Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uğur Enç
Uğur Enç

Çolakoğlu Metalurji emekçilerin kanıyla imparatorluk oldu!

Tam 2 yıl önce şu ifadelerle yazmışım…

“Kocaeli bir yazıklar kenti.

Doğasına, çevresine, körfezine acımayan hoyrat bir sanayinin sömürüsü altında yaşayanların kenti.

En büyük sömürü Dilovası’nda malum.

Koskoca bir ilçede insanların yaşayacağı alan kalmadı.

Sanayi kuruluşlarının ağır metal yükü altında eziliyorlar.

Yetmiyor, denetimden kaçmak isteyen firmalar çeşitli bahanelerle çevreyi kirletiyor.

Son vukuat Çolakoğlu Metalurji’den geldi.

İSO 500 listesinin 13. sırasında, Türkiye’nin İlk 100 Zengin Ailesi listesinde 24. sırada yer alan Çolakoğlu büyük bir çevre katliamına imza attı.

Dilovası Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Çolakoğlu Metalurji A.Ş. firmasının dev fabrikasında bacadan çıkan simsiyah dumanlar gökyüzünü kapladı.

Fabrika bacasındaki büyük çevre katliamını, torba filtrelerin yüksek sıcaklık sebebiyle yanmasına bağladı.

Kocaeli Valiliği Çolakoğlu Metalurji’ye ceza kesti.

Ama ne ceza.

464 bin 585 TL.

Yani 14 bin 497 dolar.

*

Neden dolar kuruyla bahsediyorum?

Çünkü bu firma bir ihracat rekortmeni.

Çolakoğlu ailesi de dolar milyarderi.

Her yıl yüzlerce milyon dolar kar eden firmaya kesilen 14 bin 497 dolar cezanın devede tüy bile olmadığını anlamak gerek.

Maalesef yasalarla belirlenen cezalar caydırıcı değil.

Hal böyle olunca Çolakoğlu gibi firmalar filtrelerini denetlemiyor.

Hal böyle olunca simsiyah dumanlar çıktığı anda müdahale edilmiyor.

Saatlerce çevre katliamı yaşanıyor.

Ne zaman ki olay gazetelere düşüyor, o zaman denetimler yapılıyor.

Ne zaman ki Kocaeli Valiliği İzmit’ten Dilovası’ndaki faciadan haberdar oluyor o zaman harekete geçiliyor.

*

Olay basına düşmese, kent basını bu olayın üstüne gitmese Çolakoğlu müdahale etmeyecek ve olduğu gibi çalışmaya devam edecek.

Çünkü düşündükleri tek şey para.

Düşündükleri tek şey daha fazla kar elde etmek.

Başka hiçbir şeyi umursamıyorlar.

İşçileri elektrik akımına kapılarak hayatını kaybediyor.

Hiçbir şey yokmuş gibi devam ediyorlar.

Sendikal baskılarını sürdürüyorlar.

Çevreye duyarsızlaşıyorlar.

Dilderesini, İzmit Körfezi’ni kendi malları gibi kullanıyorlar.

İsrail’e giden ticari gemiler için limanlarını açıyorlar.

İsraille ticarete aracılık ediyorlar.

Yaptırdıkları ve vergiden düştükleri kimi kamu binaları ile kente şirin gözükmeye çalışıyorlar.

İmajlarını düzgün göstermeye çalışıyorlar.

Gözlerindeki para hırsı görünmesin istiyorlar.

Ancak bu defa suçüstü yakalandılar.

Bu sebeple 14 bin 497 dolar cezaya mahkum edildiler.

Dedim ya devede tüy.

Ancak yine de gerçek yüzlerini, para hırslarını, tek amaçları olan daha fazla kar etme hırslarını hep birlikte bir kez daha görmüş olduk.

Bize düşen bunu hiç unutturmamak, tarihe not düşmek, yeri geldikçe hatırlatmak…”

*

Acı haber dün geldi.

Çolakoğlu Metalurji fabrikasında meydana gelen cinayet gibi kazada 3 işçi yaşamını yitirdi, 1 işçi ise ağır yaralandı.

Ark ocağına yükleme yapan platformda bakım çalışması yürüten işçiler, bir parçanın kopması sonucu yaklaşık 20 metre yükseklikten yere düştü.

Hayatını kaybeden Tamer Aydoğdu, Resul Kardaş ve Şah İsmail Mayda’dan ikisinin taşeron, birinin ise kadrolu işçi olduğu açıklandı.

Şirketin geçmişi aslında oldukça karanlık.

Sadece biraz önce alıntıladığım çevre katliamı değil, internette şu anda ulaşamadığımız, yayından kaldırılmış pek çok olay mevcut.

Mesela Tuncay Özsoy elektrik akımına kapılarak can verdi.

Hamza Zengin üzerine forklift düşmesi sonucu hayatını kaybetti.

Engin Gündüz üretim bandında sıkışarak yaşamını yitirdi.

Bunlar basına yansıyanlar.

Sistemli bir kaza bilançosu var fabrikanın.

Çünkü tek dertleri para.

Tek dertleri daha fazla kar elde etmek.

Hatırlayın Çolakoğlu Metalurji, geçtiğimiz yıl ağır çalışma koşulları nedeniyle sağlığını kaybeden işçileri tazminatsız işten çıkarmasıyla da gündeme gelmişti.

2025 yılında ameliyat sonrası evinde raporluyken “hırsızlık ve güveni kötüye kullanma” (Kod 46) gerekçesiyle işten atılan Veysel Okka vicdanları yaralamıştı.

*

Çolakoğlu ailesi servetlerine servet katarak 2013 yılında TMSF’nin satışa çıkardığı Toprak Holding’e ait İşkodralı Tahir Paşa Yalısı ve arsasını satın aldı.

Bu yalıyla birlikte Boğaz’daki mülk sayısını altıya çıkardı.

Kuruçeşme’de Hotel Les Ottomans’ın 20 metre yanındaki arsada iki yalısı yer alan aile müflis İşadamı Orhan Aslıtürk’e aitken, İstanbul 3. İflas Müdürlüğü’nün geçen yıl satışa çıkardığı Zarifi Mustafa Paşa Yalısı’nın haremlik bölümünü de satın almıştı.

Kandilli’de bulunan M. Fazıl Paşa Yalısı ve Hadi Semi Bey Yalısı da ailenin yalıları arasında bulunuyor.

Bize ne kardeşim ailenin yalılarından diyebilirsiniz.

Ancak aynı aile ilerleyen yıllarda ekonomik sıkıntılarını bahane ederek yüzlerce işçiyi işten çıkardı.

Bunu düzenli olarak yapıyorlar.

İşçileri bir vakit sonra işten çıkarıyorlar.

Aradan zaman geçiyor, yenilerini alıyorlar.

Sebebi ise zorlu çalışma koşulları.

Sağlık sorunları nedeniyle tazminat ödemekten kaçıyorlar.

Dilovası fabrikasında çalışanlar anlatıyor.

Kışın denizden esen soğuk ve delici rüzgar ciğerleri deliyor adetay.

Yazın kavurucu güneş altında demir tozu, cüruf soluyorlar.

Hal böyle olunca belli bir süre sonra emek gücü olmaktan çıkıyor, işverene yük duruma geçiyorlar.

*

Çolakoğlu ile ilgili yazılacak o kadar çok şey var ki…

Borsaya açılmıyorlar mesela.

Bana sorarsanız şeffaflıktan kaçıyorlar.

*

Herkes Kartepe çelik haddehanesini konuşuyor.

Ancak Çolakoğlu 1969’dan bu yana Dilovası’nı zehirliyor.

Bir Allah’ın kulu da karşısına çıkamıyor.

Öyle bir duruma gelmişler ki 2020’de kapasite artışı yapmışlar.

Haddehanelerini büyütmüşler.

Dünyanın en büyük ark kazanlarından birine sahipler.

Üzücü kaza da o kazanın bakımı sırasında meydana geldi zaten.

*

Devasa bir limanları var.

Dilderesi’nin hemen yanı başında yer alıyor.

Bu limana düzenli olarak demir taşıyan gemiler yanaşıyor.

Demir tozlarının bütün bir ilçeyi, Dilvoası’nı mahvettiği biliniyor.

*

Bir de termik santralleri var.

Kömür ve doğalgaz ile çalışıyor.

Türkiye’nin en büyük 3. santrali.

Gebze’de kurulu.

Çevreye zararını anlatmakla bitiremem sanırım.

*

Firmanın tek derdi para.

Bu sebeple alelacele bakım işçileri için önlem almadan 20 metre yüksekte kurtarma halatı bulunmadan çalışmalarını istiyorlar.

Bu sebeple sürekli ölümlü iş kazaları ile gündeme geliyorlar.

Bugüne kadar defalarca ölümlü iş kazası meydana gelmiş Çolakoğlu Metalurji’de.

Peki neden kimse hiçbir şey yapmamış?

Doğru düzgün bir adım atılmamış?

Çolakoğlu ailesini kim koruyor?

Bugüne gelinmesine kim sebep oldu?

3 can.

3 emekçi bugün toprak altında.

1 diğer emekçi ise yaralı, tedavisi sürüyor.

Bu olay da Çolakoğlu Metalurji’nin diğer olayları gibi unutturulacak mı?

Bu olayın da üstü kapatılacak mı?

Hep birlikte bekleyip göreceğiz.

Bize düşen, unutturmamak.

Bize düşen, Çolakoğlu’nun para hırsını, insan hayatını hiçe sayan gözü dönmüşlüğünü sürekli anlatmak.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ