Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kamu emekçileri Kocaeli’de meydana indi: Kamu binaları ticarethane, vatandaş müşteri oldu!

Türkiye’de memur ve memur emeklisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı. Bunun üzerine kamu görevlileri eyleme çıkarak taleplerini dile getirdi. Kocaeli’de de düzenlenen eylemlerde konuşan Yeliz Kastarlı yaptığı açıklamada; “Kamu binaları ticarethane, vatandaş müşteri oldu” ifadesini kullandı.

Türkiye’de memur ve memur emeklisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma

Türkiye’deki 4 milyon memur ve 2,5 milyon memur emeklisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri geçtiğimiz günlerde başlamıştı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Memur Sen arasındaki görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine sendika da eylem kararı almış ve karara diğer sendikalardan da destek gelmişti. Yurt genelinde gerçekleştirilen eylemler Kocaeli’de de düzenlendi. İzmit Belediye İş Hanı önünde toplanan emekçiler, Sabri Yalım Parkı’na yürüdü.

HÜKÜMETİN TEKLİFİ KABUL EDİLMEDİ

8.Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile kamuda en fazla üyeye sahip olan Memur Sen arasındaki görüşmeler kapsamında ilk teklif 12 Ağustos’ta yapıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, memur ve memur emeklisine ilk 6 ay için yüzde 10 zam, 2’nci 6 ay için ise yüzde 6 zam teklifinde bulunulduğunu açıkladı. Söz konusu teklif sendika tarafından kabul edilmedi.

Kamu binalari ticarethane vatandas musteri oldu3

SENDİKALARDAN DESTEK GELDİ

Memur Sen’in ilk teklifi kabul etmemesi üzerine gerçekleştirilen ikinci toplantıda taban aylığına 1000 liralık zam teklif edilirken, daha önceki teklifler de geçerliliğini korudu. Söz konusu iki teklifi kabul etmeyen Memur Sen, kamuda eylem kararı aldı. Memur Sen’in kararına KESK, Türkiye Kamu Çalışanları Sendikası (Kamu-Sen), Memur Sendikaları Konfederasyonu ve Birleşik Kamu İş’ten destek geldi.

SENDİKALAR KOCAELİ’DE YÜRÜDÜ

Haklarını isteyen emekçiler, yurdun çeşitli noktalarında eylemler düzenledi. Kocaeli’de de İzmit Belediye İş Hanı önünde bir araya gelen Asim Sen, BASK, DMK, Çalışan Sen, Hak Sen, Hep Sen, KESK ve Yurt Sen emekçileri Sabri Yalım Parkı’na yürüyüş gerçekleştirdi. Burada Kamu Emekçileri Sendikası’na (KESK) bağlı Büro Emekçileri Sendikası Başkanı Yeliz Kastarlı açıklamalarda bulundu.

Yeliz Kastarlı’nın okuduğu basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Bu ülkenin kamu emekçileri olarak sadece bizlerin hakları değil, tüm vatandaşların nitelikli, ücretsiz, ulaşılabilir bir kamu hizmeti alma hakkı yıllardır yok sayılıyor.  Yıllardır uygulanan üretime değil, borçlanmaya, betonlaşmaya dayalı insan ve doğa düşmanı bir model kurdular.

“KAMU BİNALARI TİCARETHANE, VATANDAŞ MÜŞTERİ OLDU”

Emek karşıtı, sermaye yanlısı bu modelde kamu hizmetlerine, kamu yatırımlarına ayrılan kaynaklar kısıldıkça kısıldı. Kamusal hizmetlerde, sosyal devlette koskoca gedikler açıldı.  Eğitimden, sağlığa, ulaşımdan haberleşmeye tüm kamu hizmetleri özel sektöre devredildi, paralı hale getirildi. Kamu binaları ticarethaneye, vatandaşlar müşteriye çevrildi.

Bunun bedelini de söndürül(e)meyen yangınlarla, her gün bir yerde ortaya çıkan sellerle, felaketlerle hepimiz ödedik. Ödemeye de devam ediyoruz. Bu modelde biz kamu emekçilerinin payına ise düşük maaşlarla, güvencesiz, angarya çalışma, çalışırken yoksulluk, emeklilikte sefalet düştü.

TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİ CANLI YAYINLANSIN

Dolayısıyla ASİM SEN, BASK, ÇALIŞAN SEN, DMK, HAK SEN, KESK, YURT SEN olarak; bugün sadece kendimiz için değil, nitelikli, ücretsiz, ulaşılabilir kamu hizmeti hakkı yok sayılan başta dar gelirliler olmak üzere bu ülkenin tüm insanları, tüm yurttaşlar için,

  • Toplu görüşmelerin her yıl yapılması,
  • Toplu görüşmelerin canlı yayınlanması,
  • Her yıl aralık ayında açıklanan yeniden değerleme oranında memur ve emeklisine zam verilmesi ve masada diğer hakların konuşulması,
  • Yılda iki kere ikramiye verilmesi,
  • Birinci dereceye yükselen tüm memurlara 3600 ek gösterge verilmesi,
  • Yıllar boyu verdikleri emekler yok sayılan, göz göre göre sefalete itilen milyonlarca emeklinin hakkını savunmak, için görevdeyiz. İşyerlerinde, alanlarda omuz omuzayız.

HÜKÜMET SON TEKLİFİYLE DALGA GEÇİYOR

Bugün Türkiye’nin dört bir yanında üretimden gelen gücümüzü kullanıyoruz, bugün hizmet üretmiyoruz. Sokaklardayız, alanlardayız. Başta kamu emekçileri ve emekliler olmak üzere tüm kamuoyu 4 milyon kamu emekçisini 2,5 milyon emekliyi kapsayan toplu sözleşme sürecini yakından takip ediyor. Ne yazık ki yıllardır uygulanan senaryo tekrar ediliyor, süreç bir kez daha oldubittiye getirilmek isteniyor. Hükümet günlük bir simit parasına bile denk gelmeyen son teklifiyle kamu emekçileri ve emeklileri ile dalga geçmektedir.

 

Kamu binalari ticarethane vatandas musteri oldu2

TOPLU SÖZLEŞME SÜRECİ YARIN SONA ERİYOR

Mevcut takvime göre toplu sözleşme görüşmeleri yarın bitecek.  Yarın mesai bitiminden sonra hakeme başvuru süreci başlayacak.  Ama şu saate kadar kamu emekçilerinin yıllardır yaşadığı temel sorunlara, sendikaların taleplerinin hangilerinin kabul edilip hangilerinin kabul edilmediğine ilişkin tek bir cümle dahi duymadık.

Çalışma Bakanı haftalardır “müzakerelerimizin tüm tarafları memnun edecek şekilde hayırla sonuçlanacağını ümit ediyorum” açıklaması yapıyor.

Bizde buradan Sayın Bakan’ın şahsıdan kamu işverenine, iktidara soruyoruz. Bu teklifte 4 milyon kamu emekçisini, 2,5 milyon kamu emeklisini memnun edecek ne vardır?

  • İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret artışı var mı?
  • Bugün itibari ile 18 bin 680 TL tutarındaki ilave seyyanen ödeneğin taban aylığımıza ve emeklilerin mevcut aylıklarına yansıtılmasına ilişkin bir adım var mı?
  • Hangi ad altında olursa olsun emekli maaşlarımızı adeta kemiren, tüm ek ödemelerin taban aylığımıza, emekliliğimize yansıtılması var mı?
  • Barınma hakkı kapsamında konutu olmayan kamu emekçisine kira yardımı – kira desteği var mı?
  • Büyümeden, refahtan pay var mı? Yıllardır maaşlarımızı dilim dilim buharlaştıran Gelir Vergisi adaletsizliğine son verilmesi var mı?
  • Ücretsiz servis, yemek, ulaşım taleplerine ilişkin bir adım var mı?
  • Vekil, ücretli, taşeron, sözleşmeli, İHS’li gibi farklı adlar altında sürdürülen güvencesiz istihdama son verilmesi, güvencesiz istihdam edilenlerin kadrolu-güvenceli istihdama geçirilmesi var mı?
  • Kamu kurumlarında ücretsiz kreşler açılması, söz konusu kreşler açılıncaya kadar kreş yardımı verilmesi var mı?
  • Kayırmanın, torpilin kapısını sonuna kadar açtığını kabul ettiğiniz, seçim öncesi sözünü verdiğiniz mülakatın kaldırılması var mı?
  • Kadın kamu emekçilerine; çalışma yaşamında uygulanan, cinsiyetçiliğin, ayrımcılığın, mobbingin son bulması var mı?
  • Bizim için en önemlisi Grev Hakkı ile Tamamlanmış Gerçek Toplu Sözleşme Sistemi, Demokratik Bir Çalışma Yasasına ilişkin tek bir cümle var mı? Yok, yok, yok. Çünkü aslında ortada toplu sözleşme teklifi yoktur.

TEKLİF YERİNE TEHDİT VAR

Teklif yerine; 4 milyonu aşkın kamu emekçisini çalışırken daha fazla yoksulluk ile 2,5 milyon emekliyi ise daha fazla sefalet ile tehdit vardır.

  • Vergi, harç ve cezaları %44 arttırdılar. Gelir Vergisinden, ÖTV’ye KDV’ye tüm vergileri ortalama %70 arttırdılar.
  • Sermayeye, patronlara teşvik üstüne teşvik vermeye, vergilerini affetmeye, faizden beslenen bir avuç asalak takımına dünyanın en yüksek faizini ödemeye devam ediyorlar. Tüm vergi yükünü bizlerin, halkın sırtına yıkıyorlar.
  • Ama sıra bizim maaşlarımıza gelince her seferinde önümüze TÜİK’in sahte rakamlarını, hiçbir zaman tutmayan hedeflenen enflasyon rakamlarını koyuyorlar.
  • Yoksulluk sınırının 2026 Ocak itibari ile en az 100 bin TL olacağı koşullarda bizlere sefalet oranları dayatıyorlar. “Talep ettiğiniz rakamları verirsek ekonominin, bütçenin dengesi bozulur” diye nutuk atıyorlar.

HAKEM KURULU HÜKÜMETİN NOTERLİĞİNİ YAPIYOR

Ülkenin tüm dengelerini bozanların bu nutuklarına Artık Yeter diyoruz!

Buradan masada “yetkili” sıfatı ile oturan konfederasyonu ve sendikaları uyarıyoruz. Hiçbir kamu emekçisinin tarihe kara bir leke olarak geçecek yeni bir satış sözleşmesine tahammülü kalmamıştır.

Bu nedenle:

  • Hiç kimse hepimizle dalga geçilen bu teklife değer yüklemeye çalışmasın.
  • Milyonların maaş artışı talebinin dörtte birine bile denk gelmeyen rakamları görmezden gelerek “Üzerine bir, iki puan ilave edilirse çözülür” yaklaşımı sergilemeye kalkışmasın.
  • Kamu emekçilerinden gizli kapalı kapılar ardında pazarlıklar yürütmeyi, kamu emekçilerinin temel hiçbir sorununu çözmeyen teklifleri kabul etmeyi aklından bile geçirmesin.
  • İktidar uyuşmazlık durumunda başvurulan Hakem Kurulu’nun objektif ve bağımsız kararlar verdiğine inanmamızı bekliyor. Oysa hepimiz biliyoruz ki toplam 11 üyesinden 6’sı doğrudan, 1’i dolaylı olarak Cumhurbaşkanı tarafından atanan Hakem Kurulu her seferinde hükümetin noterliğini yapmıştır. Artık yeter. Bu sefer hiç kimse uyuşmazlıkta topu iktidarın noterliğini yapmanın ötesine geçmeyen Hakem Kuruluna atmaya kalkmasın.

Geldiğimiz nokta ortadadır.  Hükümet 4 milyon kamu emekçisine, 2,5 milyon emekliye, aileleri ile birlikte 25 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk, güvencesizlik teklif etmiştir. Bu teklife karşı yapılacak olan şey birkaç puanlık maaş artışını esas alan müzakere değil, mücadeledir.

Bu Karanlık Tablodan Tek Çıkış Yolu; Yetkinin asıl sahipleri olarak bizlerin ortak sorunları için bir araya gelmesinden, ‘hak verilmez mücadele ile alınır’ ilkesi ile ortak mücadeleyi yükseltmesinden geçiyor.

 

Kamu binalari ticarethane vatandas musteri oldu1

ÇIKIŞ YOLU, BİRBİRİNE KENETLENMEKTEN GEÇİYOR

Bu Karanlık Tablodan Tek Çıkış Yolu, ‘Hepimiz aynı gemideyiz” diyenlere karşı “Geminin gerçek sahipleri olarak hakkımızı, emeğimizin, alın terimizin karşılığını istiyoruz” diyerek tüm farklılıklarımıza rağmen birbirimize kenetlenmekten geçiyor.

Bugün bunun ilk adımını atıyoruz. Bizleri yok sayan bu yoksulluk, sefalet, güvencesizlik teklifine itirazımızı yükseltiyoruz. Üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, bu daha başlangıç, mücadeleye devam diyoruz.

İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Ücret, Güvenceli İstihdam- Güvenli Gelecek, Demokratik- Adil Bir Çalışma Yaşamı, Halktan Yana Bir Kamu Hizmeti, Grev hakkımızın önündeki engellerin kaldırıldığı Gerçek Bir Toplu Pazarlık Sistemi için omuz omuza vermeye, mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.”