Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uğur Enç
Uğur Enç

Herkesten özür diliyorum!

Ramazan ayı su gibi akıp geçti.
Din tüccarları, sahte Müslümanlar yine işin ticaretindeydi.
11 ay yedikleri haltları kimse bilmezmiş gibi 1 ay boyunda hem kendilerini hem çevrelerini kandırdılar.
Oruç tuttuklarını sattılar.
Namaz kıldıklarını sattılar.
Zekat verdiklerini bile sattılar.
Kendilerini siyasal İslamcılara pazarladılar.
*
Sakın yanlış anlamayın, yürekten inanıp da tövbe edenlere, bu Ramazan dolayısı ile doğru yolu tasavvufta bulanlara söz etmiyorum.
Benim sözüm sahurda eşek yüküyle tıkınıp, iftarda binlerce liralık sofralarda orucunu açarak ve bunu sosyal medyasından herkese duyurarak orucun bile gösterişini yapanlara.
Benim sözüm orucunu sadece yöneticilerine, patronlarına, para kazandığı kimselere şirin gözükmek için tutanlara.
Benim sözüm Ramazan bitsin diye gün sayanlara…
*
Her yıl Ramazan ayında daha da şiddetle aldığım ders açın halinden anlamak filan değil tahmin edeceğiniz üzere.
Ben her yıl kendini pazarlamak için avuçlarını ovuşturan sahte Müslümanlardan ders alıyorum.
Ortaya çıkan sahtelik, ortaya çıkan görmemişlik, hiç kaybolmayan gösteriş…
Akıl alır gibi değil.
*
Maalesef ne zühd olabildim, ne fenafillah.
Herkesten özür dilemek için yazacağım yazıya kısa bir giriş yapmak isterden yine gözlerim doldu.
Anlatmak için çok çabalamam gereken, derinliğinde sürekli düşüncelerde kaybolduğum konulara saplandım.
Tam burada birkaç saat kenara bıraktığım yazıya ancak devam edebiliyorum.
*
Yolun yarısını ardımda bıraktıktan sonra senelerin nasıl geçtiğini pek de anlayamaz oldum.
Cahit Sıtkı’nın dediği yerdeyim tam olarak.
“Ayva sarı nar kırmızı sonbahar! / Her yıl biraz daha benimsediğim. / Ne dönüp duruyor havada kuşlar? / Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim? / Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?”
Her geçen yıl biraz daha farkına varıyorum yaşamanın verdiği hazzın.
Her geçen yıl biraz daha benimsiyor ve bağlanıyorum çevreme.
Bu yaşıma kadar öyle çok bayram seyran bilmezdim.
Sağ olsun babam bizi çocuk yaşta terk edip yıllar sonra geri döndüğü için pek çok şeyden mahrum büyüdüm.
Ailenin birliğinden, bayramların öneminden, bir araya gelmenin/bir arada olmanın güzelliğinden filan pek bihaberdim.
Yolun yarısını geçtikten sonra birlik ve beraberlikle ilgili farkındalığım da arttı/artıyor.
Ramazan Bayramı için bir karar almıştım.
Sabah erkenden koltuğuma kurulacak, kahvemi alacak ve tek tek dostlarımı arayacaktım.
Birkaç saat boyunca “çevrem” diyebildiğim ve varlığımın tanığı kimselerle sohbet edecek, hatırlarını soracak, bayramlarını kutlayacaktım.
Ancak başaramadım.
Arife gecesi büyük karın ağrısı ile fırladım yataktan.
O andan itibaren yatağın dışına adım atamadım.
Dün öğle saatlerine kadar, Ramazan Bayramı’nın tamamında yani büyük eklem ağları ile mide bulantıları ve ishal ile mücadele ettim.
İştahım hala yok denecek kadar az.
Hayatımda ilk defa sadece eklemlerimin değil, diş köklerimin dahi tek tek ağrıdığını hissettim.
Çenem kasıldı, saatlerce titredim.
*
Rotavirüsü imiş.
Büyük bir salgın varmış.
Ben ilk defa duyuyorum.
Hastaneyle çok fazla işim olmaz.
Sağlık konularında kendi kendine bakımı yeğlerim.
Bu sebeple istirahatim biraz fazla sürer ama hastanesiz kendime gelirim.
Acısı da fazla olur elbet, dayanırım.
Siz siz olun, kendinizi korumaya alın.
Tam mevsim geçişi.
Sabah soğuk, öğlen sıcak, akşam soğuk.
Bir gün yağmurlu, bir gün esiyor.
Bir gün diğerini tutmuyor.
Tam hastalık havası zaten dışarısı.
Bir de bu Rotavirüsü salgını…
Aman diyeyim.
*
Beni bu yıl dostların sesinden ilk defa kendi duyarsızlığım değil bir virüs alıkoydu.
Bu sebeple arayamadığım, aramalarına cevap veremediğim, mesajlarına geri dönemediğim herkes özür dilerim.
“Geçmiş bayramınız mübarek olsun” diyerek bir telefon açmayı açıkçası zul görüyorum.
Ancak ziyaretlerimi artıracağım.
Sıcak bir “merhaba” daha samimi olur.
Benim de kapım herkese açık.
Bilen bilir, güzel kahve demlerim.
Tanışıyoruz, tanışmıyoruz çok da fark etmez; hayat çok kısa ve akıp gidiyor…
Hepinizi bir “merhaba”ya beklerim…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ