Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında basın açıklaması gerçekleştirdi. Halkevi’nden başlayarak Sabri Yalım Parkı’na kadar yürüyen grup daha sonra da basın açıklaması gerçekleştirdi. Emek ve Demokrasi Platformu’nun basın açıklamasına CHP Kocaeli İl Başkanı Bülent Sarı, CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Muhip Kanko, DEM Parti Kocaeli İl Eş Başkanı Selda İlgöz, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, Emek Partisi Kocaeli İl Başkanı İlhami Şahbaz ve Kamu Emekçileri Sendikası’na bağlı üyeler katıldı.
GAZZE’DE TOPLU ÖLÜMLER AN MESELESİ
İzmit Sabri Yalım Parkı’ndaki basın açıklamasını Dem Parti Kocaeli İl eş Başkanı Selda İlgöz ve Emek Partisi Kocaeli İl Başkanı İlhami Şahbaz okudu. 2. Dünya Savaşı’nın üzerinden 86 yıl geçmesine rağmen hem Filistin’de hem de Ukrayna’da savaşın ve çatışmaların devam ettiğine değinildi. Gazze’deki kıtlık nedeniyle toplu ölümlerin an meselesi olduğunu da dikkat çekilirken, “Barış, farklı kimliklerin, dillerin, inançların ve kültürlerin ortak yaşamıdır” ifadesine yer verildi.

“EMPERYALİSTLER ARASINDAKİ MÜCADELEDE HALK KAYBEDİYOR”
Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu’nun açıklaması şöyle: “1 Eylül 1939 günü Nazilerin Polonya’yı işgali ile başlayan, insanlık tarihinin en acımasız, en kanlı, en kirli savaşı olan ve büyük çoğunluğu siviller olmak üzere milyonlarca insanın ölümü ile sonuçlanan II. Dünya Savaşının üzerinden tam 86 yıl geçti.
Savaşın acı hatıralarından doğan ve bir daha yaşanmaması için sembolleşen 1 Eylül Dünya Barış Gününe maalesef bu yıl da savaşların, yoksulluğun ve soykırımın gölgesinde giriyoruz. Filistin’den Ukrayna’ya dünyanın birçok yerinde emperyalist güçlerin yarattığı savaşlar ve çatışmalar; üretimden günlük yaşama, toplumsal ilişkilerden kültürel alanlara kadar yaşamın kılcal damarlarına işleyerek her şeyi derinden etkiliyor ve emperyalist güçlerin çıkar hesapları halklara ölüm, göç ve yıkımdan başka bir şey getirmiyor.
Emperyalistler arasındaki egemenlik mücadelesinin kaybedeni olan halklar, bu savaşların ağır sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalırken sermaye aygıtları aracılığıyla kendisini yeniden ve yeniden inşa ediyor.

SAVAŞIN OLDUĞU COĞRAFYALARDA TÜM KAZANIMLAR YOK EDİLİYOR
Bugün, savaşta dahi hedef olmaması gereken hastanelerin bombalanması, çocukların, kadınların, sağlıkçıların, gazetecilerin öldürülmesi ve uluslararası kamuoyunun buna sessiz kalışı nasıl vahim bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Savaşın olduğu coğrafyalarda insanlığın tüm kazanımları yok edilirken 21.yüzyılın ilk çeyreğinde gelinen aşamada savaş suçları dava konusu dahi yapılmıyor.
GAZZE’DE TOPLU ÖLÜMLER AN MESELESİ
Öyle ki Gazze’de yaşanan kıtlık nedeniyle toplu ölümlerin an meselesi olduğu bugünlerde bile bırakalım savaş suçlarının yargılanmasını Gazze’nin işgal ve ilhak edilmesi “çare” diye sunulur noktaya getirilmiş durumda.
Bizler biliyoruz ki; 1 Eylül Barış Gününde dünyada, bölgede ve yaşadığımız coğrafyada barış mücadelesi, işçi sınıfı ve halklarımızın elinde yükselecektir. Halkların eşitliği ve kardeşliği için, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü için, Ortadoğu’da halkların barış içinde ve özgür yaşamı için, Rusya ve Ukrayna’da silahların susması için, Kadınların, gençlerin ve emekçilerin özgür geleceği için barış tek çözümdür.

BARIŞ, DOĞANIN YAŞAM HAKKINI SAVUNMAKTIR
Barış, farklı kimliklerin, dillerin, inançların ve kültürlerin ortak yaşamıdır. Barış, işçinin emeğini, öğrencinin hayalini, kadının özgürlüğünü, doğanın yaşamını savunmaktır. Bugün tüm yurttaşlara, demokratik güçlere, sendikalara, kadın ve gençlik örgütlerine, çevre hareketlerine ve vicdan sahibi herkese çağrımızdır.
Savaşa karşı barışı, faşizme karşı demokrasiyi, eşitsizliğe karşı özgürlüğü birlikte savunalım. Halkların ortak mücadelesiyle yeni bir yaşamı, demokratik toplumu hep birlikte inşa edelim.
BARIŞ MÜCADELESİNDEN VAZGEÇMEYELİM
Adaletin, eşitliğin, özgürlüğün, laikliğin, dayanışmanın, insanca bir yaşamın kalıcı hale getirildiği, her türlü demokratik hak ve eyleme yönelik yasaklamaların, basın ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırıldığı, Kürt sorununun eşit haklar temelinde demokratik çözümünün sağlanması için gerekli yasal ve hukuki düzenlemelerin gerçekleştirildiği, siyasi operasyonların ve kayyım uygulamalarının son bulduğu, siyasi tutsakların serbest bırakıldığı ve eşit yurttaşlık ile anadilde eğitimin önündeki engellerin kaldırıldığı, savaşsız bir dünya ve ülke kuruncaya kadar barış mücadelesinden vazgeçmeyeceğimizi buradan bir kez daha haykıralım.
