Birkaç ay öncesinde gündeme bomba gibi düşmüştü Gölcük Hisareyn’de yer alan kaçak/gecekondu lojistik tesisi.
Gölcük Belediyesi bu tesisi o dönem adeta korumaya almıştı.
Kaçak tesisin neredeyse yarısı mutlak tarım arazileri üzerindeydi.
Bendeniz konuyu fark edip üzerine gidince Gölcük Belediyesi’nin gizli başkanı gibi hareket eden Kemal Kahraman ziyaretime geldi.
Söz konusu tesisle ilgili hiçbir usulsüzlük olmadığını anlattı.
Her bir parsele ayrı ayrı otopark ruhsatı verdiklerini söyledi.
Bunun yasal olmadığını söylediğimde lafı kıvırdı.
Kaçak/gecekondu lojistik tesisinin tek bir giriş kapısı vardı.
Yazılarım ihbar niteliğindeydi.
Ancak Gölcük Belediyesi yerinde tespit yapmak yerine gizli başkanını bana gönderiyor, tesisle ilgili usulsüzlük olmadığı yönünde ikna etmeye çalışıyordu.
Haberlerin hemen ardından belediyenin vitrin başkanı Ali Yıldırım Sezer koşa koşa Ankara’ya gitti.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nda bakan yardımcıları ile görüştü.
Olayın üstünü örtmeye çalıştı.
Olmadı.
Neyse ki Tarım ve Orman Müdürlüğü söz konusu alanla ilgili Ankara baskısına boyun eğmedi.
Kaçak tesise 1.7 milyon lira ceza kesildi.
Tesisin mutlak tarım arazileri üzerine döktüğü betonlar kaldırıldı.
Tarım ve Orman Müdürlüğü kendi sorumluluğunu yerine getirdi.
Gölcük Belediyesi ise göz yummaya, otopark ruhsatı verdiği dev lojistik depolama alanıyla arasına ne idüğü belli olmayan paktı sürdürmeye devam etti.
Yazılarımızın her biri tek tek Kocaeli Valiliği’nin, belediyelerin ve emniyetin önüne düşüyor.
Basın İlan Kurumu’nda akredite basın kuruluşlarıyız.
Ne yazdığımızı bu kentte herkes biliyor, duyuyor, okuyor.
Gölcük Belediyesi’nin, milyonluk kaçak/gecekondu lojistik tesise neden göz yumduğunu defalarca sordum.
Kemal Kahraman’ı anlattım.
Büyükşehirde işçi olan oğlunun bir anda işinden istifa etmesini ve devasa vinçler satın alarak bunları Gölcük kentsel dönüşümündeki firmaya kiralamasını sorguladım.
Hesaplar incelenmeliydi, HTS kayıtlarına bakılmalıydı.
MASAK Gölcük Belediyesi’nde ciddi bir inceleme içerisine girmeliydi.
Olmadı.
Sadece lojistik tesise 1.7 milyon lira ceza kestiler.
Belediye bu işe ön ayak olan, bu işe göz yuman, bu işe destek olan, bu işe ortak olan kimseye bakmadılar.
Peki ne oldu, neye baktılar?
Ortadaki yolsuzluğa dikkat çeken, kaçak yapıyı gözler önüne seren, tarım arazilerini korumak için mücadele eden bendenize…
Kaçak/gecekondu lojistik tesisin ortaklarından biri, “Bizim işyerimizin fotoğraflarını çekti. Konut dokunulmazlığını ihlal etti” diyerek suç duyurusunda bulundu.
Gölcük’teki karanlık yapı bu suç duyurusu sonrasında harekete geçti.
Tam tarihi hatırlamıyorum.
İspanya’da tatildeydim.
Gece yarısı telefonum çaldı.
505’li bir numaraydı arayan.
Açtım.
Gölcük polis karakolundan bilmem kimmiş.
“Bir şikayetle ilgili ifade vermeniz gerekiyor” dedi.
Beynimden aşağı kaynar sular döküldü.
Sinirlendim.
Sebebi ifade verecek olmam değil, gecenin 1’inde aranmam.
Bu açık bir tehdittir benim için.
Mesai saatleri dışında, gecenin 1’inde çocuğumun yanında yatarken şahsi cep telefonundan arayan polis, beni korkutmak istiyordur.
Bunun başka bir açıklaması yok.
Bugüne kadar onlarca soruşturma geçirdim, onlarca defa ifadeye çağırıldım.
Mevcutlu alındığım da oldu, davet edildiğim de.
Hiçbirinde gecenin 1’inde cep telefonumdan aranmadım.
Bunun tek bir sebebi vardı gözümü korkutmak.
Polis gecenin 1’inde sade bir vatandaşı telefonla arayıp ifadeye çağırsa eli ayağı titrer.
Bunu biliyorlardı.
Neyse, birkaç gün sonra Türkiye’ye döndüğümde Gölcük’teki karakolu aradım.
İzmit’te ifade vermek istediğimi söyledim.
“İlla Gölcük’e geleceksin” dediler.
Kalktım gittim.
Kaçak/gecekondu lojistik tesisin etrafının dikenli tellerle çevrili olduğunu, tesis içerisine girmediğimi, dışarıdan fotoğraf çektiğimi anlattım.
“Kaçak tesisi haber yaptım. Bu tesis kaçak diyebilmem için fotoğrafının olması gerekmez mi” dedim.
“Bu tesis tarım arazisindedir” diyebilmek için fotoğrafları yayınladığımı söyledim.
Aklı eren herkes böylesi bir suç duyurusu sonrasında “kovuşturmaya yer yoktur” kararı bekliyordu.
Ben de öyle.
Ancak Gölcük’teki karanlık yapı bir şekilde dava açılmasını sağladı.
Akıl alır gibi değil.
Fotoğrafını koymuşum, “Bu yapı kaçaktır” demişim.
Tarım müdürlüğü bakmış, “Evet kaçaktır” demiş.
Tesisin yarısı yıkılmış.
Bu işe bulaşanların ağır cezada yargılanması gerekirken, kaçak tesisin fotoğrafını yayınladığım için ben yargılanıyorum.
Dava dün Gölcük Adliyesi’nde 5. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeydi.
Bir şekilde ayarlamışlar, bu mahkemeye düşürmüşler sanki dava dosyasını.
Bunu fark eden de kıymetli avukatım Başar Değer oldu.
Basın davalarında yetkili mahkeme 2. Asliye Ceza Mahkemesi olmasına rağmen dava 5. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeydi.
Başar Değer’in bunu belirtmesi sonrasında mahkeme başkanı hemen görevsizlik kararı vermeliydi.
Bunun yerine bir 10 dakika ara verdi.
O 10 dakikada ne oldu, ne konuşuldu, nereye ne soruldu bunu bilmem imkansız.
Mahkeme salonunun dışına çıkarıldık çünkü.
10 dakika sonra içeri girdiğimizde karşı taraf avukatı da huzursuzdu.
Basın kanununda yetkili mahkemeler kabak gibi açık olduğu için dosyayı 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne göndermek zorunda kaldılar.
Bir daha ne zaman yargılanacağım, ne zaman çağıracaklar, bu süre içerisinde neler yapılacak bilmiyorum.
Yargılanmaktan da zerrece korkmadım, korkmuyorum.
Defalarca ama defalarca güç sahipleri tarafından mahkeme yoluyla sindirilmek istendim.
Sinmedim.
Şimdi merak ettiğim tek bir konu var, beni yargılıyorsunuz, yargılayın.
Peki Kemal Kahraman ne olacak?
Hiç mi araştırmayacaksınız?
Hiç mi sorgulamayacaksınız?



CHP il başkanı ve Gölcük ilçe başkanına duyurulur bu hadise izmit belediyesinde olsa idi her halde yer yerinden oynardı lütfen gerekli bilgileri alıp gereken araştırmayı yaparaj genel başkana kadar bilgilendirin hemen hemen aynı olaya yakın hadise yüzünden izmit te meclis üyemiz ve basın mensubu arkadaşımızda yargılanıyor.
Kemal kahraman adeta belediyeyi ele almış geçen duymustum belediye çalısanı damadı zimmetine para geçirmiş bu işi saman altı yapmıs herkezide bastırmıs
Bahsettiğin adamın bir kızı varmış onun eşi de ticaret ile meşgulmüş
Damadı sanıyordum, meğer yeğenin eşiymiş. N…Ö… temizlik müdürlüğünde çalısıyormuş
Yazar kardesim bu tür yazılar yazdığın için seni tebrik ediyorum
gölcüğün yerel gazeteleri ayakta uyusun onlar anca belediye ve ve gölcükteki kurumlara yakın akrabalarını işe aldırmak için yandaş gazetecilik yapsınlar sizi cesaretinizden dolayı tebrik ediyorum gerçek gazetecilik bu