Son birkaç gündür iyice ayaklandım.
Günde bir defa dışarı çıkabiliyorum evden.
Yaralarım neredeyse tamamen iyileşti.
Kaburgalarımda hala kuvvetli bir sancı oluyor hareket ettikçe.
Buna da şükür.
2 haftadan fazla oluyor.
Benim için hala dün gibi.
Her güne, ‘bugün artık toparladım’ diyerek başladım.
Ama öyle olmuyormuş.
Günlerdir hiçbir şey yazamıyor, hiçbir şey okuyamıyordum.
Bugün çok daha iyiyim.
Gazeteye geldim.
*
Neyse ki yaz.
Ne yazık ki yaz.
Yaz aylarında iş temposu bir hayli düşüyor.
Rehavet düşüyor bütün iş kollarında olduğu gibi bizim sektöre de.
Vites düşürüyorsunuz.
Bu sebeple neyse ki yaz.
2 haftadan fazla bir zaman geçti ancak öyle çok büyük bir gündem kaybı yaşamadım.
Fakat havalar çok sıcak.
Evin bahçesine adım dahi atamıyorum gündüz.
Bugün arabadan gözlüklerimi alıp gazeteye yürüyecektim sözde.
Kapının önündeki arabaya 3-5 adım atana kadar nefesim daraldı sıcaktan.
Fethiye Caddesi’nden Halkevi’ne arabayla inmek zorunda kaldım.
Bu sebeple ne yazık ki yaz.
*
Dün çok önemli bir özel habere imza attık.
Aman tanrım biz muhteşemiz, en iyi gazeteci biziz diye yazmıyorum bunları.
O egoları soyunduk bünyemizden çok şükür.
Haber önemliydi, o sebeple söylüyorum.
CHP’de baskın kongre süreci başlayacağını duyurduk.
Genelgenin dün yayınlanacağını yazdık.
Sabah ilk haberimizdi.
Türkiye genelinde bu haberi bizden önce duyurabilen olmadı.
Sonrasında akşam saatlerinde CHP’nin genelgesi yayınlandı.
Milletvekilleri basına servis etti ve bugün gündem oldu.
CHP’de kongre süreci başlıyor.
Baskın bir süreç.
Amaç 10 Eylül’deki duruşmada Kemal Kılıçdaroğlu’nun geri dönmesi halinde örgütleri dizayn edebilmesini engellemek.
İlçe kongreleri Kılıçdaroğlu gelmeden tamamlanacak.
Daha sonra Özgür Özel yönetiminde belirlenen il delegeleri il başkanlarını ve kurultay delegelerini seçecek.
Kongre takvimi başlamış olduğu için Kılıçdaroğlu bunu engelleyemeyecek ve kısa süre sonra toplanacak olan kurultayda koltuğunu yeniden kaybedecek.
*
Özgür Özel ve ekibinin hesabı bu.
Tutar mı bu hesap?
Tutar.
Zaman çok dar çünkü.
Pek çok örgüt başkanı bu kadar kısa sürede rakiplerine istişare şansı dahi tanımadan seçimi alacaktır.
Buna en net örnek Kocaeli il başkanı Bülent Sarı olabilir.
Bülent Sarı’yı şu anda Kocaeli’de güç odakları istemiyorum.
Harun Yıldızlı ile arası açık.
Yıldızlı’nın adayı normal şartlarda Bülent Sarı olmaz.
Fatma Kaplan Hürriyet’in de özel görüşmelerinde ‘Benim adayım Bülent Sarı olamaz’ dediği biliniyor.
Ancak mevcut tabloda Kocaeli’de 12 ilçe başkanının çok büyük bölümünde bir değişiklik yaşanmayacaktır.
Hal böyle olunca sıfırdan bir il başkan adayı güçlendirmek ve seçime sokmak yerine Kocaeli’nin iki rakibi Hürriyet ve Yıldızlı mevcut il başkanını kötünün iyisi olarak görüp ses çıkarmayacaktır.
Benim öngörüm CHP Kocaeli için bu yönde.
Ancak elbette farklı hesaplar yapılıyor.
Hürriyet’in çok istediği bir il başkan adayı var.
Ancak o adaylığı kabul etmiyor.
O isim aday olursa dengelere değişebilir.
Tabi her şey bir adayın il başkanlığı istemesiyle de olacak değil.
Herkesin aylardır beraberinde sürüklediği ajandası var.
Herkesin hesabı var.
Belli ilçelerde ilçe başkanları devrilirse, tarafların hesapları lehe ve aleyhe sonuçlanırsa CHP’de tablo da farklılık gösterebilir.
Ancak bu ihtimaller öyle banko görülecek ihtimaller değil.
Kongre süreci biter, Bülent Sarı bu süreçte tekrar tekrar Ankara’ya giderek Özgür Özel ve ekibine biat ederse tek başına elini kolunu sallaya sallaya seçimi alır.
Ancak seçimden sonrasına odaklanması lazım.
Sarı’nın bir ekibi yok.
Dostu, arkadaşı çok azaldı.
Kocaeli’de 3. bir faktör olmak istiyorsa çok çalışması gerekir.
Başka yolu yok…



YORUMLAR