CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılmasının ardından yerine Gürsel Tekin kayyum olarak atandı. Gürsel Tekin’nin yarın CHP il binasına gelme ihtimaline karşı akşam saatlerinden itibaren CHP’li milletvekilleri ve kalabalık grup bina önü ve içerisini kapattı. Çok sayıda çevik kuvvet ekibi, il başkanlığı binasının çevresi ve önünde güvenlik önlemi aldı. İstanbul Valiliği’nin kararıyla bazı yollar polis tarafından kapatıldı. Vatandaşlar bariyerleri aşmak isteyince gergin anlar yaşandı. Özgür Çelik de binadan çıkarak eylem yapanlara destek verdi. CHP’li milletvekilleri ve kalabalık grubun bekleyişi devam ediyor.
6 İLÇEDE GÖSTERİLER YASAKLANDI
CHP Gençlik Kolları’nın dayanışma çağrısının ardından İstanbul Valiliği; Beşiktaş, Beyoğlu, Eyüpsultan, Kağıthane, Sarıyer ve Şişli ilçelerinde 3 gün süreyle gösteri yasağı getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, polis ekiplerinin önünde İstanbullulara çağrı yaptı. Başarır, “Yüzlerce polis tarafından sarıldık! İstanbul İl Başkanlığımıza giriş ve çıkış yapılamıyor. Tüm İstanbulluları buraya, milli iradeye sahip çıkmaya çağırıyoruz. Bu ülke bu kötülüğü hak etmiyor!” dedi.
Yasak kararının ardından CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, şu açıklamayı yaptı: “CHP halktır. Halkımızın evini koruyacağız. Görevimizin başındayız.”
ÖZEL: YAZIKLAR OLSUN
Bu partiyi Kurtuluş Savaşı’nda kurulduğunu bilmeyenler saldırılarına devam ediyorlar. İstanbul İl Başkanlığı ki partimizin İstanbul’daki baba evidir. O baba evi ki tapusu ne bana ne Özgür Çelik’e aittir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e aittir. Şu anda baba evimizi polis kuşatması altına alanlara, çevik kuvveti İstanbul İl Başkanlığımızın önüne getirenlere, bu kanunsuz emirleri verenlere yazıklar olsun.
Şunu bilsinler ki, CHP’yi savunmak Cumhuriyet’i savunmak. CHP’ye saldırmak Cumhuriyet’e saldırmaktır. Cumhuriyet’e saldıranlara karşısında bizler çelik gibi irademizle, korkusuzca 102 yıl önceki azim ve kararlılıkla duracağız. Korkmuyoruz, teslim olmayacağız. Buradan, sözümün ve sesimin eriştiği bütün demokratları, bütün CHP’lileri İstanbul’daki baba ocağına, Atatürk’ün evine sahip çıkmaya davet ediyorum.”
SOSYAL MEDYA PLATFORMLARINA DARALTMA
CHP il binasının ablukaya alınmasının ardından X, Instagram, YouTube ve TikTok gibi platformlara erişimde sorun yaşandı. Öte yandan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Sokak çağrıları yaparak, milletimizin huzurunun bozulmasına, sokakların provoke edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“YARGI SÜRECİ SUKUNETLE BEKLENMELİDİR”
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, CHP İl Başkanlığı önünde yaşanan olaylara ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını duyurdu. Tunç, sosyal medya hesabından yapığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “CHP İl Başkanlığı önünde yaşanan olaylar ve sosyal medyada provakatif paylaşım yapanlar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca adli soruşturma başlatılmıştır.
CHP İstanbul İl ve Kurultay Delegesi tarafından İstanbul İl Kongresindeki usulsüzlük, menfaat temini iddiaları ve seçmen iradesini etkilemeye yönelik ileri sürülen eylemler nedeniyle açılan davada, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından CHP İstanbul İl Başkanlığına, yönetim ve kurullarına tedbiren geçici kurul görevlendirilmiş, bu karara karşı CHP Genel Başkanlığınca adli yargıda yapılan itirazlar ve Yüksek Seçim Kurulu’na yapılan başvurular reddedilmiştir.
Yargının kararına saygı göstermek, herkes için bir zorunluluktur. Hukukun üstünlüğü, demokratik düzenin teminatıdır. Bu nedenle, toplumda gerginlik ve huzursuzluk oluşturacak sokak çağrılarından kaçınmak ve herkesin yargı sürecinin sonucunu sükûnetle beklemesi gerekmektedir. Yargılama süreci devam ederken yapılan açıklamaların sorumluluk bilinciyle ele alınması büyük önem taşımaktadır.
Başta CHP Genel Başkanı olmak üzere tüm parti yetkililerinin milletimizin huzurunu ve demokratik düzeni gözeten bir üslup benimsemeleri en doğru yoldur.”
RTÜK’TEN AÇIKLAMA
RTÜK Başkanı Şahin, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada “Yayıncılara açık çağrımızdır, her koşulda basın ve yayın ilkelerine, haber yayıncılığına ilişkin mevzuat hükümlerine titizlikle riayet etmesi kanuni bir zorunluluktur. Kamu düzenini tehdit eden, şiddeti özendiren, toplumsal hassasiyetleri istismar eden veya kitleleri tahrik edebilecek hele hele halkı sokağa çağırmak gibi çok ağır sonuçları olacak olan yayınlara hiçbir şekilde izin verilmeyecektir. Özellikle emniyet mensuplarını, idari amirleri veya görevi başındaki kamu görevlileri ile yargı mensuplarını hedef gösteren yayıncılık anlayışı, açıkça mevzuat ihlalidir ve ağır yaptırımla karşılaşacaktır. Canlı yayınlarda doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerin aktarılması, toplumda paniğe ve bilgi kirliliğine yol açacak bir sorumsuzluk örneğidir. Yayıncılarımızın yayın setinde belirlenen etik kurallardan sapmamaları, haber ve yorum arasındaki sınırları korumaları hukuken zorunludur. Toplumsal barışa ve kamu güvenliğine zarar verecek yayınlara dün olduğu gibi bugün de müsamaha gösterilmeyecek, bu şekilde yayın yapan kuruluşlar hakkında idari para cezaları, yayın durdurma ve en nihayetinde lisans iptali de dâhil olmak üzere gerekli tüm yaptırımlar uygulanacaktır. Üst Kurul olarak; tüm yayıncılarımızdan yayınlarını yaparken sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri, basın ve yayın özgürlüğü kadar kamu yararı ve toplumsal huzuru da gözetmeleri gerektiğini önemle ve son kez tekrar hatırlatıyoruz” ifadelerine yer verdi.
