Kurban Bayramı’ndan hemen önce CHP’nin 38. Kurultayı ile ilgili mutlak butlan kararı verildi.
Parti bir anda karıştı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindekiler önce, “Baba ocağını bırakmayız” dedi, kendini genel merkeze kapadı.
Ardından polis ve TOMA’larla, genel merkez kapısı yıkılarak içeri girilince partiden çıkıldı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki genel başkanlık makamına geçildi.
Daha sonra CHP’nin son genel başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkezi’ne geçti.
*
Şu anda CHP ikiye bölünmüş durumda.
Bir tarafta “mutlak butlancılar” olarak adlandırılan Kemal Kılıçdaroğlu ve destekçileri var, diğer tarafta “seçilmişler” olarak adlandırılan Özgür Özel ve destekçileri var.
Partililer sosyal medya paylaşımları ile taraflaşmaya devam ediyor.
Butlancıların, Kemal Kılıçdaroğlu’na “hain” diyenleri ihraç edecekleri söyleniyor.
Seçilmişlerde ise Kılıçdaroğlu ve ekibine yönelik öfke büyüyor.
*
Kocaeli’de de parti yavaş yavaş çatırdamaya başladı.
Butlancılar kendini tam belli etmese de örgütlerin görevden alınmasını bekliyorlar.
Şimdiden il başkanı, ilçe başkanları kulislerde belirlenmiş durumda.
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in destekleriyle il başkanı seçilen Erdem Arcan tarafını net bir şekilde Özgür Özel’den yana belli etti.
İlk günden beri Özel’in yanından bir an olsun ayrılmadı.
Hürriyet’in tam destek verdiği ve Arcan’ın listesinden disiplin kuruluna seçilen, ismini bizzat Hürriyet’in önerdiği iddia edilen Kemal İlter ise butlan bayrağını açtı.
Sosyal medya paylaşımlarında sıkça tartışma konusu olan İlter bir anda Kocaeli’de butlancıların lideri konumuna geldi.
*
Milletvekillerini filan hiç anlatmayacağım.
38. Kurultay’da hepsi dönemin il başkanı Bülent Sarı ile birlikte Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklemişti.
O dönem parti tabanında geniş yankı bulan değişim çağrılarına kulaklarını tıkamışlar, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na karşı Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olmasını istemişlerdi.
Şimdi hepsi töbeli.
Şimdi hepsi birer değişim lideri…
Ancak Muhip Kanko’yu ayrı bir yere koymak gerek.
Kanko butlan sürecinin başından bu yana sesini en çok yükselten, Kılıçdaroğlu ve ekibine karşı -köylüsü olmasına rağmen- Kocaeli’de en sert tepkiyi dile getiren isim oldu.
Diğerlerinin açıklamaları ise biraz kerhen yapılmış izlenimi uyandırdı.
Değişimi desteklemeye, seçilmişlerin yanında olmaya mecbur kalktılar.
Taban tepkisinden çekindiler.
Kendilerini milletvekili listesine yazan Kemal Kılıçdaroğlu’na “vefa” gösteremedikleri için içleri içlerini yiyordur…
*
Son günlerde en sık karşılaştığım cümle ise şu; “Fatma Kaplan Hürriyet, Kemal Kılıçdaroğlu’nu mu destekliyor?”
Bu sorunun bu kadar net sorulmasının sebebi neredeyse sabah doğan güneşi bahane ederek meclis toplantılarına katılmaktan imtina eden, meclisi yönetmemek için elinden geleni yapan Hürriyet’in son meclis toplantısına başkanlık etmiş olması.
Peki Hürriyet’in son meclis toplantısına katılması neden önemli?
O gün Ankara’da CHP Grup Toplantısı vardı.
Özgür Özel mutlak butlan kararı sonrasında ilk defa grup başkanı sıfatı ile kürsüye çıkacaktı.
Hemen herkes oradaydı, Derince Belediye Başkanı Sertif Gökçe ve Karamürsel Belediye Başkanı Ahmet Çalık mesela…
Ancak Fatma Kaplan Hürriyet yoktu.
*
Fatma Kaplan Hürriyet’i herkes gibi ben de bu süreçte yakından takip ediyorum.
Mutlak Butlan kararı verildiği gün Özgür Özel’in açıklamalarını peşi sıra yayınladı.
Daha sonra Güvenpark’taki bayramlaşma mitingine katıldı.
Butlan ve seçilmiş ayrımında seçilmişlerin bayramlaşmasındaydı…
Sertif Gökçe ve Ahmet Çalık Güvenpark’a katıldılar mı emin değilim.
Ben katılmadılar diye biliyorum.
Hürriyet Güvenpark’a gidince onlar da salı günü grup toplantısına gittiler ve seçilmişlerden yana tavır koydular.
*
Buraya kadar basit bir okumayla Fatma Kaplan Hürriyet seçilmişlerden yana gibi duruyor.
Ancak her şey göründüğü kadar masum olmayabilir.
Fatma Kaplan Hürriyet süreci çok sakin götürüyor.
Kendi karakterine tamamen ters bir durum.
Normal şartlarda sokakta lastik patlasa kameralarıyla koşup sosyal medyaya gönderi çekebilecek bir siyasi hassasiyette olan Hürriyet, sadece Özgür Özel’in açıklamalarını paylaşarak ve bir bayramlaşmaya katılarak bu süreci geçirmezdi.
Onun için tam ekmek yemelik bir süreçti.
Haberlerde gördüğünü Erdem Arcan’ı Özgür Özel’in yanından çıkarın, Fatma Kaplan Hürriyet’i koyun.
Normal Hürriyet’in olması beklenen yer parti içi mücadelede tarafını net bir şekilde belli etmesi ve o taraf için mücadele etmesiydi.
Ancak o bütün olan biteni uzaklardan, sıradan bir partilinin heyecanından dahi uzak bir mesafeden takip etmekle yetindi.
Peki Özgür Özel ve seçilmişlere destek konusunda “mış” gibi yapan Fatma Kaplan Hürriyet Kemal Kılıçdaroğlu’nu mu destekliyor?
Bunu söylemek bugün için doğru olmaz.
Ancak ilerleyen günlerin ne getireceği belirsiz.
Bu sebeple şimdilik, “Her iki taraf da bizim partilimiz” imajıyla ortada.
Kemal Kılıçdaroğlu’na bayrak açamıyor.
Bununla ilgili ise kent kulislerinde çok şaşırtıcı iddialar var.
*
Önümüzdeki günlerde seçilmişleri destekleyen belediye başkanlarına yeni operasyonlar yapılacağı konuşuluyor.
Bu baskı ile kimi belediye başkanlarının net tavır ortaya koyamadığı düşünülüyor.
İzmit Belediyesi’yle ilgili de Veli Ağbaba’nın makam şoförü Gökhan Cumalı’nın seçimden hemen sonra İzmit’te şirket kurup ihale almaya başlaması, dünün CHP’li işadamı bugünün itirafçısı Turgut Koç’un İzmit Belediyesi’ne defalarca mobilya satması, Leyla Hanım Filmi, belediyede üretilip daha sonra bir firma üzerinden satın alınmış gibi gösterilen videolar gibi konular karanlık odalarda bekliyor.
Özellikle Turgut Koç’un itirafçı olmasından sonra İzmit Belediyesi’nin de bir operasyonla karşı karşıya kalabileceği iddia ediliyor.
Geçmiş dönem tepsitlerine göre, parti içindeki bazı isimlerin kayıt dışı para trafiğini yönlendirdiği öne sürülen bir mobilya şirketini devralan Turgut Koç’un; Çankaya, Ataşehir, Bakırköy, Avcılar ve İzmit gibi CHP’li belediyelerden yüksek bütçeli ihaleler aldığı iddiası gündemde.
Bu ihalelerden elde edilen ticari gelirlerin bir kısmının, komisyon adı altında parti üst yönetimine aktarıldığı iddiası adli dosyanın ekonomik boyutunu oluşturuyor.
Bu dosyaya İzmit Belediyesi de dahil edilebilir.
*
Ancak belediyelerle ilgili bir koruma kalkanı ihtimali de mevcut; “Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte hareket etmek ve mutlak butlanın koruyucu gölgesinde serinlemek…”
Hürriyet yarım ağızla seçilmişlere destek vermesi…
Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili belediyedeki üst yönetime, “O da bizim genel başkanımız, kötü bir söz söylemeyin” minvalinde mesajlar iletmesi…
En ufak siyasi bir konuyu günlerce tartışırken partinin ikiye bölünüyor oluşuna sadece Özgür Özel’in bir iki açıklamasını paylaşarak katılması…
Grup toplantısına Kocaeli’den 2 belediye başkanı katılırken, Hürriyet’in aylarca yönetmediği meclisi yönetecek olmasını bahane ederek katılmaması…
*
Siz nasıl okuyorsunuz bilmem.
Ancak durum bu.
Yarın Özgür Özel ve beraberindekiler, seçilmişler CHP’den ayrılarak yeni bir parti kurmak durumunda kalabilir.
Bu durumda şu anda tarafını tam olarak belli edemeyen zor durumdaki belediyelere bir yardım simidi olur.
“Baba ocağımızdan ayrılamayız” derler, mutlak butlan Kılıçdaroğlu’nun gölgesinde, operasyon korkusundan uzak, serinlerler…



YORUMLAR