İzmit kent merkezinde, Fethiye Caddesi’nde yer alan Bilin Pasajı günlerdir kentin gündeminde.
Binadaki hak sahiplerinin yüzde 95’i kentsel dönüşüm istedi.
Bina risklidir kararı geldi.
Ancak Kocaeli İdare Mahkemesi’ne yapılan itirazlar sonrasında işler gecikti.
3 defa itirazda bulunuldu.
Tam 161 gün sonra net karar geldi.
Bina mühürlendi.
Mühürleme işleme sırasında dahi bazı kiracılar ve hak sahipleri zabıtaya tepki gösterdi.
Direndi.
Bu durum aslında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ne kadar zor bir durumla karşı karşıya olduğunun göstergesi.
Bir süre önce Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili bilgilendirmelerde bulunmuştu.
İzmit kent merkezinde yer alan Kocaeli Adliyesi’ndeki adada kentsel dönüşümü hak sahiplerinin sadece yüzde 15’nin istediğini söyledi.
Bölgeden çekildiklerini, yeni bölgelerde hak sahipleri ile görüşmelere devam edecekleri açıkladı.
*
Bilin Pasajı tartışmaları ve Tahir hocanın açıklamaları çok acı bir tabloyu ortaya koyuyor.
Kocaeli’de vatandaş yarınlarını değil, günü kurtarmayı düşünüyor.
Yarın deprem olacakmış, olsun.
Bugün para kazandığım işletmem, kira aldığım evim elimden gitmesin de ne olursa olsun.
*
Maalesef çok derin bir ekonomik kriz dönemindeyiz.
Tarihteki benzer ekonomik kriz dönemlerinde vatandaşların tepkisi her zaman benzer olmuş.
Bireyselleşmiş.
Bencilleşmiş.
Günü kurtarmanın peşine düşmüş.
Yarınları umursamamış.
Bu tabloda, bu kriz gündeminde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin işi gerçekten çok zor.
Bilin Pasajı’na bakınca bu çok daha net görülüyor.
Pasaj yıkılıyor, dökülüyor.
Bina çok riskli.
Çökme tehlikesi var.
Depremde ayakta kalma şansı yok.
Deprem olmasa bile olduğu yere yıkılabilir.
Ancak esnaf her gün canını tehlikeye attığını umursamadan dükkanını açmak, satış yapmak istiyor.
Bu sebeple binayı mühürleyen zabıtaya tepki gösteriyor.
*
Sadece Bilin Pasajı mı?
Elbette hayır.
Kocaeli Adliyesi karşısındaki adada kentsel dönüşüm isteyenlerin sadece yüzde 15’te kalmasının bir sebebi var.
O bölgede hak sahiplerinin, yani daire sahiplerinin büyük bir bölümü ikamet etmiyor.
Hepsi dairelerini kiraya vermiş.
Büyük bir çoğunluğu avukat bürosu olarak kullanıyor.
Hak sahibine gidiyorlar.
Diyorlar ki “Burayı bize ver, yıkalım. Yenisini yapalım. Yüzde 70’ini biz karşılayalım. Yüzde 30’unu sen.”
Hak sahibi yanaşmıyor.
Deprem riski olmayan, sıfır bina için yüzde 30 vermek çok büyük bir bedel değil aslında.
Hak sahiplerinin birincil derdi de bu değil.
Binasını verse inşaat en az 2 yıl sürecek.
2 yıl boyunca kira alamayacak.
Genel olarak hak sahipleri bu kira işini düşünüyor.
Bugünü dert ediyorlar çünkü.
2 yıl sonra ellerine geçecek sıfır binayı umursamıyorlar.
*
Gün çok karanlık.
Gün dert günü.
Bugünlerde yarınları planlamak çok zor iş.
Herkes bugünü kurtarmanın peşindeyken, yarınlarda olacak felaketlerde insanlar ölmesin diye gecesini çabalayanların Allah yardımcısı olsun.



YORUMLAR