Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uğur Enç
Uğur Enç

Tehdit ve Zeray İnşaat!

Zeray İnşaatı Kocaeli’de hemen herkes biliyor.

Geçmişte ne iş yapıyorlardı, birden nasıl büyüdüler, kimleri nasıl mağdur ettiler, neredeyse batacak durumdayken kendilerini kurtarabilmek için neler yaptılar…

Bunları anlatmama gerek yok.

Geçtiğimiz yıl bütün yerel basın ile bir reklam anlaşması yaptılar.

Aylarca anlaşma yapmadım.

Zeray’ın satış pazarlamacısı sonunda kıramayacağım ortak bir dostumu araya soktu, yok denecek bir miktarla anlaşmayı “hatır için” imzaladım.

Aradan aylar geçti.

Zeray borsaya açılmaya karar verdi.

Halka arz olacaktı.

İzahnamesi yayınlandı.

Şoke oldum.

Zeray, halka arz ile satacağı hisselerden gelecek paraların yüzde 65 ile 75’ine kadarı ile taşeronlara olan hak ediş ödemelerini yapacaktı.

Yüzde 10’una kadarı ile finansal borç ödeyecekti.

Yüzde 5’ine kadarı ile işletme sermayesi ihtiyaçlarını karşılayacaktı, yani maaş ödeyecekti, ofis giderlerini halledecekti.

Geriye yatırım için yüzde 10 kalıyor.

Ancak en iyi ihtimaller göz önüne alındığında, hiç borç ödenmez, hiç işletme sermayesi ihtiyacı karşılanmaz ve taşeron ödemeleri minimumda tutulursa halka arzdan gelecek paranın yüzde 20’si ile yeni proje geliştireceklerdi.

*

Çok basit anlatayım.

Halka arz olan şirket size aslında der ki, “Gelin ortak olalım. Daha da büyüyelim. Hem biz kazanalım, hem siz kazanın.”

Peki Zeray ne diyordu; “Gelin ortak olalım. Borçlarım var, onları ödeyelim.”

Şirket halka arz olmasaydı ne olacaktı, bu borçlar nasıl ödenecekti?

İzahnamede bu konuyla ilgili bir bilgi yok.

*

İzahnameyi okuduktan sonra birkaç gazeteci arkadaşla, “hem İstanbul’u da gezeriz” diyerek Zeray’ın “halka arz şovu”na gittik.

Kocaeli’nin yakından tanıdığı bir FETÖ itirafçısına kadar geniş portföyde katılım vardı.

Toplantıdan sonra Zeray’a yakın isimler bütün gazetecileri arayarak halka arzla ilgili “güzel haberler ve yazılar” istediklerini belirttiler.

Şeytan dürttü.

Ofise döndüğümde Zeray’la imzaladığımız sözleşmeyi açtım, okudum.

Olumsuz haber yapamayacağımız, Zeray’ı olumsuz haberlere karşı koruyup kollayacağımız filan yazıyor sözleşmede.

Beni arayıp, “Güzel haber ve yazı” talep edenlere hiçbir şey yazamayacağımı ifade ettim.

Bu durum o kadar içime oturdu ki anlatamam.

Ortada büyük bir yanlışlık var, insanları uyarmak istiyorum, durumu anlatmak istiyorum ancak anlatamıyorum.

Yok paraya “hatır için” imzalanan bir sözleşme elimi kolumu bağlıyor…

Çaresiz beklemeye başladım.

31 Aralık’ta sözleşme sona erdi.

Zeray’la ilgili şüphelerimi haberleştirdim.

Ardından çorap söküğü gibi bilgi gelmeye başladı.

Zeray mağdurları tek tek irtibat kurdular.

Yaşadıklarını anlatmaya başladılar.

*

Avukat dostlarım aradı.

Kocaeli Adliyesi’nde ticaret mahkemesinde Zeray’la ilgili yüzlerce dava dosyası olduğunu anlattı.

Vakıf binasının kaçak otoparkından tutun da Zerayların lüks Rolls Royce’una kadar pek çok bilgi geldi.

Ancak barajdan boşalırcasına her gelen haberi yazmadım.

İnce eleyip sık dokudum

Önceliğim vatandaşı en çok ilgilendiren kısımlardı.

Zeray mağdurlarının adliye kapılarında süründüğünü yazdım.

Bu haberim sonrasında pek çok mağdur ulaşarak adli süreç başlatmaya karar verdiklerini söyledi.

Davalara yenileri eklendi.

KAP’a bildirilen değerleme raporlarında bulunan proje ilerleme oranlarını fark ettim.

Eylül 2025’te teslim edilmesi gereken projenin yüzde 20 ilerleme seviyesinde olduğunu, kimi projelerde banka ipoteklerinin bulunduğunu fark ettim.

Bunları haberleştirdim.

Zeray’ın sosyal medyada süren reklam kampanyalarına güvenip konut almaya karar verenler daha sonra benim haberlerimi görüp vazgeçtiklerini ifade ettiler.

Yüzlerce mağdurun arasına yenilerinin katılmasının önüne geçmiş oldum.

Bunlar benim için kamu görevi idi.

Vatandaşın hakkı önceliğim.

*

Hafta sonu telefonum çaldı.

Zeray Harmony City projesinden Eylül 2025’te teslim edilecek daire alan ve mağdur olan vatandaşlardan biri aradı.

Cumartesi günü Harmony City Satış Ofisi’nde toplantı yaptıklarını söyledi.

Toplantıya Zeray Ceosu Furkan Bozan ve Zeray GYO Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Zeray’ın da katılığını anlattı.

Toplantıda konuşulanları cümle cümle iletti.

Daha sonra Zeray Harmony City mağduru başka bir tanıdığım ile irtibat kurdum.

O da toplantıya gitmişti.

Anlatılanların tamamını teyit etti.

Ardından konuyu haberleştirdim.

Haberi burada…

Zekeriya Zeray mağdurlarına kabadayılık taslıyor.

Gerçek kabadayının kendisi olduğunu söylüyor.

Bundan böyle mağdurların satış ofislerine giderek daire teslimiyle ilgili çalışanlarını rahatsız etmemesini emrediyor.

Ardından ekliyor, “Basına konuşmayacaksınız. Whatsapp gruplarınızı kapatacaksınız.”

Haber bugün itibariyle hem Bağımsız Kocaeli’nin internet sitesinde hem sosyal medya hesaplarımızda 100.000’den fazla kimseye ulaştı.

Onlarca yorum aldı.

Dün akşamüzeri Zeray Harmony City mağdurları grubunda “haberi kim sızdırdı” tartışması yaşandı.

Baskılar sonrasında grup kapatıldı.

*

Her akşam olduğu gibi 6’da ofisimden çıktım.

Evimde yemeğimi yedim, dostlarla sohbet etmek için müdavimi olduğum mekana gittim.

23.00 sularında eve döndüm.

15-20 dakika Arzu hanımla ve Devrim Ekim’le sohbet ettim.

Ardından yattım.

Yarım saat sonra telefonum çaldı.

Tanımadığım, bilmediğim bir numara arıyordu.

Uyur uyanık telefonu açtım.

Karşı tarafta erkek sesli bir şahıs “Zeray İnşaat ile ilgili bir haber yapmışsın bu haberi sana kim verdi?” dedi.

Kiminle görüştüğümü sordum.

“Benim kim olduğumu ne yapacaksın sana bir soru soruyorum cevap ver” dedi.

Israrla kim olduğunu sordum, yoksa konuşmayacağını söyledim.

“Ben Okan Zeray” dedi.

Tekrardan haberi kimden aldığımı sordu.

Mağdurların yaşadıkları durumu ilettiğini söyledim.

“Bunun kaydı sen de var mı” dedi.

“Kaydı bana gönder” diye talimat verdi.

Daha fazla detay veremeyeceğimi, gerekirse mahkemeye başvurabileceklerini söyledim.

“Ben toplantıda ne söylenmişse onu yazdım” dedim.

O da bana Zekeriya Zeray’ı kastederek “Bunları söylediyse söyledi, sana ne oluyor? Senin ne kaşıntın var” diye çıkıştı.

“Benim bir kaşıntım yok. Ben sadece haber yapıyorum” dedim.

“Yapmayacaksın” dedi.

“Yaparsam ne olur” dedim.

“Yapmaya devam edersen göreceksin” dedi,

Bunun üzerine telefonu kapattım.

3 dakika sonra tekrar aradı.

“Hayırdır dayı, sen benim suratıma neden telefonu kapatıyorsun” dedi.

“Sana 2 saat mühlet veriyorum. O haberi kaldıracaksın” dedi.

Hatırlamadığım şekilde küfür ederek bağırmaya başladı.

Telefonu kapattım.

Gecenin saat 12’sinde evden çıktım.

Saraybahçe Polis Merkezi’ne giderek şikayetçi oldum.

*

Karakoldayken sosyal medya hesaplarım üzerinden yaşadıklarımı kısaca anlattım.

Sosyal medyadaki paylaşımımda Okan Zeray’ın adını ve Whatsapp üzerinden yaptığı aramaya ait ekran kaydını da paylaştım.

Başıma bir şey gelirse sorumlusunun Zekeriya Zeray ve akrabaları olduğunu ifade ettim.

2 dakika geçmeden Zekeriya Zeray’ın oğlu İrfan Zeray mesaj attı.

“Saçmalamaya başladım. Bu yaptıkların suç biliyorsun deme” yazdı.

Anladım ki Bağımsız Kocaeli’deki haber Zerayları çok rahatsız etmiş.

Çoluk çocuk, yeğenler bütün aile toplanmış benim haberleri okuyorlar, sosyal medyadaki paylaşımlarımı takip ediyorlar.

Hepsi bir arada, hepsi birbirinden haberdar.

Karşımda organize bir kötülük var.

Korkmuyorum.

Sadece sinirliyim.

Gecenin 12’sinde eşimin, çocuğumun yanında beni telefonla arayarak tehdit edecek kadar şuurunu kaybetmiş bu “kabadayılar” kimden güç alıyorlar bilmiyorum.

Karakola giderek suç duyurusunda bulundum.

Ancak o anda bu saate kadar olayla ilgili herhangi bir gelişme var mı haberdar edilmiş değilim.

Bana verilen 2 saatlik mühlet doldu.

Tahmin edeceğiniz üzere haberi kaldırmadım.

Çünkü her kelimesi doğru ve kamuoyunun yararına.

Çünkü Zeray reklam kampanyaları ile vatandaşı davet ediyor, vatandaş Zeray’ın ne olduğunu, kim olduğunu bilmiyor.

Ortada bir yanlış varsa anlatmak, halkı bilgilendirmek gazetecinin asli görevi.

Ben bu görevi elimden geldiğince yerine getirmeye çalışıyorum.

*

Bu yazıyı sabah ilk iş yazmayı planladım.

Ancak sağ olsun dostlar sabahın ilk ışıklarından itibaren aramaya başladılar.

Öğlene kadar telefonla konuşmadığım tek an cemiyet başkanımız Şahin Oktay’ın gazeteye ziyarete geldiği andı.

O 15 dakikada 27 cevapsız arama vardı.

Yazıya başlarken telefonumu kapatmak zorunda kaldım.

Çok duygulandım.

Böylesi dönemlerde insanın yalnız olmadığını bilmesi çok önemli imiş, tekrar anladım.

Dün geceden bu yana saatlerce telefonla arayan, mesaj gönderen, evime gelmek isteyen, ileri giderek işyerimde nöbet tutmak isteyen bütün dostlara teşekkür ederim.

Keşke devletimiz de sizin kadar düşünceli olsaydı da en azından bugün için “Yahu koskoca sülale gazeteciyi tehdit ediyor, 2 saat mühlet veriyor. Gazeteciye bir şey yapabilirler” diyerek gazetenin önüne bir ekip yönlendirseydi…

Beni bilen bilir.

Ben kendimi korurum.

Ancak gazetedeki çalışan arkadaşlarım ben dışarı çıktığımda zarar görebilir diyerek bu hafta için evden çalışmalarını istedim.

*

Bu süreç biraz da turnosol kağıdı görevi görüyor.

Kimi dostlar sözümü bir biliyor, “Uğur Enç tehdit edildi” diyor.

Kimi dostlar söz konusu tehdidi “iddia” olarak kerhen görünmeyecek yerlerde haberleştirip geçiştiriyor.

Üzülmüyor, ders çıkarıyorum.

*

Biraz dertlendim, daldan dala atladım kusura bakmayın.

Büyük bir sinir ve kızgınlık barındırırken bünyemde bütün sakinliğimle yazmaya çabalarken sizi sıkmış olabilirim.

Sözün sonunda dostlar…

17-18 yıllık meslek hayatımda çok tehdit edildim.

Son aylarda bu tehditlerin sayısı arttı.

Ancak sadece 2. defa şikayetçi oldum.

Yıllar yıllar önce aracımın plakasına, her akşam gittiğim kafeye kadar bütün detayları vererek atılan tehdit mailleri sonrasında hem şikayetçi olmuş hem de koruma başvurusunda bulunmuştum.

O tehditleri edenler bulunamadı.

Bana koruma sağlanmadı.

Dün akşamki tehdit sonrasında da devletimizin korumasını hissedebildiğimi söyleyemem.

Yıllar sonraki tehdit olayında şimdi emekli olan bir emniyet amiri ağabeyim “kendi kendini koruyacaksın” demişti.

Ona göre tedbirimi almıştım.

Bugün de benzer durumdayım.

Kendi tedbirimi kendim aldım.

Tedbir benden tevekkül Allah’tan.

Ben halk için yazmaktan bir adım geri durmayacağım.

Doğru bildiğimden caymayacağım.

Gelen topla tüfekle gelsin.

Hodri meydan!

YORUMLAR

39 adet yorum var

  1. Yazıklar olsun senin gibi gazeteciye siz gazeteci değilsiniz sen ve senin gibiler OKTAY Kocaeliyi böyle güzelleştiren katkı sağlayan projeler geliştiren böylesine devasa firmayı çekemeyen hasetlenen insanlarsınız ! Bir Zeray daha gelmeyecek Kocaeli’ne ancak senin gibiler hep olacak onlar yapacak senin gibi amatörler konuşacak !

    1. Elif hanım, zerayı tanımamışınız ve boş keseden konuşuyorsunuz, ben 2023 nisan ayında topraktan aldım ve teslim tarihi 2025 eylül ayıydı bve ortada %20 bile yapılmamış bir inşaat var, birçok insan mağdur ve sen boş konuşuyorsun kusura bakma

    2. Adı Elif olan,
      Elif gibi olmalı,
      Dimdik durmalı hayatta..
      Sadık olamıyorsan ezan konulan adına,
      Haydi dolaş orada burada.

    3. Zeray inşaatın sahibisiniz heralde böylesine övgüler yazdığınıza göre gazeteci kişinin yazdığında eksik var fazla yok binlerce insan mağdur ne projeyi teslim ediyorlar ne de paranızı veriyorlar paramıza çöktüler adamlar mafya gibi tehdit ediyorlar birde milleti!

  2. Cesur ve tarafsız kaleminizle gerçekleri korkusuzca paylaştığınız için teşekkürler. Toplumun sesi olduğunuz bu dik duruşunuz gerçekten takdire şayan. Sizin gibi dürüst gazetecilerin varlığı bizlere güven veriyor.

    1. Yav ablacım , kesin daire sahibi bile değilsin , Zeray dan çıkmış bir çalışan ya da çekemeyen birisin , alttaki ablanın dediği gibi ne biliyorsun da gerçekler diyorsun

  3. Abi istersen bide seni kahraman ilan edip , bir köprüye adını verelim , öyle bir yazmışsın ki sanki bir suç örgütü çökertmişsin , okuyunca ben sinir oldum , sahipleri ve çalışanları iyi sinirlenip sana bişey yazmıyor. Allah senin işini rast eylesin ama daha güzel işlerle adını duyur , ben seni takipten çıkıyorum.

    1. adını koymuş tarafsız,
      halbuki hem tuzsuz hemde tatsız,
      olmuş sahibinin sesi,
      konuşur arsız arsız….

      1. adını “bahtiyar” koymuşlar,
        ama yüzü hep bulutlu,
        güneş doğmaz sözlerinde,
        her cümlesi puslu, tutuklu…

  4. Reklam İstedin Vermediler diyemi bu çekememezlik şehirde inşaata yön veren firma ekonomi kötü herkes etkilenir ben lokantacı olarak ben bile etkilendim senin işin sadece klavye artisliği yazı da boş sadece kendince oyun oynuyorsun o oyun bir gün game over olur 2 dairem var taksitlerimide kaçırmıyorum asla bu devirde banka vermiyor 120 ay taksitle bu adam verdi allah razı olsun geç olur güç olmaz allahınızdan bulun sizinki haber değil ÇEKEMEMEZLİK 🙂

    1. 120 ay vade ile daire aldığını göre en sonki bahar kampanyasından aldın muhtemelen ama daire almadığın o kadar belliki çünkü faizle alsan o daire daha ucuz gelecekti. Her 6 ayda bir taksitlerin enflasyon oranında arttığını falan biliyor musun. He aldığını varsayalım gazeteci seninde hakkını savunmuş çünkü sende olmayan birşeye paranı ödüyorsun 🙂

    2. Onun adı da esnaf,
      Konuşur saf saf,
      Doğrudan olmaz taraf,
      Sonra da ister Allah’tan af…

  5. Sanki kurtuluş savaşında yunanlara karşı savaş açan bir gazeteci (ki habercilik asla bu değil) evet belki geç teslim ediyor ama ediyor. Bankalar bile kredi vermezken zeray sayesinde ev sahibi olabiliyoruz. Kocaelini Kocaeli yapan Zeraydır. Biraz el insaf. Kendi reklamını yapıcam derken komik duruma düşüyosun.

    1. Daire sahibi olamıyoruz. Çünkü yapmıyorlar güzel insan. Ayrıca yaptığını varsayarsak eğer. Parasını alıpta yapıyor bedavaya yapmıyor

  6. Yazış tarzın ve üslubun yanlış bizde dire sahibiyiz o projede senin yazdıklarından dolayı gurubu da kapatmak zorunda kaldılar kendi reklamından başka bişey düşünmüyorsun kulaktan duyma laflarla üzerine ekleye ekleye haber yapıyorsun vatandaşa yardımcı değil engel olmaktan başka yaptığın bir şey olmuyor habercilik duyduğunu değil doğruyu araştırarak yazmak

    1. Kadir Gecesi, İslam inancına göre Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı, Ramazan ayının son on günü içinde yer alan ve “bin aydan daha hayırlı” kabul edilen en kutsal gecedir. Allah’ın rahmet ve mağfiretinin yeryüzüne yayıldığı bu özel gece, genellikle Ramazan’ın 27. gecesi idrak edilir ve meleklerin yeryüzüne indiği bir esenlik zamanı olarak görülür.

      Kadir adınla yaşa…

  7. Zerayın adamları toplanmış insanların parasını alıp evlerinin teslim etmeyip,teslim tarihini bile söylemeyen kişiyi korumaya çalışıyor.sanki hayır kurumundan bahsediyoruz.Evi satarken sürekli arayan sattıktan sonra pişman olanların bile parasını iade etmeyen bir şirketten bahsediyoruz. Ev alanlardan gecikirse yüzde 4 faiz alıp kendi gecikirse binde 1 ödeyeceğini söyleyen ama onu bile ödemeyen şirket bu. Reklama harcadığı parayı harmony projesine harcadaydı biterdi zaten ama niyeti bitirmek değil demekki.Ev sahibi olmak niyetiyle gelen sana tüm parasını veren kişiler baş üstünde tutulması gerekirken bu tutum hoş değil.Derhal çıkıp özür dilemeli ve insanların zararları karşılanmalı.Bu kadar beddua alınmaz

  8. Keşke o sus parasının süresi olan 31 aralıktan önce yazmış olsaydınız. Şu an sadece anladığım pastadan pay almak.

  9. Söz konusu yazıya aynı İP adresinden farklı rumuzlar kullanılarak yapılan, tek bir kişi tarafından sanki çoğul olarak yapılmış gibi gösterilen yorumlar silinmiştir.

  10. Bu kadar hassas bir konuyu böyle sade ve anlaşılır anlatmanız çok değerli. Emeğinize sağlık.

  11. Ev almaktan cayanların parasını bile geri vermiyen taksite bağlayan en büyük kabadayı benim diyen birini neden savunuyorlar anlamış değilim bu gazeteciyi duyduklarını yayınlayıp halkı uyandırdığı ç iç in tebrik etmeli alkışlamalılar aslında

  12. Bu adam olmayan birşeyi yazmamış. Yaşanan bütün sıkıntıları olduğu gibi aktarmış. Bende o siteden daire alan biriyim. 3 yıldır bekliyorum. 3 koca yıl elimde koskocaman hiç bir hiç var. Toplantı günü benim ödediğim paralarla kendine imparatorluk kurmaya çalışan birisi gelip bana rajon kesiyor bu ne kadar etik. Açıkçası haberi yaptıran arkadaşı tebrik ediyorum gerçekten bu kadar ses getireceğini oda tahmin etmezdi. Biz kötü birşey istemiyoruz. Biz extra birşey istemiyoruz. Sanki çok önemliymiş gibi size buzdolabı vericem denilmesinide istemiyoruz. Ben dairemi istiyorum. Borcunu ödediğim borçu olmayan hakkım olan dairemi. Zeki beye ben teklifimi sunayım. Zeki beyin, Furkan beyin, şüheda ve aytül hanımın Evine istediği marka model buzdolabını ben alayım ama dairemi versinler. Ben buzdolabını istemiyorum.

      1. Kurmuş dememiş zaten, kurmaya çalışmış demiş. Onuda becerememiş. Madem benim paramla değilse benim paramı enflasyon farkıyla tek seferde geri versin. Erbakan hoca gibi hade oradan hade oradan ahhaha

  13. İnsanların duygularını manipüle ederek prim yapmaya calisıyorsun.Gazeteni veya kendini belli bir noktaya taşıyamadığın için böyle kurumlar veya kişiler üzerinden gündem yaparak prim sağlamaya calısıyorsun. Toplum yararına yapıyorum sandığın sey tonlarca daire sahibinin mağdur olmasına sebep olabilir. Duygu sömürüsü yapmışsın fakat en büyük tehdit kendinsin.

  14. Komik bir olay olmuş. Gerçekten komik. Gece yarısı bir insanı ailesinin yanında tehdit etmek ne kadar doğru ki. Ama burada doğruları tartışırsak Zeray haksız çıkar. Maalesef çevremde bu firmadan aile alan ve bekleyen insanlar. Bence doğru olan daireleri teslim etmek

  15. Abim bu siteden daire aldı. Süreçte yaşadıklarını çok iyi biliyorum. Kaç senedir psikolojik olarak bitik durumda. Bunun vebalini kim ödeyecek? Bir gazeteciyi tehdit etmek ne derece doğru? Ne derece etik?

  16. Az bile yazılmış çok proje yapmak değil düzgün proje yapıp yatırımcılarına sözünü tutmak önemlidir. Sen maketten projeyi satmış bit teslim süresi vermişsin, milletten parayı toplamışsın geri kalanına senet yapmışsın senetli olduğundan tıkır tıkır paraları da toplamışsın. Ee millet sözünü tutmuş borcunu bitirmiş senin sözün ne oldu paşam? Hani proje nerede milletin zararını karşılıyormusun Hadi piyasa koşulları diye geciktirdin kira bedeli veya başka bir isimle hak sahiplerinin zararını karşılıyormusun? Cevap hayır! Sonra doğruları yazan biri olduğunda da hem tehdit hemde linç ediyorsun. Gelip birde yapılan haksızlığı tehditi meşru gösteriyorsun. Sen dürüst değilsin zatı muhterem hak sahibinin hakkını iade et ve çık doğruyu söyleyenlerden de özür dile

  17. Yaptığı sitelerin yönetimini zehirli sarmaşık gibi sarıp oralardan dahi kendilerine pay çıkaran firmadan beklenen kabadayılık bu zaten. İnsanlar evlerini beklerken, Londra da tatile devam…

  18. Bende zeraydan 2bucuk yil once daire aldm bizi her gitmemizde oyaliyolar isleri gucleri yalan Furkan bozanin yanina gittik oda bi yalanci haziran ayinda daireleri teslim edecegiz dedi hala 1 sitenin kaba insaati tamamlanmadi bile hakkimi helal etmiyorum 4tane cocuk okutuyorum 20 yillik emegimizi onlara verdik sonu husran

  19. Sevgili Zeki Zeray ve Zeray İnşaat; dairenin teslimat süresiyle ilgili verdiğiniz sürenin sonuna geldik. dairelerimizi ne zaman teslim edeceksiniz? Teslimat tarihi ile ilgili olarak bir açıklama yapmayı düşünüyor musunuz? Satış ofislerinizde bu soruyu sorduğumuzda sürekli geçiştiriliyor. Satış personelleriniz türkçe bilmediğini düşünüyorum. Çünkü sorularımıza cevap veremediler. Bu yüzden İngilizce yazmak istedim

    Dear Zeki Zeray and Zeray Construction; We have come to the end of the period you have given regarding the delivery time of the apartment. When will you deliver our apartments? Are you thinking of making a statement about the delivery date? When we ask this question in your sales offices, it is constantly passed. I think your sales staff doesn’t speak Turkish. Because they couldn’t answer our questions. That’s why I wanted to write in English

  20. Haberi okudum zeray inşaat i ismen bilirim bu şehirde yaşadığım için. Ama insanların paralarını ödeyip kendilerini ona göre planladıkları evi teslim etmemeleri mağdur etmeleri kabul edilemez. Gazeteciyi arayıp tehdit etmekte kabuk edilir değil. Ancak gazetecinin yazısında da bir taraf olma seziyorum profesyonellik te hatır için bir anlaşma yapılmaz ve de küçümser ifade ile cüzi bir meblaya… Yani anlaşma imzalanirken o küçük satırlarda yazan kötü haber yapılamayacak ibaresi yine profesyonel olarak hiç mi dikkatinizi çekmedi? Ayrıca tehdit edilince karakola gidilir ama her gidene de bu devlet malesef koruma ekip göndermiyor bu mümkün değil. Bu ülkede kendini böyle yalnız hisseden bir sürü insan var biraz dramatize edilerek yazılmış bir yazı olarak hissettirdi

  21. Zekeriya Zeray… benim param ile ağalık yapıyorsun,sana hakkımı helal etmiyorum.Çoluk çocuğunun burnundan fitil fitil gelsin….

    Merak etme adalet önünde de hasaplaşacağız, toprağın altında da…
    Bu arada uyandırayım seni,İzmit kabadayı yatağıdır…Sen sen ol yine de kime kabadayılık yapacağını iyi seç,bir gün sert bi kayaya çarparsın,seni düşündüğümden değil,inşaatlar yarım kalır,3 yılda bitecek proje 6 yıl yrine 12 yılda biter.

  22. Biraz dişimizi sıkıp başımızı sokarız diye girdiğimiz projede seneler geçti evin daha temeli atılmadı. Her 6 ayda bir zam geliyor, her ödeme günü ödeyecek misin diye aramalar yapılıyor. Varımızı yoğumuzu sattık buraya verdik. Kocaman bir hayal kırıklığısın! Geri çıkmak istiyoruz paramızın yarısına çöküyor geri kalanını da 9 taksitle ödüyor(şüpheli) dava yoluna gidiyoruz uzlaşalım diyip oyalıyor adım atmıyor. Çok pislik bir durum. Rahat uyumayın boğazınızdan geçmesin. Ne kadar kul hakkı yiyeniniz varsa hakkım haram olsun.

  23. Yaklaşık 1 yıl ödeme yaptık bu sürede firmaya çdediğimiz tutar 1 milyon 400.000₺ 800.000₺ sini peşin ödedik salaklığımıza yanalım araştırmadan etmeden ismine yaptığı projelere aldandık ve dolandırıldık tabi ki. Projeden ayrıldık ihtar çektik icraya verdik itiraz ettiler tabiki uzlaşma aşamasında paranızı ödeyeceğiz diyip oyaladılar 4 aydır paramızı almaya çalışıyoruz ve alamadık dava yoluna gidiyoruz . Kısacası ne projeyi teslim ediyorlar ne de paranızı ödüyorlar! Paramıza çöktüler kendi paramızın dilencisi olduk! Bu kadar milletin ahı elbette bir yerinizden çıkacaktır! 7 sülalenizden çıksın kuruşunu helal etmiyorum çok büyük ahım var fitil fitil gelsin burnunuzdan !

  24. Ankara Zeray Deluxe City projesinden bağımsız bölüm satın alan kişilerin birbirini bulabilmesi, süreçle ilgili bilgi paylaşımı yapabilmesi ve iletişimde kalabilmesi amacıyla bir Facebook grubu oluşturuldu. Grup, yalnızca projeden alım yapan kişilerin kendi aralarında daha düzenli iletişim kurabilmesi için açıldı.

    Grup, genel takip veya dışarıdan gözlem amacıyla değil, doğrudan projeden bağımsız bölüm satın alan kişilerin birbirini bulabilmesi için oluşturulmuştur. Alıcı olmayan kişilerin katılmaması rica olunur.

    Grup bağlantısı:
    Ankara Zeray Deluxe City Projesi Müşterileri | Bilgi ve Dayanışma Grubu
    https://www.facebook.com/share/g/1EGH6Fwoq8/

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ