Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu 10 Ocak’ta “Geçinemiyoruz Mitingi” düzenleyecek!

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu, 2026 yılındaki bütçelere ilişkin İzmit Sabri Yalım Parkı önünde basın açıklaması gerçekleştirerek 10 Ocak 2026 tarihinde “Geçinemiyoruz” mitinginin düzenleneceğini açıkladı.

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu, 2026 yılındaki bütçelere ilişkin İzmit

TBMM’de bütçe görüşmeleri kapsamında komisyon toplantıları bir süredir devam ediyor. Önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kurulu’na gelecek olan 2026 yılı bütçesi öncesinde Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu, basın açıklaması gerçekleştirdi. İzmit’in Sabri Yalım Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasında 10 Ocak 2026 tarihinde “Geçinemiyoruz Mitingi” düzenleneceğini açıkladı. Platform, tüm emekçileri ve vatandaşları mitinge davet etti.

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu 10 Ocakta Gecinemiyoruz Mitingi duzenleyecek 2“BÜTÇE YANDAŞLARA GİDİYOR”

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu’nun açılış konuşmasını Eğitim Sen 1 Nolu Şube Başkanı Metin Temel gerçekleştirirken basın açıklamasını Tüm Bel Sen Kocaeli Şube Başkanı Güzide Saatçi gerçekleştirdi. Basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Biz kamu emekçileri, biz işçiler, biz kadınlar, biz emekliler, biz gençler… Hem evde, hem işte, hem sokakta alın teriyle yaşayan milyonlarız! Ne zaman “insanca yaşamak istiyoruz” desek, “Bütçe imkânı yok!”, “kaynaklar yetersiz” diyorlar!

Dostlar,

Kaynak var ama kaynak, sermayeye teşvike, kaynak faize, kaynak savaş sanayine, kaynak yandaş müteahhide gidiyor. Bütçeler bir sınıf tercihidir!

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu 10 Ocakta Gecinemiyoruz Mitingi duzenleyecek 32026 BÜTÇESİ ÇÖKÜŞÜ HIZLANDIRMAK İÇİN YAZILMIŞ

Bir iktidarın tercihini görmek istiyorsak son on yılda kimlerin yoksullaştığına, kimlerin devasa kar elde ettiğine bakmamız yeterlidir. Bu bütçe bir yeniden bölüşüm belgesi değil, sömürünün belgesidir! Yoksulluğun, sefaletin bütçesidir.

Türkiye’nin yüzyılı yalanından sonra şimdi de “Ülkemiz küresel güç olma yolunda ilerliyor” diyorlar.

Küresel güç olma biz yoksullaştıkça onların zenginleşmesi midir?

Her üç çocuktan birinin aç okula gitmesi midir yoksa?

Barınmada, ulaşımda, gıda enflasyonunda, çalışan yoksulluğunda, çalışma sürelerinin uzunluğunda, iş cinayetlerinde dünyada ilk sıralarda yer alıyoruz.

Sevgili Kamu Emekçileri, Değerli arkadaşlar,

Kamu hizmeti haktır, kamu emekçisi ise bu ülkenin omurgasıdır.

Ama bütçe bizleri bir kez daha kamu emekçisi değil kapıkulu bekçisi olarak tarif ediyor, yok sayıyor.

2026 bütçesi adeta kamu hizmetlerinin çöküşünü hızlandırmak için yazılmış.

Toplumsal ihtiyaçlar ile bütçe gerçekliği arasındaki makas bu bütçe ile biraz daha açılıyor.

Kısacası bu bütçe bize “Emeğin yok, hakkın yok, nitelik yok, kamu hizmeti yok.” Demek istiyor!

Kabul etmiyoruz.

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu 10 Ocakta Gecinemiyoruz Mitingi duzenleyecek 12025 YILINDA 224 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

Değerli Kadın Emekçiler,

2025 yılının ilk dokuz ayında 224 kadın katledildi, 169 kadın tacize uğradı, 561 kadın fiziksel şiddet gördü, 247 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

Kadınlar hem işte sömürülüyor,

hem evde görünmeyen emekleriyle tükeniyor.

Kadın işsizliğinde Avrupa birincisiyiz!

Genç kadın işsizliği yüzde 45’e dayandı!

Kadınlar güvencesiz işlerde, yarı zamanlı kölelik düzenine mahkûm ediliyor.

En esnek en güvencesiz işlere razı ol diyorlar.

Temizlik, yemek, çocuk/yaşlı/hasta bakımı bizlerin doğal görevi olarak görülüyor.

Tüm bunlara rağmen bu bütçede kadın yok! Koca bütçe içerisinde kadınlara ayrılan pay %1 bile değil.

Çünkü tamamen eril bir bütçe!

Biz toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan bir bütçe istiyoruz.

Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu 10 Ocakta Gecinemiyoruz Mitingi duzenleyecek1BU BÜTÇEDE EMEKLİLER YOK

Değerli Emekliler,

2026 yılı bütçesinde sizler de yoksunuz. Peki kimler var? Özel sigorta şirketlerine yeni kar alanları var. Kamusal emeklilik hakkı elimizden alınırken, bizden özel sigorta şirketlerine yönelmemiz isteniyor. Yani “geleceğini kendin satın al” diyorlar!

Bu, kamusal sosyal devletin çökertilmesidir!

Bu, emek düşmanlığının sistemleştirilmesidir!

Yıllarca maaşlarınızdan prim kestiler, şimdi niye erken ölmüyoruz diye hayıflanıyorlar! Kamusal emeklilik hakkını anlamsızlaştırmak istiyorlar.

GENÇLER UMUTLARINI YURTDIŞINDA ARIYOR

Sevgili Gençler,

Bu bütçede gençler de yok!

Bir yanda saraylarda lüks içinde yaşayan çocuklar,

diğer yanda kirayı ödeyemediği için memleketine dönmek zorunda kalan gençler var!

İşsizliğin, göçün kıskacında kalan gençler, sistem dışına itiliyor!

Umudu yurt dışında, geleceği belirsizlikte arıyor.

Bugün her beş gençten biri ne eğitimde ne istihdamda!

Üniversite mezunu gençlere asgari ücretle çalışmak bulunmaz nimet olarak sunuluyor. Oysa gençlerin bu karanlığa mahkum edilmesi geleceğimizin karanlığa mahkum edilmesidir.

İşte bu yüzden diyoruz ki: gençliğin geleceği bütçede başlar!

BÜTÇENİN ÖNEMLİ KISMI ASKERİ HARCAMALARA GİDİYOR

Dostlar,

Bu iktidar tercihini sadece sermayeden yana değil savaştan yana da yapmış görünüyor. Türkiye’de bütçenin önemli bir kısmı her yıl “savunma” başlığı altında askeri harcamalara yönlendiriliyor. Çok iyi biliyoruz ki “savunma” kavramı, çoğu zaman militarist bir ideolojinin yeniden üretim aracına dönüşüyor. Bu şekilde sağlık, eğitim başta olmak üzere kamusal hizmetlere ayrılabilecek kaynaklar tüketiliyor.

2025 yılı bütçesinde silahlanmaya ayrılan pay bir yıl öncesine göre 6 kat artırılmıştı. 2026 yılı bütçesinde ise 2025 yılı bütçesine göre yaklaşık 2 kat artırılıyor. Yani son iki yılda kümülatif olarak yaklaşık 12 kat artış yapılmış oluyor.

Oysa bir yandan da ülkemizin son 50 yılında binlerce cana, milyarlarca dolar ekonomik kayba, toplumsal kırılmalara yol açan çatışmalı sürecin sonra erdirilmesi için bazı çalışmalar yapılıyor. Ama bütçe bunun tersini söylüyor.

Kaynaklarımızı bir kez daha “güvenlik” adı altında savaştan nemalanan baronlara sunuyorlar.

Oysa biz biliyoruz ki gerçek güvenlik daha fazla silah değil; adalettir, eşitliktir, insanca yaşam koşullarıdır!

Ve biliyoruz ki, gerçek savunma tankla, topla, dronla olmaz!

Gerçek savunma, halkın aç kalmaması, çocuğun okula gidebilmesi, kadının güvenle yaşaması, işçinin güvenceli çalışmasıdır!

Halkların, emekçilerin anayasal güvenceye kavuşturulmuş eşitliği ve kardeşçe bir arada yaşamasıdır.

Bu ülkenin en yakıcı ihtiyacı savaş değil, barıştır!

Barış, yalnızca çatışmanın bitmesi değil; emeğin ve özgürlüğün hakim olmasıdır!

Barışın bütçesi, emeğin bütçesidir!

BÜTÇE, YÜRÜTMENİN BELİRLEDİĞİ BELGEYE DÖNÜŞTÜ

Değerli Dostlar,

AKP iktidarı bütçe hakkımızı yok saymaya devam ediyor. Meclis’teki komisyon görüşmelerine dahil etmemek için kırk dereden su getiriyor.

Oysa bütçe hakkı, eşit yurttaşlık hakkıdır.

Ama bugün Türkiye’de bütçe, halktan gizlenen, emek örgütlerinin dışlandığı, sadece yürütmenin belirlediği bir belgeye dönüştürülmüştür.

İşte bu nedenle diyoruz ki:

Demokrasi bütçeyle başlar, bütçede bitirilir!

Bugün bu meydanda yükselen ses, sadece bir öfke değil, bir mücadele çağrısıdır.

Çünkü biz biliyoruz ki, bu düzen mücadeleyle değişecek!

Her şeye rağmen umutluyuz, çünkü emeğe dayatılan kölelik düzenine karşı örgütlülüğümüz var!

Umutluyuz, çünkü birlikte mücadeleyi yükselttiğimiz anda hiçbir iktidar, hiçbir saray, hiçbir bütçe bizi susturamaz!

TALEPLER SIRALANDI

Dostlar,

Peki biz emekçiler, biz ezilenler, biz sefalete ve yoksulluğa mahkum edilmek istenenler olarak ne istiyoruz?

  • Bütçe hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını, halkın, emekçilerin bütçe süreçlerine etkin katılımı için bütçenin halkın onayına sunulmasını İSTİYORUZ!
  • Kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına ve özelleştirilmesine son verilmesini ve yatırımlarına bütçeden ayrılan payın artırılmasını İSTİYORUZ!
  • Toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçenin hayata geçirilmesini, kadınların güvenceli istihdamının arttırılmasını, kadınları şiddetten koruyacak kamusal hizmetlerin genişletilmesini, İSTİYORUZ!
  • Sefalet düzeyindeki asgari ücretin insanca yaşamaya yetecek bir seviyeye çıkarılmasını, İSTİYORUZ!
  • Kamu emekçileri olarak grev hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını,,4688 sayılı sendika yasasının değiştirilerek evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini, İSTİYORUZ!
  • Yandaş Konfederasyonun onayıyla kamu emekçilerini ve emeklilerini sefalete mahkum eden “Toplu Sözleşmenin” derhal yenilenmesini, İSTİYORUZ!
  • Maaşlarımızdaki kayıpların karşılanmasını; en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını, İSTİYORUZ!

KDV, ÖTV gibi tüm dolaylı vergilerin düşürülmesini, İSTİYORUZ!

  • Gelir vergisi birinci dilim oranının %15 ten %10’a düşürülerek, yoksulluk sınırına kadar olan maaşların-ücretlerin birinci vergi diliminde sabitlenmesini, İSTİYORUZ!
  • Vergilerimizin, ülkenin kaynaklarının güvenlikçi politikalara, silahlanmaya değil; istihdamın, üretimi arttırılması, yoksulluğun ve işsizliğin önlenmesi, adaletin, barışın ve demokrasinin tesis edilmesi için kullanılmasını, İSTİYORUZ!

10 OCAK’TA MİTİNG YAPILACAK

Emek ve demokrasi güçleri olarak ifade ettiğimiz ve milyonların bu ortak taleplerini gerçekleştirmek için emeği ile geçinen herkesi, “ülkede yaşanan sömürü ve kölelik düzenine itirazım var” diyen her yurttaşımızı, tüm sendika ve konfederasyonları, emek ve demokrasi örgütlerini, Halktan, Emekten Yana Bütçe talebini yükseltmeye, Yoksulluğa Karşı Mücadelede Birleşmeye çağırıyoruz.

Bu vesileyle 10 Ocak 2026 tarihinde ‘’Geçinemiyoruz’’ şiarıyla yapılacak olan mitinge tüm halkımızı davet ediyoruz.”