Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uğur Enç
Uğur Enç

İşte olması gereken: Sertif Gökçe gerçeği!

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni de sayarsak bugün 5. ‘Belediye başkanı olarak ben ne yaptım’ toplantısına katıldım.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin anlatacak şeyi çoktu.
Tıpkı seçim dönemindeki vaatleri gibi..
Başkan vaatlerinin şu kadarını yaptı, şu kadarını yapmadı demek için henüz erken.
Daha 2. dönemin bitmesine 3 koca hizmet dönemi var.
Son yıl göreceğiz karneyi…

Tahir Büyükakın’ın sunumundan hemen sonra her biri Ak Partili olan Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman ve Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt son 2 yıllarını anlattıkları programlar gerçekleştirdi.
Hepsine katıldım.
Uzun uzun sunumların büyük bölümü ilçelere Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve merkezi hükümet tarafından yapılan yatırımların sunumuydu.
Pek çoğunu zaten büyükşehirden biliyorduk.
İlçelerde tekrar edilmesi belki hafızaları tazelemiş olabilir.
Ancak benim açımdan köşe yazılacak konular değillerdi.
Kimi programlar hazırlıksızdı.
“Tahir hoca yaptı, biz de yapmalıyız” denilerek hazırlanmıştı.
Kimi salonlar dardı.
Kimi ses sistemleri arızalıydı.
Kiminde kravat bağlayamayan sunucular vardı.
Başiskele’de misafirler karşılanırken arkada çalan yaylı çalgılar dahi olay oldu.
*
Ak Partili ilçe belediyelerinin “2 yılda neler yaptık” programları sadece benim açımdan değil, köşelerinde ballandıra ballandıra anlatan pek çok dost açısından da fazlaca abartılmış ve gereksiz programlardı.
Bunları özel sohbetlerimizde konuştuk.
Ancak günlük köşe yazma zorunluluğu bazen abartılmış programlara zorlama yazılar yazmanıza sebep olabiliyor.

Gelelim bugünkü programa.
Bu defa CHP’li bir isim olan Derince belediye Başkanı Sertif Gökçe 2 yılda neler yaptığını anlattı.
Söz konusu program Derince Tahtalı Göleti yanında yer alan Beşdivan Tesisleri’ndeydi.
Önce açık havada, göl kenarında bir kahvaltı yapıldı.
Daha sonra küçük sayılabilecek bir salonda sadece basın mensuplarına sunum yapıldı.
15 dakikalık bir videoda neler yapıldıysa onlar anlatıldı.
Daha sonra Sertif Gökçe basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Çok kısa, çok net bir programdı.
Şişirilmemişti.
Başkan aslında çok da bir şey anlatmadı.
Anlatmamalı da zaten.
İlçe belediyesi ne yapabilir ki?
Yıllar önce bir belediye başkanı ile pandemi dönemi röportaj yapmıştık.
Neler yaptığını anlatıyordu.
Kayıt dışı olarak çok samimi bir şekilde, “Paramız yok ki ne yapalım? Çöpleri düzenli topluyoruz. Otları biçiyoruz. Kaldırımları boyuyoruz. Bozulan yolları düzeltiyoruz. Bu da yetiyor” demişti.
Gerçekten bir ilçe belediyesinin görevi aslında tam da bunlardı.
Devraldığınız hizmetleri sürdürün, bir de yanına günümüz ekonomik koşullarını düşünerek birkaç sosyal proje, ucuz yemek verecek bir lokanta, bir kafe eklediniz mi sizden iyisi yok.
Sertif Gökçe bunu çok iyi yapmış.
Kahvaltı yaptığımız mekan Ak Partili Zeki Aygün döneminden kalma.
Yine CHP’li olan İzmit Belediyesi’nin yıllardır Gölkaypark’ı çürüttüğünü, kentin nefes alabileceği nadir noktalardan birini kullanılmaz hale getirdiğini düşününce Gökçe’nin CHP’nin bu düşük profilli zihniyetine rağmen ne kadar örnek bir duruş sergilediğini anlıyorsunuz.
Şişirme projeleri yok.
Bugün açıp yarın kapattığı müzeler yok.
İki gün satış yapıp sonra kepenk indiren göstermelik, şov bizinıs işler yok.
Hizmette devamlılık var.
Hizmette süreklilik var.
Kafi.
İşte bir ilçe belediyesinde olması gereken de bu.
Farklı hırslar işin içine girdiğinde maalesef o ilçenin, o kentin geleceğinden çalınıyor.
Bunun hakkı ahirette de ödenmez.
*
Sertif Gökçe’nin neler dediğini bugün gün boyu gazetelerde zaten okudunuz.
Sade bir programla, abartmadan, hırslanmadan bir program gerçekleştirdiği için teşekkür etmek gerek.
Ne olduğunu, nerede olduğunu biliyor.
Kendini dev aynasında görmüyor.
Patronluk taslamıyor.
Eksileri yok mu?
Elbette var.
Daha önce çok defa yazdım.
Ancak bugün hakkını teslim etmek gerek.

Programdaki gördüğüm tek aksilik, Beşdivan Tesisleri’nde manavların dartısı ve çiği yerine mıhlamanın olmasını saymazsak Dertaş’ta yaşandı.
Bir grup gazeteci tesislere ana kapıdan alındı.
Gerekli önlemler ve tedbirler uygulandı.
Bone ve eldiven taktılar.
Ellerini yıkadılar.
Turnikelerden geçtiler.
Bir grup gazeteci ise, ki en kalabalık grup bu idi, garaj kapısından içeri alındı.
Ne bir bone, ne bir maske, ne bir dezenfektan…
Tezek ezdiğimiz ayaklarımızla ayran şişelenen bölüme girdik.
Hemen önümüzde açık ayranların kapakları kapatılıyordu.
Ben olsam Dertaş’tan ayran almak için birkaç hafta beklerim.
En azından şu ilk parti bir aradan çıksın…
*
Son olarak CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan’dan bahsetmek gerek.
Programa kimi il yöneticileri ile birlikte katıldı.
Kahvaltıyı yaptılar, yediler içtiler.
Tam Sertif Gökçe konuşacak…
Hep beraber kalkıp başka bir programa geçeceklerini, programların çakıştığını söylediler.
Program yoğunsa bu durum gayet normal.
Ancak kendisini temsilen, Gökçe’yi dinlemesi için birkaç yöneticisini Derince’de bırakabilirdi.
Kedi gibi yöneticilerin il başkanını takip etmesi gerekmezdi.
Yakıştıramadım.
Ve merak ettim, benzer bir program çakışması Erdem Arcan’ı il başkanlığı seçim sürecinde açıktan destekleyen İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in sunumunda yaşansa Arcan ne yapardı, kedi gibi onu takip eden il yöneticileri ne yapardı…

YORUMLAR

Bir adet yorum var

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ