Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uğur Enç
Uğur Enç

Kimse bağırmasın Kocaelispor’da bu yanlış yıllardır var!

Kocaelispor’da yöneticilerin istifa dilekçeleri daha görevin başında alındı.

Bunu ben yazdım.

14 Haziran 2024’te haberini yaptım, köşe yazımda da bu uygulamaya açıkça karşı çıktım.

Bugün dönüp aynı meseleyi yeniden bir iddia gibi tartışacak değilim.

Recep Durul yöneticilerin tarihsiz istifa dilekçelerini aldı.

Yöneticiler de verdi.

Meselenin başlangıcı bu kadar açık.

O gün yazımın başlığı “Delikanlı Kocaelispor yöneticisi yokmuş!” idi.

Sert bulmuş olabilirsiniz.

Ama daha görevinin başında kendi iradesini başkanın eline teslim eden bir yöneticiye ne söylememi bekliyordunuz?

Tebrik mi etseydim?

Kocaelispor’un geleceğini güvenceye aldıklarını mı yazsaydım?

Yahu siz yöneticilik yapmaya mı geldiniz, başkanın uygun gördüğü güne kadar koltuk doldurmaya mı?

Şimdi Mert Kavşut istifa etmediğini söylüyor.

İradesi dışındaki bir dilekçenin karar defterine işlenmesi ihtimaline tepki gösteriyor. Yetkisini genel kuruldan aldığını hatırlatıyor, kongre çağrısı yapıyor.

Kavşut’un itirazı yerinde.

Ancak bugün bu açıklamayı okuyunca benim aklıma iki yıl önce yazdıklarım geliyor.

O dilekçeler neden toplandı?

Günü geldiğinde kullanılmak için.

Benim o gün karşı çıktığım tehlike tam olarak buydu.

Yöneticinin kendi kararını, kendi sözünü, kendi itirazını etkisizleştirebilecek bir kâğıdın başkanın elinde bekletilmesi…

Bugün bir dilekçenin gerçekten işleme konulup konulmadığı ayrıca açıklığa kavuşmalı.

Ama bu, baştan kurulmuş yanlış düzeni değiştirmiyor.

Yöneticilerden peşinen istifa almak zaten başlı başına bir sorun.

O kâğıdın kullanılmasını beklemek gerekmiyor.

Recep Durul’a açıkça söyleyeyim.

Genel kurulun seçtiği yöneticilerin istifasını cebinizde taşıyarak sağlıklı bir yönetim kuramazsınız.

Sizinle aynı fikirde olanların görevde kaldığı, itiraz edenlerin ise dilekçesinin hatırlandığı bir anlayış Kocaelispor’a zarar verir.

O masadaki insanlar sizin çalışanınız değil.

Size hesap vermek için seçilmediler.

Kocaelispor’a karşı sorumluluk taşımak için seçildiler.

Aradaki farkı kabul etmek zorundasınız.

Başkan olmak, yönetim kurulunun iradesini teslim almak demek değildir.

Her yöneticinin görev süresini kendi takdirinize bağlayabileceğinizi düşünüyorsanız, o kurulda seçimle gelmiş insanların ne işi var?

Kararları tek başınıza alın.

Sonra da çıkıp ortak yönetimden, birlikten, beraberlikten söz etmeyin.

Ancak bütün sorumluluğu Recep Durul’a yükleyip diğer yöneticileri temize çıkaracak da değilim.

O dilekçeleri verenlerin de sorumluluğu var.

İş hayatında kimsenin kendilerine böyle davranmasına izin vermeyecek insanlar, Kocaelispor yönetimine girince önlerine konulan kâğıdı imzaladı.

Kendi şirketlerinde söz sahibi olanlar, kulüpte kendi sözlerini başkanın insafına bıraktı.

Sonra da bu şehrin karşısına yönetici sıfatıyla çıktı.

Benim itirazım buydu.

Bugün de aynı yerdeyim.

İstifa edecekseniz kendi kararınızla edersiniz.

Göreve devam edecekseniz sorumluluğunuzu üstlenirsiniz.

Daha baştan istifanızı teslim edip ardından ne kadar bağımsız olduğunuzu anlatırsanız, kusura bakmayın, ben buna inanmam.

Mert Kavşut’un genel kurul vurgusu bu nedenle önemli.

Ama bu ilke herkes için savunulmalı.

Sadece kendi göreviniz tartışmaya açıldığında hatırlanmamalı.

Başka bir yönetici başkanla anlaşamadığında da aynı söz söylenmeli.

Başkanın bir kararına itiraz edildiğinde de aynı tavır gösterilmeli.

Genel kurulun iradesi, ilişkiler iyiyken unutulup ilişkiler bozulunca sığınılacak bir yer değildir.

Yöneticilik yetkisini oradan alıyorsanız, o yetkinin sorumluluğunu her gün taşıyacaksınız.

Susarak da sorumluluktan kurtulamazsınız.

“Başkan istedi, biz de verdik” diyerek hiç kurtulamazsınız.

Kocaelispor’da herkes kulübü ne kadar sevdiğini anlatıyor.

Herkesin tribünde geçirdiği yıllar var.

Herkesin fedakârlık hikâyesi var.

İyi de bu sevginin yönetim masasında bir karşılığı olmayacak mı?

Bir yanlışın karşısına dikilmeyecek misiniz?

Başkanın hoşuna gitmeyecek diye fikrinizi saklayacak mısınız?

Koltuğunuzu korumak için susacaksanız o koltukta oturmanızın Kocaelispor’a ne faydası var?

Yönetici dediğiniz insan gerektiğinde itiraz eder.

Hesap sorar.

Yanlış karara ortak olmaz.

Bunları yapamayan insanın yönetim listesinde adının bulunması kulübü güçlendirmez.

Başkanın elini güçlendirir.

Ben iki yıl önce bu uygulamayı yazdım.

İstifaların peşinen alınmasına da yöneticilerin bunu kabul etmesine de karşı çıktım.

Bugün yaşanan tartışmayı görünce şaşırmadım.

Çünkü daha başlangıçta yanlış kurulmuş bir ilişkinin, ilk ciddi anlaşmazlıkta sorun çıkarması şaşırtıcı değil.

Asıl şaşırtıcı olan, bu kadar açık bir yanlışa yıllarca tahammül edilmesi.

Kocaelispor yöneticiliğinin bu hale getirilmesine razı olunması.

Şimdi sesler yükseliyor.

Açıklamalar sertleşiyor.

Herkes kendi iradesinden söz ediyor.

Güzel.

O zaman bu iradeyi yalnızca açıklamalarda göstermeyin.

Yönetim masasında da gösterin.

Peşinen istifa toplama uygulamasına açıkça karşı çıkın.

Toplanan dilekçelerin sahiplerine iadesini isteyin.

Başkanla anlaşamadığınızda görevinize devam edip etmeyeceğinize kendiniz karar verin.

Ve aldığınız kararın hesabını bu camiaya verin.

Kimse bağırmasın.

Kimse bugün ortaya çıkmış bir mesele varmış gibi davranmasın.

Kocaelispor’da bu yanlış yıllardır var.

Yanlışı başlatanın da kabul edenin de görüp susanın da sorumluluğu var.

Artık herkes kendi payına düşenle yüzleşsin.

Kocaelispor yönetiminde oturacaksanız, önce kendi iradenize sahip çıkacaksınız.

Kendi iradesini başkanın cebinde bırakan insan, bu kulübün menfaatini nasıl koruyacak?

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ