürmek büyük kabiliyet işi artık.
Sadece ara sokaklarda da değil, kentin ana caddelerinde de artık araba sürecekseniz bir ralli sürücüsü kadar keskin reflekslere sahip olmanız gerek.
Kocaeli’nin merkez ilçesi İzmit’te, en merkezi cadde olan Yürüyüş Yolu’nda motosikletler cirit atıyor.
Hiç kimse ses çıkarmıyor.
Kimse buna bir dur demiyor.
Her sabah Devrim Ekim’i okula bırakırken yürüyüş yolundan yaya geçidine bir motosiklet atlıyor.
Haftada 1-2 büyük tehlike atlatıyoruz.
Sadece ben değil, etrafımdaki pek çok dostum da benzer sorunları yaşıyor.
Yürüyüş Yolu’nda yaya olarak yürümek imkansız hale geliyor.
Çevresinde araba kullanmak imkansız hale geliyor.
Kocaeli Valiliği bu düzen sorununa ne zaman el atacak merak ediyorum.
Sadece ayda yılda bir Barlar Sokağı’nı basıp göstermelik asayiş uygulaması yapmakla olmuyor.
Kendini bilmez motosiklet sürücüleri, bütün boşlukları kendine ait sanan otomobil sürücüleri de kent asayişini büyük riske atıyor.
Özdilek Game Factory:
Çocuklarımızı ölüme mi götüreceğiz?
Özdilek AVM’yi oldum olası severim.
70’lerin Şişe Cam ve benzeri fabrikalarının sosyal tesislerine benzetirim.
Özellikle kaliteli restoranı beni kendine çeker.
Ayda 1-2 defa Özdilek AVM’nin restoranında yemek yerim.
Geçtiğimiz aylarda Kocaeli’deki AVM bünyesinde Game Factory isimli bir eğlence merkezi açıldı.
Devasa bir yer.
Pahalı bir yer.
Çocuğunuzu eğlendirmek istiyorsanız binlerce lira harcamanız gerekiyor.
İnsanlar harcıyor da.
Ayda yılda bir de olsa çocukları eğlensin istiyorlar.
Çocukları eğlenecekse, güvenli bir ortamda, eskimemiş yeni oyuncaklarla eğlensin istiyorlar.
Bu sebeple Özdilek Game Factory’i tercih ediyorlar.
Ancak önceki gün çok üzücü bir haber aldık.
Özdilek Game Factory içerisinde yer alan trambolin delindi ve bir çocuk içerisine düşerek yaralandı.
Allah’tan çocukta çok ciddi bir sağlık sorunu yok.
Ancak ortada cevaplanması gereken sorular var.
Daha yeni açılmış bir eğlence merkezinde trambolin muşambası nasıl olur da delinir?
Game Factory oyuncaklarını kim denetliyor?
Bu oyuncaklara hiç mi bakım yapılmıyor?
Sorumlalar kim?
Kimler hesap verecek?
Game Factory bu olayda kendini aklamazsa Özdilek AVM’de çok kalıcı olabileceklerini düşünmüyorum.



Uğur bey sizi çok beğeniyoruz. Her gün size mutlaka girerim.