Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan yaklaşık 2 bin çalışana ait kişisel verilerin siber saldırganların eline geçtiği öne sürüldü. İddiaya göre belediyenin personel veri tabanına yönelik gerçekleştirilen siber saldırı sonucunda çalışanlara ait çok sayıda hassas bilgi ele geçirildi. Sızdırılan verilerin daha sonra Dark Web üzerinde faaliyet gösteren platformlarda satışa çıkarıldığı öğrenildi.
TC KİMLİK NUMARALARI DA LİSTEDE
Ele geçirildiği belirtilen bilgiler arasında çalışanların ad ve soyadları, görev yaptıkları birimler, TC kimlik numaraları, belediye sicil numaraları ile memur, işçi veya geçici işçi statüsünde çalıştıklarına ilişkin kayıtlar yer alıyor. Söz konusu bilgilerin kamu kurumlarında çalışan personelin kimliklerinin doğrulanmasında kullanılabilecek nitelikte olması, olayı daha da ciddi hale getiriyor.
“HACKER QUARTE” ÜZERİNDEN SATIŞA ÇIKARILDI
Çalınan verilerin Dark Web’de “Hacker Quarte” isimli bir sayfa üzerinden satışa sunulduğu iddia edildi. Siber güvenlik uzmanları, bu tür veri paketlerinin genellikle dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılmak üzere satın alındığını belirtiyor. Özellikle TC kimlik numarası ve kurumsal bilgilerle desteklenen veri setlerinin, telefon ve internet üzerinden gerçekleştirilen hedefli dolandırıcılık girişimlerinde önemli bir araç haline gelebildiği ifade ediliyor.
ÇALIŞANLAR DOLANDIRICILIĞA DİKKAT ETMELİ
Veri ihlali iddiaları nedeniyle Kocaeli Büyükşehir Belediyesi personelinin önümüzdeki süreçte daha dikkatli hareket etmesi gerekiyor. Bu ve benzer veri sızıntısı olaylarında çalışanların kendilerini kurum görevlisi, banka çalışanı veya kamu personeli olarak tanıtan kişilere karşı temkinli olmaları, gelen telefon, SMS, e-posta ve mesajları doğrulamadan işlem yapmamaları tavsiye ediliyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nden konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, veri sızıntısının kapsamı ve iddiaların doğruluğuna ilişkin sürecin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.
“BİR KEZ İNTERNETE DÜŞEN VERİ TAMAMEN SİLİNMEYEBİLİR”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Alper Tunga Akkuş, iddiaların doğrulanması halinde olayın yalnızca bir siber saldırı olarak değil, aynı zamanda yazılım süreçleri ve KVKK açısından da ele alınması gerektiğini belirtti.
Akkuş, “Sistemdeki açık kapatılabilir, sunucu geri yüklenebilir, erişimler yeniden düzenlenebilir. Ancak bir kez internete düşen veri tamamen silinmeyebilir. Bu yüzden kurumların asıl odaklanması gereken nokta yalnızca saldırıdan sonra müdahale etmek değil, verinin baştan nasıl korunduğudur” dedi.
Yazılım süreçlerinde kişisel verilerin mümkün olduğunca sınırlı tutulması gerektiğini belirten Akkuş, özellikle T.C. kimlik numarası, sicil numarası ve görev bilgileri gibi verilerin her sistemde açık şekilde tutulmaması gerektiğini vurguladı.
Akkuş’a göre bu tür sistemlerde erişim yetkileri rol bazlı tanımlanmalı, hassas veriler şifreli saklanmalı, tüm erişimler kayıt altına alınmalı ve düzenli güvenlik testleri yapılmalı. Ayrıca canlı sistemlerde gereksiz veri kopyaları oluşturulmamalı, test ortamlarında gerçek kişisel veriler kullanılmamalı ve olası ihlallere karşı önceden hazırlanmış bir müdahale planı bulunmalı.
Akkuş, “Kurumlar yazılım geliştirirken sadece sistem çalışıyor mu diye bakmamalı. Bu veri kimin elinde, kim görebiliyor, ne kadar süre tutuluyor, loglanıyor mu, dışarı sızarsa etkisi ne olur? Bu sorular yazılım sürecinin en başında sorulmalı” ifadelerini kullandı.
