Toplumun her kesiminden büyük ilgi gören hareketin vizyonunu ve taleplerini kamuoyuyla paylaşan Süzük, inisiyatifin manifestosunu şu çarpıcı sözlerle özetledi: “Biz gündüzleri değil geceleri gerçekler ile yüzleşen gençleriz, kendi halkımızdan korkmayız.”
Emirhan Süzük’ün açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:
“Kireçocakları mevkiinde oyun parkı olmadığı için çocuklarımız sokaklarda oynuyor. Trafik kazasında hayatını kaybeden 2 çocuğumuzun acısı hala tazeyken, bunun sıradan bir kaza olmadığını herkes bilmelidir. Sokaklarda çıplak ayakla dolaşan çocuklarımız romantize edilecek bir tablo değil, çözülmesi gereken acı bir gerçektir. Öte yandan Serdar Kılavuz Gençlik Merkezi’ne ‘öğretmen yok’ bahanesiyle uzun süredir boş yere kira ödeniyor. Oysa Büyükşehir’e bağlı o merkeze ya da İzmit Belediyesi’ne bağlı Ramazan Sarıkaya kültür merkezine eğitimli Roman gençler eğitmen olarak görevlendirilse, birçok genç getto havasından kurtulacaktır. Bu açıklamalarımızdan sonra o merkezler açılsa dahi oraya Roman olan ya da Romanları bilen eğitmenlerin getirilmesi şarttır, yoksa sürdürülür olması mümkün değildir.
Bu çocuklar suça sürüklenmekten kurtulmalıdır. Bunları aylardır anlatıyoruz acil önlem alınması gerekirken masada birer fikir olarak kalmaya devam ediyorlar.
“KARİKATÜR TİPLER OLMAK İSTEMİYORUZ”
Bizi yanlış etnosentrik bir duruş ile yapılan festivallerde karikatürize edilmiş tipler olarak görmekten vazgeçilmelidir. Bu karikatür festivaller yüzünden toplumumuza olan önyargılar aksine daha fazla artmaktadır. Aramızda yüksek lisans mezunları, atanamamış öğretmenler, genç Kur’an hocaları, yazarlar, farklı diller bilen ve daha birçok çeşitli alandan eğitimli genç var. Ana kadromuzun tamamı üniversite mezunu, sosyal çevresine duyarsız olmayan ve sessizce herkese el uzatan roman gençlerden oluşmaktadır, bu altın kuşak şehir için büyük bir şanstır kaçırılmamalı.
Roman olmayan akademisyenlerin masa başı raporları yerine, gençlerle “dürüst” bir ilişki kurularak Roman Eylem Planı’nın ciddiyetle hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz, sadece park/bahçeler ve benzeri yerlerden kadrolar ayırarak ‘Dalit’ muamelesi bırakılmalı kentin yönetimi için stratejik noktalarda gençlere yer verilmelidir, yetenekli ama toplumsal açıdan dezavantajlı bu gençlerin önünü açalım engelleri kaldıralım. Biz liyakatimiz doğrultusunda kardeşlerimiz için fırsat eşitliği arıyoruz zira ne güçlü soyadlarımız ne arkamız var.
“VERİLEN SÖZ TUTULMALI”
Kent Konseyine ve yetkililere başta eğitim ve kültür olmak üzere pek çok proje sunduk. Örneğin sunduğumuz 6 aylık pilot eğitim ve sürdürülebilir mentörlük projesi çok düşük maliyetine rağmen neden destek verilmediğine dair tatmin edici yanıtlar alamadık. Altyapısı sağlam projeler kurmadan “Roman çocukları okusun” demekle bu iş çözülmüyor, okuyan ve destek sözü verilen gençlere ise rol model olabilecekleri alanlar tanınmıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın eğitim başta olmak üzere durumlarını iyileştirme konusunda Roman gençlere defalarca söz verdi ancak konu yeterince takip edilmedi. 1.Roman şurasındaki ‘çürük elma’ vurgusunu hatırlamalı ve gençlere kimlerin engel olduğunu bilmeli. Valimiz dışında, bu meseleler ile ilgilenen yöneticilerimizden yeterli hassasiyeti göremedik. Ocak 2026’da TYP kapsamında verilen sözlerin takipçisiydik, ancak bunların da hiçbiri henüz yerine getirilmedi. Roman Şurasında konuşulan problemlerde ise iyileşme yok. Biz artık ‘müzik’ ‘dans’ kurslarından daha ileri gitmek isteyen bir ekibiz. Mesele çocukların eline 1000 keman vermek değil, mesele o 1000 keman verilen çocukların kemanlarının şimdi nerede olduğunu ve o çocukların (biri de benim) şimdi nerede olduğunu bilmektir.
DERNEK DEĞİL, ÖZGÜR BİR İNİSİYATİFİZ
Dernekleşmek yerine sivil inisiyatif olarak kalmamızın sebebi tamamen özgür ve etkin bir hareket olma arzumuzdur. Bizi ön plana çıkarmamak için farklı sıfatlar atfederek delilsiz ve mesnetsizce karalamak isteyenler oldu. İdealist hareketlerin kaderi ne yazık ki her zaman budur. Ancak aramızda bırakın sabıkayı, alkolü sigara dahi kullanan kişi sayısı hiçe yakın. Her kardeşimiz mahallelerinde parmak ile işaret eden gençlerdir. Mahalle mahalle dolaştığımız için kalbini bildiğimiz yüzlerce gencimiz var, bazıları ise kamusal ilişkilerden çekindiği için sessizce destek veriyor ve Türkiye’nin diğer gençlerinin yaşadığı ‘aidiyet’ probleminin çok daha fazlasını yaşıyorlar. Türkiye’de Roman ve Genç olmayı kesişimsellik bağlamında okumak gerekiyor.
SİYASİ MESAJIMIZ NETTİR
Yerel seçimlerde Yenidoğan ve Kozluk gibi mahallelerde birinci çıkan partiye bakıldığında, mevcut belediye yönetimine karşı mahallelerin bir tepkisi olduğu gayet iyi anlaşılmalıdır bunu tüm partiler iyi okumalıdır. Bu konuda elimizde Roman gençler ile yaptığımız bağımsız anketler var. İsteyenler ile paylaşabiliriz.
Kandıra’daki evler için de yapılan çalışmaları oradaki kardeşlerimiz vasıtasıyla yakından takip ediyoruz; kışın çadırlarda hastalıktan kırılan çocuklarımız vardı, bu kez adımların daha ciddi atılacağını umuyoruz. Yöneticiler artık takım elbiselerini çıkarıp o mahallelere, çamura, sokağa girmelidir. Yardım kartları veya mükerrer yardımlar ile iş bitmiyor.
Bizler, “Birlikte Yaşamak” vizyonuyla hareket ediyor, projeler üretiyor ve diğer dezavantajlı gruplarla da çalışmaya kapılarımızı sonuna kadar açıyoruz, Romanlardan rahatsız olanları da dinlemek istiyoruz. Şu an imece usulüyle 5 başarılı roman çocuğa burs veriyor,çocuk evlilikleri ve uyuşturucuya karşı el uzatmaya çalışıyoruz. İhtiyaç sahibi Roman ve hatta mülteci ailelere gölge gibi destek veriyoruz. Buradan herhangi bir çıkarımız yok hatta aksine bazı oluşumlar ve aşağıdan yukarıya kadar kişilerin çıkardığı zorluklar ile uğraşıyoruz.
Bizim gösterdiğimiz bu hassasiyetleri diğer derneklerden, şehri yönetenlerden bekliyor ve her roman derneğine belirlediği 5 çocuğa bütçeleri kadar burs vermelerini teklif ediyoruz. Bu insanların dertleri emekli hobisi, stres atmak için eğlence ya da ufak tefek maddi menfaatler değildir.
GELİN İYİLİKTE YARIŞALIM
Bizim için kişisel ikballer değil, toplumsal kararlar esastır. Siyasi olarak durduğumuz nokta bellidir: Gerçek Roman kültürünü, derin yoksulluğu ve eğitimi kim ciddiye alıp örtülü ırkçılık yapmıyorsa, kim gençleri arayıp muhattap alıp, toplumun sorunlarını çözme gayretinde bulunursa hep beraber desteğimiz onlarladır. Elimizde onlarca sayfa rapor ve veri var isteyenler ile seve seve paylaşırız. Fakat bırakın bu verilere ulaşmayı istemeyi çözüm toplantılarına bu mahallelerin tozunu yutmuş hem de bu alanda yüksek lisans yapmış gençlerimiz dahi davet edilmiyor. Lâkin arkamızda ki sessiz güç ne olursa olsun elbette vakti geldiğinde sessiz çığlığa dönüşecektir.
Tüm gençlerimizi konuşmak, dertleşmek ve bu mücadeleyi büyütmek için bekliyoruz. Gelin iyilikte yarışalım, yarınlarınızı inşa edelim.”
