Körfez Belediyesi’nin nisan ayı meclis toplantısı nisan ayı meclis toplantısı gerçekleştirilmişti. Meclis toplantısında 2025 yılına ait denetim ve faaliyet raporları görüşülmüş; CHP grubu söz konusu raporlara şerh düşmüştü. CHP Körfez Belediye Meclis Üyesi ve Körfez Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Ali Doğan, bugün parti ilçe binasındaki konferans salonunda belediyenin denetim ve faaliyet raporlarına ilişkin basın açıklaması düzenledi.
“BU RAPORLAR, KENTİN PARASININ NEREYE HARCANDIĞINI GÖSTERİYOR”
Ali Doğan gerçekleştirdiği basın açıklamasında şunları söyledi: “Bugün burada, Nisan Ayı belediye meclisinde görüşülen 2025 yılı faaliyet raporu, performans raporu ve bu raporlarla bağlantılı olarak ortaya çıkan çok ciddi mali tutarsızlıklar hakkında kamuoyunu bilgilendirmek için bulunuyorum.
Öncelikle şunu açıkça ifade edeyim: Biz burada siyasi polemik üretmek için değil, Körfez halkının hakkını, hukukunu ve alın terini korumak için konuşuyoruz. Çünkü belediye raporları sadece birer bürokratik evrak değildir. Belediye raporları; bu kentin parasının nereye harcandığını, hangi hedeflerin konduğunu, hangi işlerin yapıldığını ve hangi işlerin yapılamadığını gösteren resmi belgelerdir.
Dolayısıyla bu raporların doğru, tutarlı, denetlenebilir ve güvenilir olması gerekir. Tam da bu nedenle, ortaya koyacağımız hususlar sıradan eksikler değil; kamu yönetimi ciddiyeti açısından son derece önemli meselelerdir.
BU RAPOR, SORGULANMASI GEREKEN BİR RAPORDUR
Faaliyet raporunda genel performans başarısı %94 olarak sunuluyor. Ancak aynı raporun detaylarına indiğimizde ortaya çıkan tablo bununla örtüşmüyor. Çünkü bir yandan “yüksek başarı” söylemi kurulurken, diğer yandan sıfır gerçekleşen hedefler, düşük tutulan hedefler, sahayla uyuşmayan performans verileri ve bazı başlıklarda birbiriyle çelişen sayılar görüyoruz. Bu nedenle bizim ilk tespitimiz şudur: Bu rapor, sahadaki gerçekliği olduğu gibi yansıtan bir başarı raporu değil; ciddi biçimde sorgulanması gereken bir rapordur.
BELEDİYE ORGANİZASYONU İLÇE NÜFUSUNDAN DAHA HIZLI BÜYÜMÜŞ
Verilere baktığımızda ilçe nüfusunun yaklaşık 183 bin seviyesinde olduğu, önceki yıla göre artışın yaklaşık %0,78 düzeyinde kaldığı görülüyor. Buna karşın belediye personel sayısının 942’den 1072’ye çıktığı, yani yaklaşık %13,8 arttığı ifade ediliyor. Başka bir ifadeyle belediye organizasyonu, ilçe nüfusundan çok daha hızlı büyümüş durumda. Bu tablo doğal olarak şu soruyu doğuruyor:
Nüfus binde seviyesinde artarken personel neden çift haneli artıyor? Ve daha önemlisi, bu personel artışı hizmet kalitesine aynı ölçüde yansıyor mu? Biz burada personel düşmanlığı yapmıyoruz. Belediyede çalışan emekçinin alın terine sonuna kadar saygımız var. Bizim sorduğumuz soru yönetim anlayışına ilişkin bir sorudur: Nüfus artışıyla hizmet organizasyonu arasındaki denge doğru kurulmuş mudur, kurulmamış mıdır?
YÖNETİM ANLAYIŞI ‘DIŞA BAĞIMLI ÇÖZÜM’ EKSENİNDE YÜRÜTÜLÜYOR
Faaliyet raporu ve Körfez Belediye yönetiminin mecliste sunduğunuz veriler, belediyenin harcamalarında özellikle mal ve hizmet alımları kaleminin çok büyüdüğünü gösteriyor. Belediye bütçesinin en yüksek kalemlerinden birinin dış alım olması, üstelik bunun yanında çok yüksek sayıda doğrudan temin bulunması, yönetim anlayışının “kurumsal üretim ve verimlilik” yerine “satın alma ve dışa bağımlı çözüm” ekseninde yürüdüğünü düşündürüyor. Bu da ikinci büyük sorunumuzu ortaya koyuyor:
Belediyenin kendi kapasitesini güçlendirmek yerine, dışarıdan alım düzeniyle yönetilmesi. Burada mesele, mal ve hizmet alımının yapılması değil. Elbette belediye alım yapar. Ancak mesele şu: Bu alımlar verimli mi, rekabetçi mi, şeffaf mı, gerçekten kamu yararına uygun mu?
2025 YILINDA 511 ADET DOĞRUDAN TEMİN YAPILDI
Mecliste de söyledik, burada da altını çiziyoruz: Belediyenin 2025 yılında 511 adet doğrudan temin yaptığı ifade ediliyor. Doğrudan temin hukuken mümkündür; ama hukuken mümkün olan her şey yönetsel olarak doğru demek değildir. Doğrudan temin, kanunda istisnai bir usuldür. Belediyenin asli çalışma tarzı haline gelmemesi gerekir. Fakat 511 adet gibi çok yüksek bir sayı, şu soruyu sordurur:
Bu belediyede doğrudan temin istisna olmaktan çıkmış, adeta rutin yönetim biçimine mi dönüşmüştür?
Bizim talebimiz çok nettir: Bu 511 kalemin tamamında: kaç firmadan teklif alındığı, fiyat karşılaştırmasının nasıl yapıldığı, aynı firmalara tekrar eden alımlar olup olmadığı, piyasa araştırmasının gerçekten yapılıp yapılmadığı kamuoyuna açık biçimde gösterilmelidir.
YAMA ÜZERİNDEN BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI HAKİM
Faaliyet raporundaki en çarpıcı çelişkilerden biri yol verilerinde karşımıza çıkıyor. Rapora göre bir yılda serilen asfalt miktarı yaklaşık 1.575 ton, yapılan yama ise yaklaşık 8.131 ton. Yani yeni asfalt çalışmasına göre yaklaşık 5,5 kat daha fazla yama yapılmış.
Bu ne demek?
Bu şu demek: Ya yapılan yollar çok kısa sürede bozuluyor, ya yeni yol üretimi son derece yetersiz, ya da belediye stratejik altyapı üretimi yerine günü kurtarmaya çalışıyor.
Bunun teknik ve siyasi karşılığı şudur: Bu kentte kalıcı yol üretimi değil, yama üzerinden yürüyen bir belediyecilik anlayışı hakimdir.
Üstelik sizin hazırladığınız metinde aynı başlık için bir yerde %89,4, başka bir değerlendirme kısmında %34 gerçekleşme oranı ifade ediliyor. Aynı iş kaleminde iki farklı oran olması, raporun veri güvenilirliğini ayrıca tartışmalı hale getiriyor.
SIFIR GERÇEKLEŞEN HEDEF VARKEN YÜKSEK BAŞARI ANLATILAMAZ
Faaliyet ve performans raporlarındaki belki de en önemli problem, bazı hedeflerin gerçekçi olmaktan çok uzak, son derece düşük tutulmuş olmasıdır. Bunun sonucu olarak da yıl sonunda “hedef aşıldı”, “çok iyi”, “hedef üstü” gibi ifadeler kolayca üretilebiliyor.
Mesela: Bisiklet yolu hedefi 6,13 km, gerçekleşme 0 km. Yenilenebilir enerji projesi hedefi var, sonuç 0. 420 çiftçiye eğitim hedefi var, gerçekleşme 0. 420 ton tohum desteği hedefi var, gerçekleşme 0.
Yani bir yandan çevre, kırsal kalkınma, üretici desteği, bisiklet yolu, yenilenebilir enerji gibi başlıklar rapora yazılıyor; öte yandan sahada sıfır sonuç çıkıyor. Buna rağmen genel başarı %94 deniyor. Burada bizim itirazımız şudur: Sıfır gerçekleşen hedefler varken, kâğıt üstünde yüksek başarı anlatısı kurulamaz.
‘HEDEF OYUNU’ YAPILIYOR
Hazırladığınız çalışma metninde de çok doğru şekilde tespit edildiği gibi, cadde yıkama hedefi öyle düşük belirlenmiş ki, sonradan ortaya çıkan yüksek sayı otomatik olarak “olağanüstü başarı” gibi görünmeye başlıyor. Oysa burada asıl mesele şu:
Hedef gerçekçi mi? İlçenin cadde sayısı, semt pazarları, rutin yıkama sıklığı ve mahalle gerçekliği hesaba katıldı mı? Eğer hedef bilinçli biçimde çok küçük yazılıyorsa, o zaman performans başarısı da olduğundan büyük görünür. İşte bizim “hedef oyunu” dediğimiz şey tam olarak budur.
BETONA YATIRIM VAR VATANDAŞA DESTEK YOK
Faaliyet raporunda kırsal kalkınma, üretici, çiftçi, destek gibi ifadeler yer alıyor. Ancak gerçekleşme verilerine bakıldığında çiftçiye eğitimde 0, tohum desteğinde 0 görüyoruz. Yani kağıtta kırsal kalkınma var, ama sahada üreticiye dokunan bir sonuç yok. Bu yüzden çok açık söylüyoruz: Betona yatırım var, satın almaya yatırım var, dış hizmet alımına yatırım var; ama üreticiye, çiftçiye, kırsal kalkınmaya gerçek destek yok. Körfez gibi kırsal dokusu da olan bir ilçede bu kabul edilemez.
MASA BAŞI BAŞKA MAHALLE BAŞKA ŞEY SÖYLÜYOR
Faaliyet raporu masa başında okununca bir şey söylüyor; mahalleye çıkınca bambaşka bir şey söylüyor. Özellikle imar yolları, üstyapı, altyapı ve devam eden işlerde rapordaki başarı dili ile sahadaki gerçek arasında ciddi fark olduğu anlaşılıyor. Hazırlanan çalışmada da dikkat çekildiği üzere, özellikle Mimar Sinan ve Yukarı Hereke gibi alanlarda vatandaşın yaşadığı sıkıntılar ile rapordaki başarı söylemi örtüşmüyor. Üstelik Etüt ve Proje ile Fen İşleri birimlerinin görev tanımları açık biçimde yeni yol açılması, asfalt, bordür, tretuvar ve bakım-onarım işlerini içeriyor. Yani sorun sadece “iş yapılmadı” sorunu değil; aynı zamanda yapıldığı söylenen iş ile vatandaşın hissettiği gerçek arasındaki fark sorunu.
İKİ VERİ ARASINDA 23 MİLYON TL’LİK FARK VAR
Faaliyet raporunda taşınmaz yönetimi, kiralama, ecrimisil, satış, tahsis ve devir işlemlerinin belediyenin temel görev alanlarından biri olduğu açıkça yazılmış. Aynı bölümde 2025 yılı içinde: 24 adet kiralama yapıldığı, 7 baz istasyonu yeri, 12 işyeri, 5 ATM yeri bulunduğu, kiralamada tahakkuk edilen miktarın 4.417.036,99 TL olduğu, ayrıca 9 adet işgalli taşınmaz için 3.160.103,45 TL ecrimisil tahakkuku bulunduğu yazıyor. İşte şimdi asıl meseleye geliyoruz.
“2025 yılı içerisinde 9 adet işgalli taşınmaz tespit edilmiş olup, söz konusu taşınmazlar için toplam 3.160.103,45 TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmiştir” ifadesi yer alıyor. Bu resmi rapora yazılmış rakamdır.
Ancak daha sonra tarafımızca incelenen belediye gelir kayıtları ve tahsilat detayları bambaşka bir tabloyu gösteriyor. Belediyenin Gelir Tahsilat Raporu başlıklı dökümünde çok sayıda ecrimisil tahsilatı listeleniyor ve toplam satırında 42 kalem için yaklaşık 26,14 milyon TL görünüyor.
Ayrı bir Gelir Tahakkuk Raporu dökümünde ise yalnız iki kalemde dahi milyonluk ecrimisil tahakkukları görülüyor; örneğin bir kayıt 1.683.360 TL anapara / 2.002.524,92 TL toplam, diğer kayıt 664.473,60 TL anapara / 790.457,74 TL toplam olarak yer alıyor.
Şimdi herkesin duyması gereken soru şudur:
Aynı belediyenin bir resmi raporunda ecrimisil 3,16 milyon TL, başka resmi kayıtlarında ise 26,14 milyon TL nasıl olabilir?
Bu iki veri arasında yaklaşık 23 milyon TL fark vardır.
Bu fark küçük bir yuvarlama farkı değildir.
Bu fark basit bir yazım hatası diye geçiştirilebilecek bir fark değildir.
MADEM VERİ HATALIYDI NEDEN MECLİSE SUNULDU?
Tarafımızdan aktarıldığı üzere konu ilgili birimlere sorulduğunda “program hatası” denmiş ve sonrasında “devreden tutar düzeltilmiştir” yönünde geri dönüş yapılmıştır. Fakat burada temel soru şudur:
Madem bu veri hatalıydı, meclise sunulan resmi rapora nasıl girdi? Madem bu kadar büyük bir fark vardı, denetimden nasıl geçti? Madem sonradan düzeltilebiliyordu, neden baştan doğru sunulmadı? Burada biz peşinen “şu suç işlendi” demiyoruz. Ama şunu çok net söylüyoruz: Bu büyüklükte bir fark, raporların güvenilirliğini ciddi biçimde sarsar. Ve kamu adına cevap beklenmesi son derece doğaldır. Buradan sonra konu artık sadece bir siyasi tartışma konusu değildir. Çünkü: ya meclise sunulan rapor yanlıştır ya belediyenin kendi gelir cetvelleri yanlıştır, ya da raporlama sürecinde çok ciddi bir kontrol zafiyeti vardır. Üç ihtimalden hangisi olursa olsun sonuç aynıdır: Körfez halkına sunulan resmi belgelerde ciddi güven sorunu vardır. Ve bu güven sorunu, mutlaka ilgili merciler tarafından araştırılmalıdır.
KONUYU SAVCILIĞA TAŞIYACAĞIZ
Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak talebimiz şudur:
1. Faaliyet raporunda ve denetim belgelerinde yer alan tüm tartışmalı mali kalemler ayrıntılı biçimde açıklansın.
2. Özellikle doğrudan temin, taşınmaz gelirleri, ecrimisil tahakkuk ve tahsilatları, dış hizmet alımları, satın alma dosyaları ve teklif süreçleri kamuoyuna şeffaf biçimde açılsın.
3. Ecrimisil kalemindeki 3,16 milyon TL – 26,14 milyon TL farkının teknik, idari ve mali gerekçesi yazılı olarak ortaya konulsun.
4. Konu bağımsız ve yetkili mercilerce incelensin.
Bu yüzden biz bu konuyu Cumhuriyet Başsavcılığı’na taşıyacağız. Bunu bir siyasi şov olarak değil, kamu adına denetim sorumluluğumuzun gereği olarak yapacağız.
KÖRFEZ BELEDİYESİ’NİN RAPORLARI GÜVENİLİR DEĞİL
Son olarak Körfez halkına şunu söylemek istiyorum: Biz burada kimseye iftira atmak için bulunmuyoruz. Biz burada slogan atmak için bulunmuyoruz. Biz burada belediye çalışanlarını hedef almak için de bulunmuyoruz.
Bizim derdimiz şudur: Körfez halkının bir lirası nereye gidiyorsa, onun hesabı doğru verilsin. Meclise sunulan raporlar gerçek olsun. Başarı kâğıtta değil, sahada olsun. Algı değil, hizmet olsun. Maket değil, altyapı olsun. Dış alım değil, verimlilik olsun. Şişirilmiş hedefler değil, dürüst performans olsun.
Ve açıkça söylüyoruz: Körfez Belediyesi’nin 2025 yılı faaliyet raporu ve bağlantılı mali verileri, bizim açımızdan yeterince güvenilir, tutarlı ve ikna edici değildir. Bu işin takipçisi olacağız. Bu şehirde hiçbir rakamın üzeri “program hatası” denilerek kapatılamayacak. Bu şehirde kamu kaynağının, kamu vicdanının ve kamu aklının takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
