Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kocaeli Barosu: Kadına yönelik şiddet kamusal sorumluluğun konusudur

Kocaeli Barosu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü kapsamında Kocaeli Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın metninde; “Kadına yönelik şiddet özel alanın değil, kamusal sorumluluğun konusudur” ifadesine yer verildi.

Kocaeli Barosu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Kaşı Mücadele Günü kapsamında Kocaeli Barosu basın açıklaması düzenledi. İzmit’teki Kocaeli Adliyesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında kadına yönelik şiddetin önlenebileceğine vurgu yapıldı. Baro, basın açıklamasının yanı sıra İzmit’te yürüyüş yolu üzerinde Sabri Yalım Parkı’nın önünde kadınlara broşürler dağıtarak, günlerini kutladı.

Kocaeli Barosu Kadina yonelik siddet kamusal sorumlulugun konusudur 325 KASIM POZİTİF YÜKÜMLÜLÜKLERİN HATIRLANDIĞI GÜNDÜR

Kocaeli Barosu’nun basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Mirabal Kardeşler’in ölüm yıldönümü olan 25 Kasım gününü, 1999 yılında, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak ilân etmiştir. 25 Kasım tüm dünyada, kadınlara yönelik şiddete karşı yükselen ortak sesin günüdür. Bugün, bir anma değil, her geçen gün artan şiddetin, görmezden gelinen eşitsizliklerin ve kadınların yaşam haklarına ilişkin, pozitif yükümlülüklerin hatırlatıldığı gündür.

Kocaeli Barosu Kadina yonelik siddet kamusal sorumlulugun konusudur 4KADIN CİNAYETİ, YAŞAM HAKKININ KORUNAMADIĞININ GÖSTERGESİDİR

Şiddeti önleyecek tedbirlerin alınmaması sebebiyle, Türkiye’de kadınlara yönelik şiddet, münferit olaylardan ibaret bir silsile olmanın ötesine geçerek; bir olgu hâline gelmiştir. Eşitsizlik ve cezasızlık ise şiddete eşlik eden, diğer olgusal gerçekliklerdir.

Kadınlar; evlerinde, işyerlerinde, okulda, sokakta, adliye koridorlarında şiddete uğramakta; koruma kararları çoğu zaman kâğıt üzerinde kalmakta, adalet gecikmekte ya da hiç gelmemektedir. Her bir kadın cinayeti, devletin yaşam hakkını koruma ve önleme pozitif yükümlülüğünü yerine getiremediğinin, acı bir göstergesidir.

6284 sayılı Kanunun eksiksiz ve etkin biçimde uygulanması, kolluk ve yargı mercilerinin görevlerini toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle yerine getirmeleri, ulusal ve uluslararası normlarla güvence altına alınmış sorumluluklardır. Şiddetin ulaştığı boyut, bu sorumlulukların yerine getirilmemesinin yanı sıra, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının yarattığı koruma boşluğunun da en somut göstergesidir.

Kocaeli Barosu Kadina yonelik siddet kamusal sorumlulugun konusudur 7ŞİDDET ÖNLENEBİLİR BİR OLGUDUR

Oysa biliyoruz ki, şiddet önlenebilir bir olgudur. Bunun için pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesi, eşitlikçi politikaların hayata geçirilmesi ve kadınların yaşam haklarının vazgeçilmez, mutlak bir değer olarak görülmesi gerekir. Tüm kadınların ve kız çocuklarının adalete, korunmaya ve destek mekanizmalarına erişiminin güvence altına alınması zorunludur. Bu nedenle şiddetle mücadele politikalarının erişilebilir ve kapsayıcı olması, ulusal mevzuatın ve uluslararası sözleşmelerin gereğidir.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET KAMUSAL SORUMLULUĞUN KONUSUDUR

Kadına yönelik şiddetle mücadele, yalnızca kadınların değil, tüm toplumun adalet, eşitlik ve demokrasi sınavıdır. KOCAELİ BAROSU olarak bir kez daha yineliyoruz: Kadına yönelik şiddet, özel alanın değil, kamusal sorumluluğun konusudur. Devletin tüm kurumları, yargı organları ve karar vericileri kadınların yaşam hakkını güvence altına almakla yükümlüdür. Bir kez daha haykırıyoruz: Kadınlara yönelik şiddet önlenebilir. Yaşam hakkını korumak, ertelenemez pozitif bir yükümlülüktür. Yaşam hakkı kutsaldır, eşitlik vazgeçilmezdir, adalet geciktirilemez bir sorumluluktur.”