250 milyonluk rantı kimse yazamıyor!

21.08.2020 20:09:20
A+
A-

Kocaeli basını bir harikadır.
Hemen her yazar işine gelen konuyu yazar.
İşine gelmeyene kulaklarını kapatır.
Bir de üzerine gerim gerim gerilirler ne kadar özgür, ne kadar tarafsız, ne kadar bağımsız olduklarını anlatırken.
Ancak gerçekte durum hiç de öyle değil.
*
Biz olarak yola çıktığımız ilk günden bu yana her şeyi yazmaya özen gösterdik.
Nerede bir rant varsa dile getirdik.
Bize iletilen bütün sorunları tarafgirlik yapmadan kaleme aldık.
Kocaeli basınında bir alışkanlık var, “tek telefonla haber silmek.”
Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki biz bugüne kadar tek bir haberi sitemizden kaldırmak.
Kimler kimler aradı, kimler hangi haberler için aracı oldu anlatamam.
*
Bugün itibariyle diyebilirim ki yazamayacağımız tek bir haber, söyleyemeyeceğimiz tek bir söz yok.
Biz yola çıkarken, “gazeteyi şu kurduruyor”, “gazeteye bilmem kim sermaye sağlıyor” diyenler kırk takla atarken biz aylardır çektiğimiz banka kredisini ödüyoruz.
Sebahattin’le (Sebahattin Aydın) birlikte gecemizi gündüzümüze katıyor, ailemizden artırdığımız her bir dakikayı Bağımsız Kocaeli’yi büyütmek için harcıyoruz.
*
9 ayın sonunda sitemize girişlerde ciddi bir artış var.
Pek çok köklü kurum ile kafa kafaya ve hatta çoğu gün birkaç bin farkla öndeyiz.
Bunu böbürlenmek, kimileri gibi biz şöyle kralız, biz şöyle muhteşemiz demek için yazmıyorum.
Birilerinin sizleri, bu kentteki gazete okuyucularını kandırmaması için yazıyorum.
Bu kentin en çok tıklanan internet sitesi biziz diyemem.
Kendi sitelerine sanal trafik gönderen, 20 yıllık gazete sermayesine (Google site geçmişine) sırtını dayayanlarla 5-10 yıldır bu piyasada olanlarla yarışamam…
Sebahattin Aydın’la birlikte sıfırdan bir internet haber portalı yarattık.
9 ay içerisinde sitemiz Kocaeli’deki sayılı basın kuruluşlarından biri haline geldi.
Günlük 10 binin üzerinde giriş alıyoruz.
Sadece bir haftada 104 bin 538 kişi sitemizi ziyaret etti.
Ve biz bu işi sadece 9 ayda başardık.
Bu kentte yayın yapan basın kuruluşları kuruldukları ilk 9 ayda neredeydi, biz şu anda neredeyiz buna bakıyoruz.
Ve geleceği az çok tahmin edebiliyoruz.
Kübalıların dediği gibi, “Vamos bien!” – “İyi gidiyoruz!”

*
En büyük sermayemiz haberlerimiz.
Sebahattin’le birlikte elimizden geldiğince her haberi yazmaya özen gösteriyoruz.
Reklam müşterilerimizi de bu şekilde seçiyoruz.
İleride yazdığımız bir haber nedeniyle sıkıntı yaşayacağımız kimselerden reklam almıyoruz.
Bizim reddettiğimiz, geri çevirdiğimiz reklamlarla gazetelerini döndürebilen dostlarımız var.
Fakat biz bu işi para için değil, sadece mesleğimizin hakkını verebilmek için yapıyoruz.
*
Şimdi gelelim yazı konumuza.
“250 milyonluk rantı kimse yazamıyor!” dedim.
Öncelikle rantı anlatayım.
diye bir şirket var.
Bir önceki yazımda ’nin Ekşiler’e sağladığı rantı anlattıktan sonra KOYAŞ’tan bahsedeceğimi belirtmiştim.
İşte o KOYAŞ bu KOYAŞ.
Firmanın tam adı;
Bu firmaya Kocaeli tarihinin en büyük rantlarından birini sağladılar.
’nde bu firmaya ait yaklaşık 80 bin metrekarelik araziye emsal ve kat artışı verildi.
Firma yıllar önce Başiskele’de büyük bir arazi satın almıştı.
Araziyi satın alırken imar 3 kat idi.
Emsal ise 1 idi.
Emsal, emsal sürekli anlatıyoruz ama bir kesim emsal nedir bilmiyor.
Emsal bir arsaya yapacağınız inşaat metrekare oranıdır.
80 bin metrekare arazide emsal 1 ise o araziye 80 bin metrekare inşa alanı yapabilirsiniz.
Emsal 1.5 olduğunda bu inşaat alanı 120 bin metrekareye çıkar.
Asıl rant katta değil emsalde yani.
*
Emsali anladıysak devam edelim.
KOYAŞ araziyi satın alıyor ve bir proje planlıyor.
Yerin altında 2 bodrum kat, üzerinde ise 3 kat büyük geniş otomobil bayileri tasarlanıyor.
Fakat büyük bir sorun ortaya çıkıyor.
Söz konusu arazide 2 kat bodrum kazmak mümkün değil.
Arazinin dibi su.
En fazla 1 kat bodrum yapabiliyorlar.
Firma ortakları düşünüyor ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne başvurma kararı alıyor.
Geçtiğimiz meclis toplantısında KOYAŞ imar değişikliği onaylandı.
1 olan emsal 1.5’a çıkarıldı.
0.10 da sosyal tesis, sinema salonu, lokanta ve benzeri inşaat alanı verildi.
Bir de üzerine kat inşa izni 3 kattan 6 kata çıkarıldı.
80 bin metrekare olan inşaat alanı, 40 bin metrekare ek emsal ve 12 bin metrekare sosyal tesis alanıyla toplam 132 bin metrekareye kadar çıktı.
Yani firmaya tam 52 bin metrekare rant sağlanmış oldu.
Bu rant, Haldız ailesinin Real’de arazisine yapılmak istenen ranttan neredeyse 10 bin metrekare fazla.
Üstelik Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde CHP’nin muhalefet şerhine rağmen kabul edildi.
52 bin metrekare inşa alanının artması demek en az 250 milyon liralık bir değer artışı demek.
Peki bu artıştan kimler nemalanacak?
Elbette şirket ortakları.
Peki bu şirketin ortakları kimler?

www.koyas.com.tr
Kocaeli Otomotiv Yönetim ve Ticaret A.Ş.’nin internet sitesi.
Burada şirket ile ilgili bilgiler mevcut.
Ortakları tek tek yazıyorum.
Bu şirketin nasıl bir gücü var, bu rantı sağlayacak nüfuzu nereden buldular daha iyi anlayabilirsiniz…
• ERNAZ Otomotiv Sanayi Ticaret ve Pazarlama A.Ş.
• ADAŞEN Dış Ticaret Turizm Otomotiv İnşaat Makina Gıda Sanayi ve Tic. Ltd.
• EKCAN Mimarlık Mühendislik İnşaat Otomotiv Sanayi ve Tic. Ltd.
• FERTAN Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş
• KELEŞLER Otomotiv Gıda Maddeleri Sanayi Tic. Ltd.
• KOCAELİ KAYA Satış ve Pazarlama A.Ş.
• HALDIZ İnşaat Otomotiv ve Ticaret A.Ş.
*
Söz konusu arsa ÖZEL KENTSEL ÇALIŞMA ALANI ilan edilmiş.
Bu arsanın etrafındaki bütün parsellerde halen 1 emsal ve 3 kat var.
Deniyor ki “50 bin metrekare üzerinde bir arsası ve benzer projesi varsa onlara da benzer imar artışı verelim.” ifadeleriyle kendisini savunuyormuş büyükşehir yetkilileri.
Deniyor ki Medical Park Hastanesi’nin emsal ve kat oranı örnek gösteriliyormuş.
*
“Büyük proje getiren olursa ona değişiklik yaparız” demek doğru değil.
Bu kent gecekondu mahallesi mi?
Yıllardır neden ada bazında, bölge bazında, mahalle bazında adam akıllı bir çalışma yapmak yerine sürekli olarak parsel bazında değişikliklerle kişilere ve firmalara rant sağlanıyor anlayabilmiş değilim.
Hatırlayan İbrahim Karaosmanoğlu döneminde FETÖ’cü Dumankaya inşaatın projesinde de 6 kattan 12 kata imar değişikliği yapılmak istenmiş.
Kişiye, şahsa, firmalara özel değişikliler doğru değil.
Nüfuzu olan, hatrı sayılan herkes sıraya geçer o zaman imar rantı elde edebilmek için.
Ki zaten sıradan çıkabildikleri düşünmüyorum…
Bir dönem imar değişikliklerinde ortaya çıkacak maddi değerin hazineye yatırılması söz konusuydu.
Müteahhit lobisi bunu engelledi.
Keşke öyle olsa kim proje yapmak istiyor, kim rant elde etmek istiyor görebilsek.
Bir diğer konu ise Medical Park Hastanesi’nin örnek gösterilmesi…
Medical Park’a da o denli kat izni verilmesi doğru değil.
Ancak bir hata yapılmış.
Hatayı örnek alarak hatalara devam etmek akılsızlık.
Üstelik iki örnek arasında büyük bir fark var.
Medical Park D-100’e cephe, araç trafiği konusunda sorun yaşamayacak bir konumda.
KOYAŞ ise ara sokakta bulunuyor.
*
Haftanın son günü sizi biraz yoruyorum.
Devam edeyim.
KOYAŞ’a en az 250 milyon liralık bir rant sağlanıyor.
KOYAŞ’ın ortaklarını yazdım.
Hangi firma kime ait biliyorsunuz.
Takdir sizin.
Fakat takdir hakkınızı yerel basın konusunda da kullanmanızı öneririm.
Dediğim gibi 250 milyonluk rantı kimse yazamıyor!
Benim kanaatim bu nüfuzlu firmaların hatır gönül ilişkileri var ortada.
Kocaeli’nin en büyük otomobil distribütörlerini, varlıklı ailelerini karşınıza almak yürek ister.
Kimse almıyor haliyle.
Küçük lokma arıyor Kocaeli’de yerel basın.
Yazacağı kimseyi ararken seçici davranıyor, dişine göre rakip alıyor.
Yazının başında da belirttim biz ileride bir talebi olacaksa, haberlerimize müdahil olma ihtimali varsa reklam dahi almıyoruz.
Bugün Kocaeli yerel basınının tamamında yer alan reklamlar Bağımsız Kocaeli’de yer almıyor.
Hepsini tek tek reddettik.
Yahut görüşmeye gittiğimizin bir talebi oldu, bir daha reklam görüşmesine gitmek, tek lirası kasamıza girsin istemedik.
Bize getirilen 200-300 liralık reklam tekliflerinin tamamını geri çevirdik.
Düne kadar 200-300 lira yerel basını satın almaya alışık olanlar bizim peş peşe reklamları geri çevirmemize anlam veremedi.
İşte anlamı burada gizli.
*
Ben KOYAŞ’a sağlanacak olan 250 milyon liralık rantı yazamayacaksam, ben o bölgede aynı adada arsası olup da emsal ve kat mağduru olanların sesi olamayacaksam, ben imar değişiklikleri ile birilerinin zengin edilmesini anlatamayacaksam kasama her ay 20-30 bin lira girse ne yazar?
Çok şanslıyım ki benim gibi düşünen bir ortağım, bir yarım var.
Ne mutlu Sebahattin’le birlikte bu kentte yanlışları, bu kentte kişiye ve firmalara sağlanan rantları gönül rahatlığıyla yazabiliyoruz.
Biz 262 Towers örneğinde olduğu gibi Arap güçten düştükten, reklamı kestikten sonra değil, Arap’la reklam ilişkisi kurmadan, Arap en güçlü dönemindeyken yaptığı yanlışları gündeme getiriyor, kentin zarar görmesini engellemeye çalışıyoruz.
İşte bu konularda da takdir hakkını kullanmalısın Kocaeli.
Seni masallarla uyutanı değil, bugün olduğu gibi yarın da kent için doğru bildiklerini yazanları okumalı, destek olmalısın…

İmamoğlu olsa yer yerinden oynar!

Dün gece saat 23.30’da ofisten çıktım.
Aracıma bindim eve doğru gidiyorum.
Bağçeşme meydandan yukarı, şehitler korusu sağımda kaldı devam ediyorum.
Önümde siyah sedan bir araba durdu.
Orta yaşlı, yorgunluğu her halinden belli olan bir adam indi.
Üzerinde kareli bir gömlek altında kanvas bir pantolon vardı.
Arka kapıyı açtı.
Yandan asmalı bir çantayı elini aldı.
Ayaklarını sürüyerek oturduğu eve doğru ilerledi.
Camı açıp seslendim, “Hocam!”
*
Tam bir akademisyen edasındaki o adam Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. ’dı.
Tahir hoca gece 23.30’da evine gidiyor.
Yorgunluğu her halinden belli.
Ayak üstü sohbet ettik.
Daha sonra birkaç blok ötedeki evime gittim.
*
Şimdi bakın bir şokomelli (çok önemli).
Tahir Büyükakın 3 milyarlık bir bütçenin başında.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni yönetiyor.
Yanında ne bir koruma, ne makam şoförü, ne danışmanlar var.
Altında bugün belediye personelinden kendisine ait olduğunu öğrendiğim Opel marka sedan bir araç var.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin başkanı benzinini kendi parasıyla aldığı, kendisine ait olan aracıyla gidip geliyor çoğu zaman toplantılarına ve seyahatlerine.
“E ne var bunda, Fatma Kaplan Hürriyet de seçildiği günden bu yana kendi minibüsünü kullanıyor” diyebilirsiniz.
Aynı şey değil.
Biz Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde akıl almaz bir saltanata alıştık.
Mercedes, Audi ciplere, Audi A8 long kasa limuzin vari araçlara alıştık.
Biz başkanların elini cebine atmamasına, biz başkanların escort araçlarına, koruma ordularına alıştık.
Tahir Büyükakın bütün bu alışkanlıkları yıkıp atıyor.
Ancak bunu pek çoğumuz bilmiyor.
Bunu bir şov malzemesi olarak görmüyor, basına servis ettirmiyor.
*
Avrupa, Avrupa diye insanlar ölüp bitiyor.
Ben sürekli söylerim Avrupa insanın içinde diye.
Ailem İsveç vatandaşı.
10 yıldan fazla bir süredir İsveç’te yaşıyorlar.
Ancak Avrupa’daki yaşantıları ile Türkiye’deki yaşantıları arasında bir fark yok.
Öğlene kadar uyuyorlar tatil günlerinde.
Yürüyüşe çıkmıyorlar, spor yapmıyorlar, bisiklete binmiyorlar, düzenli kitap ve gazete okumuyorlar, sinemaya, tiyatroya, operaya, baleye gitmiyorlar.
Yani onlar için tek fark yaşadıkları kentin, mahallenin adının Türkçe olmaması.
Ancak Türkiye’de öyle dostlarım var ki sabah 6’da kalkıyorlar.
Sahilde koşu yapıyorlar.
Evlerine dönüp kahvaltı yaptıktan sonra gazetelerini okuyarak güne başlıyorlar.
(Corona öncesinde) Her hafta tiyatroya gidiyorlar.
Sinemadan, konserden zevk alıyorlar.
Kırmızı ışıkta yola atlamıyorlar.
Bütün kurallara ne kadar saçma da olsalar uymaya özen gösteriyorlar.
Yol boş dahi olsa yeşil ışık yanınca yaya yolunu kullanıyorlar.
Bir anlamda Avrupa’yı Kocaeli’de yaşıyorlar.
*
Aynı şey belediye başkanları için de geçerli.
Hep özeniyoruz kamu aracını kullanmayan, tasarrufa önem veren, harcırah dahi almayan, koruması olmayan, çok önemli programlar haricinde şoför kullanmayan Avrupalı belediye başkanlarına ve siyasetçilere.
Vatandaşta olduğu gibi belediye başkanında da, siyasetçide de niyet önemli.
İçinde olan, temiz düşünen, fikrini, zikrine, zikrine eylemine dönüştüren başkanlar, siyasiler size bir an olsun Avrupa’yı hatırlatabilir.
Dün akşam Tahir Büyükakın aslında normal olanı, olması gerekeni yaptı.
Ancak geçmiş saltanat nedeniyle bize bu normal olağan dışı bir durummuş gibi geliyor ve hakkında yazma, duyurma gereği duyuyoruz.
Ben dün akşam kendimi bir anlığına da olsa Kalmar’da, Nybro’da hissettim.
İsveç’te sokakta gördüğüm belediye başkanı ile Tahir Büyükakın arasında hiçbir fark yoktu.
Bu tabloyu hiç görmediğim için “özlemişiz” diyemem.
Ancak bu tablo benim hayalimdi.
Tahir Büyükakın’a teşekkür ederim.

YORUMLAR

  1. Avatar Sedat Çelik dedi ki:

    Uğur kardeşim Tahir hoca ile ilgili kısmı ayrı bir yazı olarak kaleme alsaydın keşke , inan baştan sona ders niteliğinde olurdu diycem ama anlarlarmı onuda bilemiyorum…!

  2. Avatar Dikkatli okuyucu dedi ki:

    Uğur Bey, Tahir Büyükakın ile igili yazdığınız yazı harika. İşte gerçek Tahir Hoca budur…
    Ancak hala onu anlamayanlar çoğunlukta. Özgür Kocaeli Gazetesi yazarı Cemalettin Öztürk, yanılmıyorsam mart veya nisan ayında kendi köşesinde Tahir hocayı anlatan çok harşka bir yazı dizisi yazdı. 5 ayrı yazıydı. Tahir hocayı anlamak isteyen okuyucularımız bu yazıyı okumalı…
    Aslında biz çok şanslıyız ki Tahir hoca gibi bir insan bizim başımızda..
    Elbette ki onu onlayanlar için…