Tamyüksel, 23 Şubat’ta yaptığı açıklamada doğrudan temin harcamalarının sürekli yasal sınırın hemen altında kaldığına dikkat çektiklerini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Şubat ayında bir soru sorduk. Bugün görüyoruz ki bu artık bir soru değil, bir tablo. Aynı gün, aynı isim, farklı faturalar… Bu bir istisna değil. Bu bir yöntem.” Son iki ayda kamuoyuna yansıyan bazı harcamalara dikkat çeken Tamyüksel, şu örnekleri sıraladı:
ARTIK BİR ALIŞKANLIK DEĞİL, SİSTEMATİK BİR YÖNTEM
35 gün önce kurulan bir firmaya 955 bin TL’lik doğrudan temin Aynı gün içinde aynı kişilere farklı kalemler üzerinden yapılan yüz binlerce liralık ödemeler 1 milyon TL sınırının hemen altında kalan tekrar eden alımlar “Hizmet alımı” başlığıyla detay verilmeden yapılan harcamalar “Bu örnekleri tek tek açıklamaya çalışabilirsiniz. Ama hepsini yan yana koyduğunuzda ortaya çıkan tablo nettir: Bu artık bir alışkanlık değil, sistematik bir yöntemdir.”
İHALE YAPILMIYOR, SINIR HESAPLANIYOR
Özellikle aynı gün içinde aynı kişilere farklı firmalar üzerinden yapılan ödemelere dikkat çeken Tamyüksel şöyle konuştu: “Bir kişi aynı gün içinde iki ayrı firması üzerinden iş alıyorsa, burada artık teknik bir durumdan değil, açık bir tercihten bahsediyoruz. İhale yapılmıyor, sınır hesaplanıyor.”
35 GÜN ÖNCE KURULMUŞ ŞİRKET 955 BİN LİRALIK İŞ ALIYOR
Henüz 1 ayını doldurmamış bir firmaya yapılan yüksek tutarlı alımı da değerlendiren Tamyüksel: “35 gün önce kurulmuş bir şirket, hiçbir detay paylaşılmadan 955 bin liralık iş alıyor. Bu iş nedir? Nasıl verildi? Neye göre seçildi? Bu sorular sorulmayacak mı?” dedi.
DETAY YOKSA ŞEFFAFLIK DA YOKTUR
Doğrudan teminlerde “hizmet alımı” gibi genel ifadeler kullanılmasını eleştiren Tamyüksel, bunun kamuoyunun denetimini zorlaştırdığını söyledi: “700-900 bin liralık harcamalar yapılıyor ama ortada detay yok. Detay yoksa şeffaflık da yoktur.” Tamyüksel, Sayıştay raporlarında da doğrudan temin uygulamalarına yönelik uyarılar bulunduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Denetim raporlarında uyarılmış bir konuda hiçbir değişiklik yoksa, bu artık bir eksiklik değil, tercihtir.” Açıklamasında polemik yerine kamu vicdanına vurgu yapan Tamyüksel: “Kimin aldığı, hangi partiden olduğu değil; nasıl verildiği önemlidir. Kamu kaynağı parti kaynağı değildir. Bu mesele siyaset değil, vicdan meselesidir.” dedi.
ŞEFFAFLIK BİR TERCİH DEĞİL ZORUNLULUKTUR
Tamyüksel, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne şu çağrılarda bulundu: Tüm doğrudan temin dosyaları kalem kalem açıklansın “Hizmet alımı” gibi genel başlıklar yerine işin içeriği açıkça yazılsın. Aynı nitelikteki işler ihale yoluyla, şeffaf şekilde yapılsın. Tamyüksel açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Şeffaflık bir tercih değil zorunluluktur. Güçlü yönetim hesap vermekten kaçmaz. Bu şehir artık şunu soruyor: Bu para nereye gidiyor?”
