Yaklaşık 10 gün önce Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın Kocaeli Kongre Merkezi’nde önemli bir toplantı gerçekleştirdi.
Belediye başkanlığının 2. döneminde 2 yılı geride bırakan Büyükakın bir anlamda bu 2 yılın hesabını verdi.
Neler yaptıklarını anlattı.
Tamamlanan çalışmaları kamuoyu ile paylaştı.
Devam eden çalışmalardan bahsetti.
Yetmedi, siyasete de girdi.
CHP’ye ve CHP’li belediyelere tatlı tatlı ayar verdi.
*
2 saat boyunca sahnede kaldı, 2 saat boyunca anlattı Büyükakın.
Peki bu anlatılanlar ne oldu?
Kocaeli’de yarım gün dahi konuşulmadı.
Yarım gün dahi tartışılmadı.
Programı takip eden gazeteciler anlık haberleri yayınladılar.
Köşe yazarları birer köşe yazısı yazdı, hepsi bu.
Ne bir gündem oluştu, ne kamuoyu bilgi sahibi oldu.
E hani büyükşehirin havuz medyası vardı?
O havuz medyasının bu kentte gündem oluşturmaya gücü yok mu?
O havuz medyasının büyükşehiri konuşmaya takati yok mu?
*
Havuz medyası demek, satın alınmış medya demek aslında.
Ancak muhalefetin dilinde bu söylem öyle laçka bir hal aldı ki Kocaeli’de büyükşehire “merhaba” diyen havuz medyasından sayılıyor.
Kocaeli’de muhalefetin emir eri olmuş, askeri olmuş 1-2 basın kuruluşunu saymazsanız A’dan Z’ye herkes bu havuzun içinde görülüyor.
Buna rağmen, bu kadar geniş bir tanımlamaya rağmen o havuz medyası, bir diğer bakış açısıyla baştan sona Kocaeli medyası büyükşehirin faaliyetlerini vatandaşa anlatamıyor, büyükşehir belediye başkanının açıklamalarını yarım gün gündem yapamıyor.
Peki burada kabahat kimde?
Evet, gazeteciler tembelleşti.
Evet, gazeteler kolaya alıştı.
Evet, gündem çok hızlı değişiyor.
Evet, evet, evet…
Ancak sorunların aslı bunların hiçbiri değil.
Büyükşehir’de bir şeyler eksik gidiyor.
Bir karmaşa, bir kararsızlık var.
Çok başlılık hakim.
Yönetme kabiliyeti zayıflamış durumda.
Hal böyle olunca başkanın 2 saat boyunca ter dökerek anlattıkları dahi suya yazı yazılmış gibi oluyor.
Uçup gidiyor.
*
Sosyal medyalar şöyle güçlü, yapılanlar böyle güzel demekle belediye yöneticiliği olmuyor maalesef.
Ne kadar yaparsanız yapın, bunu vatandaşa anlatamadığınızda hiçbir anlamı olmuyor.
Ne kadar yaptığınızdan çok, ne kadar anlatabildiğinize bakıyor biraz da işin sonu.
Çok zor değil, çıkın yürüyüş yoluna sorun, “Tahir Büyükakın 2 senedir neler yaptı” diye vatandaşa.
Ne kadar anlatılabildiğini kendiniz görün.
Bir şeyler eksik büyükşehirde.
Ben bu kadar uzaktan görüyorsam, burunlarını dibini göremeyenler kendilerini sorgulamalı.



YORUMLAR